Osmanlı Donanması
05 Nisan 2001, 18:09 0 Yorum 5

Osmanlı Donanması

Osmanlı denizciliğinin temelinde, Anadolu Selçuklu Devleti, Aydınogulları ve Karesi Beyliği gibi komşu devlet ve beyliklerin teknik ve tesirleri bulunmaktadir.

Osmanlı denizciliğinin temelinde, Anadolu Selçuklu Devleti, Aydınogulları ve Karesi Beyliği gibi komşu devlet ve beyliklerin teknik ve tesirleri bulunmaktadir. Gerçekten, Osmanlı Beyliği gelisip denizlere ulaştığı ve kıyı sahibi olduğu zaman, komsu Türk beyliklerinin gemilerinden istifade etmisti. Nitekim Rumeli'ye de bu beyliklerin gemileri ile geçmişti. Bununla beraber Osmanlılarin ilk zamanlarda küçük de olsa Karamürsel, Edincik ve Izmit'te tersane kurdukları bilinmektedir.

Gelibolu'nun fethinden sonra burada bir tersane kurularak denizcilik yolunda ilk önemli adım atılmış oluyordu. Bundan baska Saruhan, Aydın ve Menteşe beylikleri gibi denizde kıyısı olan beylikler, Osmanlı Devleti'nin idaresine girince, onların tersanelerinden de istifade edilmişti. Böylece daha ilk dönemlerden itibaren tarih sahnesinde önemli rol alıp hizmet yapacak olan muazzam bir devletin donanmasinin temelleri atılmış oluyordu. Gibbons'un ifadesine göre, Osmanlılardan önce Ege sahillerine yerlesmiş bulunan Türklerden de Latinler gibi Akdeniz'de korsanlık yâpanlar vardı. Bunlar, Venedik ve Cenevizlilerin ticareti ile Yunanistan ve adalarda kalmış olan Latin prenslerinin hakimiyetleri için tehlike teşkil etmeye baslamiştı. Bu korsanlar daha sonra Osmanli donanmasının hizmetine alınmışlardı. Osmanlı donanması, özellikle Yıldırım Bâyezid zamaninda büyük bir gelisme göstermişti. Bu arada Sakız ve Egriboz adalari ile Yunanistan'ın doğusuna akınlarda bulunulmuştu. Bu yüzden Venedikliler, Ceneviz gemileri ile birleşerek Çanakkale Bogazından içeri girmişlerdi. Fakat Saruca Pasa komutasındaki on sekiz parçadan meydana gelmiş olan Osmanlı donanmasına yenilmişlerdi. Buna karşılık Rodos şövalyeleri ve yeni gemilerle takviye edilen Venedikliler, Osmanli donanmasini maglup ettikleri gibi onu yakmışlardı.

Osmanli donanmasının ikinci ciddi çatisması Çelebi Sultan Mehmed zamanında meydana gelmişti. Çali Bey komutasindakı Osmanli donanması, Ege'de Naksos dükaligina ait adaları vurduktan sonra 1415'te Venediklilerle savasti. Bu savasta Çali Bey şehid olmuş, donanma da yok olurcasına zayiat verip mağlub olmuştu. Bu mağlubiyetler, Osmanlı denizciliğinin gelişmesini yavaslatmışsa da, devletin büyüyüp gelişmesinde, donanmaya olan ihtiyacı açıkca ortaya koymustur. Bu anlayış, iyi bir donanmaya sahib olmak için gerekli çalismaların hızlandırılmasına sebep olmuştur. Nitekim Sultan II. Murad döneminde donanma, Karadeniz'de Trabzon Rum Imparatorlugu'nu tehdid edecek bir güçe ulaşmıştı. Aynı donanma, Fâtih Sultan Mehmed zamanında ve Istanbul'un fethi sırasında Baltaoğlu Süleyman Bey komutasında önemli roller oynamıştı. Bununla beraber henüz Venedik donanmasıyla boy ölçüsecek bir güce ulasamamiştı. Bu sebeple Istanbul'un fethini müteakip, donanmanın daha da gelismesi için çalışmalar yapıldığı ve hatta Fâtih'in Trabzon seferi sırasında Osmanlı ordusuna denizden büyük destek sağladığı görülmektedir.

Osmanlı harp gemileri, Gelibolu ile Istanbul tersanelerinden baska Karadeniz, Marmara ve Akdeniz sahillerindeki birçok iskele ve mevkide yapilirdi. Donanmaya olan ihtiyaç sebebiyle bu hariç tersanelerde yapilacak gemilerin sayi ve çesitleri, hükümet tarafından o mahallin kadılarina bildirildigi gibi bunlarin inşa müddeti de tayin edilirdi. Bunlarin inşası için icab eden malzeme ile mühendis ve ustalar, ya mahallinden tayin olunur veya gönderilirdi. Onyedinci asrın ortalarina kadar her sene kirk tane kadırga yapılması kanundu. Daha sonraki tarihlerde bu kanun terk edilerek yavaş yavaş kalyon tipi gemilerin inşası ehemmiyet kazanmistı.

Osmanlıların, kuruluştan itibaren XVI. asir sonlarina kadar kullandiklari gemilerin esasını çekdiri sınıfindan gemiler teşkil etmekteydi. Kürekle hareket eden gemiler, genellikle çekdiri sinifindandi. Bununla beraber yelkenli gemiler de vardi. Buna göre Osmanli donanmasında biri kürekli ve yelkenli, digeri de sadece yelkenli olmak üzere iki çeşit gemi bulunuyordu. Çekdirilerin en küçük gemisine Karamürsel, en büyügüne de Bastarde denirdi. Bastarde, kaptanın bindigi otuz altı oturakli en büyük savas gemisi idi ki, her oturağında beş ila yedi kürekçi bulunurdu. Gemi mevcudu kürekçi, savasçı, topçu vs. ile birlikte sekiz yüz kadardı. Bunlardan baska gerek ince donanmada, gerekse büyük donanmada kullanılan gemilerden bazıları şunlardır: Uçurma, Varna bes çifteleri, Aktarma, Çete kayığı, Celiye, Kütük, Kancabas, Sayka, Sahtur, Çekelve, Kirlangiç, Firkate, Mavna, Kadirga. Yelkenlerle hareket eden gemilere gelince bunlar da iki ve üç direkli olarak iki kısımdı. Salope, Brik ve Uskuna iki direkli; Kalyon, Firkateyn ve Korvet üç direkli idiler.
Bu içerik toplam 1403 defa okunmuştur.

Henüz yorum yazılmamış!

Türk Sporcular Yelken Dünya Kupası'nda Şampiyon oldu

06 Mayıs 2017 29

Fransa'daki Yelken Dünya Kupası'nda Türk sporcular şampiyon olurken bir sporcumuz da turnuvada 4. oldu