|
|
|
Belonidae
familyasından
olan zarganaların bilim adı Belone belone'dir.
Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz'de görülen zarganalar
dünya üzerindeki bütün ılıman ve sıcak denizlerde yaşarlar.
Sürüler halinde su seviyesine yakın seyrederler. Zarganalar
geçici balıklardan olup kuyruklarını iki yana sallayarak
suda hızla yol alırlar. Zaman zaman suyun üstünde kayarak,
avlarını mızrağa benzeyen gagalanyla yakalarlar.
Zarganaların çenelerinde çok sayıda keskin sivri dişler
vardır. Üst çenedeki dişler alt çeneye oranla daha gelişmiştir.
Bunlar besini çiğnemek için değil, bütün olarak yutulan
avın kaçmasını önlemek içindir.
Mideleri düz olduğundan bütün bir avı rahatça alabilir.
Zarganalar hamsi, çaça, gümüş, çamuka ve kıraça ile beslenirler.
Silindirik ve ince uzun bir gövdeye sahip olan zarganalar
bu yapılarından dolayı çok çeviktirler.
Pulları ufaktır. Gövdesine iyice intibak etmediği için
ele alındığı anda kolaylıkla dökülür. Sırtı, kann ve anüs
yüzgeçleri çatal şeklindeki kuyruğuna yakındır.
Sırtı koyu lacivert, yanları mavimsi yeşil ve gümüşi,
karnı beyazdır. Temizlemek için kestiğimizde omurgasının
da yeşil renkte olduğunu görürüz.
Sularımızda yaşayan zarganaların ağırlıkları ortalama
200-300 gr., boyları ise 40-60 cm. arasındadır. Ancak
80-100 cm. arasında ve 1 kiloya yakın olanlarına da rastlanır.
Üç yaşından sonra nesil yetiştiren zarganalar ilkbaharda
ve sonbaharda yumurta dökerler. Ortalama on sekiz yıl
yaşarlar. Bir yaşına varan zarganaların boyları takriben
30 cm.'dir. Dişileri erkeklere oranla daha çabuk büyürler.
Eti çok lezzetli olan zargananın tavası, buğulaması ve
fırında pilakisi yapılır. Fosfor oranı yüksek olduğu için
oldukça besleyici bir balıktır.
Zarganalar, uzun oltayla lüfer, kofana ve akya avının
birinci sınıf canlı yemi kabul edilir. Parlaklığı ve kıvraklığından
dolayı lüferi kıskandırır ve oltaya çeker.
Sinarit ve kılıç avında da tercih edilen canlı yemler
arasındadır.
Zargana Avı :
Zarganalar gırgır ve manyat ağlarıyla tutulduğu gibi
oltayla da yakalanır. Ucunda 120 gr.'lık bir iskandil
olan ve bir buçuk kulaçlık bedenine birer karış aralıkla
yedi-sekiz adet üçlü iğne bağlanan bir oltayla kıyıdan
atıp süratle geri çekmek suretiyle avlanılır. Bunu çarpma
takımı diye de adlandırabiliriz.
Yine kıyıdan iğnesinin ucunda uzunca bir kuyruk altı bulunan
at-ek takımıyla da avlanabilir. Kıyıdan atılan bir çapariye
de takılabilir ancak, esas avcılığı motorla hareket halinde
yapılır.
Motordan yapılan avda kullanılan olta şu şekilde hazırlanır.
40 kulaç uzunluğunda, 0.35 numaralı misina mantara sarıldıktan
sonra, ucuna 1 santimetrelik fırdöndü bağla- nır. Fırdöndünün
diğer gözüne 1.5 kulaç uzunluğunda 0.30 numara beden bağlanıp
bu bedenin ucuna turuncu renkte 6-7 cm. uzunluğunda floş
(ham ipek) bağlanıp 15-20 kulaç denize bırakılır.
Koy içlerinde veya akıntılı burunlarda motoru hafifçe
hareket ettirmek suretiyle olta su seviyesinde gezdirilir.
Zargana ham ipeği kendinden kaçan küçük bir balık sanır
ve yeme atlar. İpeğin elyafına dişleri takıldığı için
kolayca yakalanır ve yavaşça motora çekilir.
Zargana çoğu kez yem olarak kullanıldığı için teknede
bir livar bulunması şarttır. Livara atıldıktan sonra gagasını
tahta aralıklarına sokan ve oraya sıkışan zarganalar he-
men ölürler. Bunu önlemek için zaman zaman livarı kontrol
etmek ve balığın gagasının bir bölümünü kırmak gerekir.
Tekneden zargana avında ipek yerine 0 no. kaşık, sinek
iğnesine takılmış, istavrit balığının fıtil biçiminde
kesilmiş sırt eti, iki küçük iğneye geçirilmiş uzun bir
kuyruk altı, kurt, midyenin içindeki etin siyah kenarı
da kullanılabilir.
Akıntılı burunlarda sulara karşı yüzen zarganalar uzun,
ince ve küçük gözlü torları olan uzun saplı kepçelerle
de yakalanırlar. Keza gece teknenin baş üstüne konan bir
lüks lambasının denize yansıyan ışığının yardımıyla yine
kepçeyle avlanılırlar. |
21-03-2001 09:18
|