Ayvalık
24 Şubat 2001, 22:59 0 Yorum 5

Ayvalık

Ege Denizi'nin derinliklerinde, Ayvalık kıyılarının birkaç mil açığında gözlerden uzak bir cennet var. Yalnızca sualtı tutkunlarına kucak açan bu gizli cennet binbir renkli sualtı canlıları, çeşit çeşit balıklarıyla göz alıyor.

Ege Denizi'nin derinliklerinde, Ayvalık kıyılarının birkaç mil açığında gözlerden uzak bir cennet var. Yalnızca sualtı tutkunlarına kucak açan bu gizli cennet binbir renkli sualtı canlıları, çeşit çeşit balıklarıyla göz alıyor. Balıkadamlar buraya yaptıkları dalışlarda sarı, turuncu, pembe ve kırmızı renklerden oluşan mercan ve süngerlerin rengine doyamıyorlar.

Tarihte Kydonia adıyla bilinen Ayvalık, MÖ 330 yıllarından başlayarak çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış. Batısındaki Ege Denizi, ilçenin neden tarih boyunca önemli bir yerleşim yeri olduğunu açıklamaya yetip de artıyor bile. Bir Ege Denizi ki, balıkçılık ve süngerciliğiyle birçok aileye geçim kaynağı olmuş... Zeytinlikler ve çamlar ile kaplı yemyeşil Ayvalık kıyılarının derinliklerindeki gizli sualtı cennetinde, tüm Ege kıyılarımızın belki başka hiçbir yerinde rastlanmayan yumuşak mercan (Gorgonaria) çeşitleri var. Genellikle 20 metreden daha derinde bulunan bu mercan cenneti, yerli ve yabancı dalgıçlara sualtında geçirdikleri kısıtlı süre içinde olağanüstü anlar yaşatıyor.

Ayvalık'ta kuzey ve batı olmak üzere dalışa açık iki ana bölge var. Bu bölgelerin içinde de toplam 22 adet dalış noktası bulunuyor. Dalış noktaları Ayvalık'a ortalama 6-7 mil uzaklıkta. Bölgenin dip yapısı incelendiğinde dalış için uygun noktaların iki grupta toplandığı ortaya çıkıyor. Bunlardan ilki ada ve kıyılardan başlayan dalışlar. Ayvalık açıklarında bulunan adalarda kıyı şeridini kaplayan kayalıklar deniz dibine doğru uzanıp gidiyor.

Yaklaşık 15 metre derinliğe kadar uzanan açık gri renkteki bu kayalık tabakanın üzerinde bitki ve yosun dokusu yok. Ancak yer yer sarı sünger kümelerine ve deniz kestanelerine rastlanabiliyor. Kayalıkların yanı ve altı genellikle ince, kırmızı sünger doku ile kaplı. Kayaların üzerindeki kovuklarda ahtapottan mığrıya, karidesten boyları 1 santimetreden de ufak yengeçlere kadar pek çok canlı türü yaşıyor.

15 metreden daha derin yerler ise halk arasında "erişte" denilen, boyları 30 santimetre uzunluğundaki yeşil renkli bir bitki örtüsü ile kaplı. Bu doku genellikle 20-30 metre derinliğe kadar sürüp gidiyor. Bu derinlik hattında yer yer dev kayalıklara da rastlanıyor. Bazı noktalarda dik bir duvar görünümünde olan bu kaya kütlelerinin çevresinde çok zengin bir sualtı yaşamı var. Sualtı dünyası tutkunlarının en çok ilgisini çeken yer de işte bu bölge. Kayaların yüzeyi çöldeki kaktüslere benzeyen kırmızı renkli süngerler ile kaplı. Bu kaya duvarların yüzeyindeki kovukların içinde sarı ve kırmızı sünger dokusu bulunuyor. Kovuklar karagöz, papaz balıkları, kardinal balıkları, mığrı, müren, orfoz ve kaya levreği (eşkina) gibi balıkların yuvası. Duvarların etrafında da akıp giden hareketli bir yaşam var: Buralarda melanurya, akya, turna (Akdeniz barakudası), Sphyraena sphyrana ve lagos gibi balıkları sürüler halinde dolaşırken görebilirsiniz. Duvarların tabanından itibaren başlayan kumluk şeritteki kayaların içine doğru oluşan oyuklarda ise ıstakoz, karavida, pavurya ve diğer kabuklu böcekler barınıyor.

Dalış tutkunlarına önerebileceğimiz ikinci seçenekse, Edremit Körfezi içinde oluşan sığlık ve resifler. 50-60 metre veya daha derin olarak devam eden deniz tabanı bazı noktalarda birdenbire yükselerek, 20-30 metrelik sığlıklar oluşturuyor. Tepeleri genelde düz olan ve kayalardan oluşan bu resiflere halk dilinde "banko" deniliyor. Ayvalık'ta bulunan en eski resifler Deli Mehmet I ve II ile Kerbela sığlıkları. Bu sığlıkları gerek Ayvalık civarı gerekse Türkiye'nin diğer yerlerinde bulunan dalış noktalarından ayıran en önemli özellik, mercanlar.

İlk defa Mehmet adındaki bir balıkçı tarafından keşfedilen Deli Mehmet Sığlıkları, daha sonraları süngerciler tarafından ziyaret edilmiş. Kerbela Sığlığı ise genellikle dalgalı, rüzgârlı ve akıntılı. Bu nedenle tekne ile bu noktada demirlemek ve derin dalış yapmak oldukça zor. İşte, Kerbela adı da buradan geliyor. Bu dalış noktalarında kayaların yüzeyi tıpkı süslü bir yelpazeyi andıran kıpkırmızı ve güneş sarısı mercanlarla kaplı. Yumuşak mercanlar sınıfına giren bu canlılara Marmara Adaları ve Antalya'da ancak 50 metreden daha derin bölgelerde rastlanıyor.

Kerbela Sığlığı, en yüksek noktası 30 metreden başlayarak 50 metre derinliğe kadar uzanan yaklaşık 500 metrekarenin üzerinde bir alana yayılan bir kaya oluşumu. Kerbela'ya yapılacak dalışların mutlaka "Derin Dalış Kuralları" ile gerçekleştirilmesi gerekiyor. Ayvalık'ta dalış yapabilmek için bölgede dalış turizmi yapan firmalara başvurmak yeterli. Ama bunun dışındaki dalış noktalarına ulaşmak istenirse, çok önceden resmi makamlara başvurup gerekli izin ve onayların alınması gerekiyor. Ege Denizi'nde yaşayan çoğu balık türünün Ayvalık'ta bulunması da dalgıçlar için bir başka ilgi noktası. 1990'larda başlayan dalış turizmiyle daha da canlılık kazanan Ayvalık, mavi derinliklerinde barındırdığı bu rengârenk cennetle artık sualtı tutkunlarının da gizli sığınağı.
Bu içerik toplam 1139 defa okunmuştur.

Yelkende yılın en iyilerine ödülleri verildi

17 Ocak 2015 29

Türkiye Yelken Federasyonu, 2014 yılında derece alan sporcu ve antrenörler ile yelken sporuna katkıda bulunan kişi ve kuruluşlara ödüllerini verdi.

Henüz yorum yazılmamış!