|
|
Selam Dostlar,
Bilmiyorum bu mesajlar size hangi saat'le geliyor. Gönderdigim makina
Fransa
saatine ayarlı, su anda da 12h30.
Ama buranın saati 06h00. Guneş doğalı 1 saat oluyor.
Hayatım boyu belki 10 kez güneş doğuşunu görmeyi sevmişimdir. Belki
de
Fakültedeki imtahan gunlerinde sabahlamamdan gelen bilinç altındaki
kötü
izler. Ama bugün iş degişti galiba. Işığın doğması bambaşkaydı. Nasıl
olsa
daha cok 02-07 nobeti tutacagım, o zaman daha da netleşir.
Gün geçtikçe herşey basitleşmeye, daha doğrusu basit gözükmeye
basladı.
Mesela sabahtan bir kova deniz suyunu guneşe bırakıyoruz öğlen
bulaşıklarını
yıkıyoruz, hanımlar merak etmeyin onden sonra da soğuk deniz suyuyla
duruluyoruz. Yalnız dün akşam Olivier'nin jambonu açtık, onun
bulaşığı
yağlı
cıktı, bir de arka güverteyi deterjanla yıkamak zorunda kaldık.
Dün Patrice'le 10-15 dk. suyu yere dökmemize güldük. Ne var bunda
tekne
sallanıyor, 5lt.likten 1,5lt.e döküyorsun huni yok filan
diyeceksiniz, yok
öyle değil, bunları biliyorduk, hatta birbirimize söyledik, yine de
yaptık
ve döktük ve deliler gibi güldük.
Şu anki mevkimiz
27.07 N 56.18 W
Ortalama 6 mille yol aliyoruz. Ruzgar 15 filan esiyor (sevgili
babacığım
Gelibolu'da pazar günü öğle yemegindekinden biraz fazla)
Olabildigince doguya gitmeye calışarak, kuzeye doğru çıkıyoruz.
Sanırım
yarın bizi Azor'lara atacak rüzgarlara ulasacağız.
Barometre dün 1020 su anda ise 1025'i gösteriyor. Yani yüksek basınc
yani
batıdan esen rüzgarlar geliyor, umarım yakalarız.
Biraz sonra meteo'ya bakacagız, orada tahminimizi teyid ederiz.
Bu Fransiz milletiyle yemekler gayet duzenli, degistirmeye gayret
ederek
zamanında ve aperitifle alıyoruz. Cok degil ama duzenli ve çeşitli.
Tabii guneş batısının zevki bambaşka.
Bir tarafta, batmadan çok az once 3-5 saniyeligine yeşilleşen
Antillerin
güneşi, diğer tarafta gunes batmadan bitmesi gereken bulaşık, güverte
hazırlıkları filan. Aksamlari ana yelkene 1 camadan vurup, cenoayı
ufaltmak
iyi oluyor.
Düzenli olarak rüya gormeye basladım. 1 saatligine siesta yapsam bile
rüya
görüyorum. Karabasan filan da degil, güzel tatlı rüyalar. Herhalde
kafa
yavaş yavaş boşalıyor. Bir keresinde gece nöbetinde dalmişım Jaws filmindeki bir sahne
canlandı,
hani köpek balığının tekneyi surukledigi sahne, fırladım elime gece
lambasını aldım, denizin üstünü taramaya baskaldım, tabiiki bunlar
2-3
saniye sürdü. Sonra baktım ki nobetdaşım Olivier bana garip garip
bakıyor.
Tabii tüm rüyalar böyle değil, !!!!
İşte denizce günler böyle geçmeye başladı.
Unutmadan yeni bir zevk edindim. Ciğnedigim her lokmayı ufacık,
dilimin
hissedemeyecegi kadar ufalamak, cignemek ve bundan zevk almak. Çılgın
bir
zevk. Tabii sonsuz okyanusa ve goğe bakarak.
Deneyin, calışın...
zayıflatır
da.... :))))
Sabah nobetinin yararı, bilgisayar uzun sure bende kaldı, bol bol
yazabildim, sizlerle paylasabildim. Babam hep der, patronum da yapar
zaten
"erken kalkan yol alir...." :)))))
Nöbetdasim Eric'i (ayni zamanda kayinbirader mi eniste mi ne, iste
ondan,
kısacasi kardeşimin kocası) uyandırayım biraz da o bir seyler
yazacak,
digerleri kalkmadan.
Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.
Tanju BERK
(Mesajları okumadan, duzeltmeden gönderiyorum. cümle düşüklukleri ve
klavye
hataları için pardon.)
03-06-2002 23:03
|