10 Mart 2017, 00:33 0 Yorum 5

''İSTANKÖY VE ORFOZ KAPTAN'' (1. BÖLÜM)


Mustafa Aydoğmuş nam-ı diyar " ORFOZ KAPTAN " rahmetli babanemin erkek kardeşi olup Kos - İstanköy adası Türklerindendir.

Merhaba....  
                                                          
Denizcililiğim nereden mi geliyor..? 

" İSTANKÖY "  ve  " ORFOZ KAPTAN "  (1.bölüm)

Mustafa Aydoğmuş nam-ı  diyar " ORFOZ KAPTAN "  rahmetli babanemin erkek kardeşi olup Kos - İstanköy  adası Türklerindendir.

Bilenler müstesna, bilmiyenler için " TRT " kanali iki belgeselini bir kaç yıl önce çekmiş, televizyonlarda yayinlamıştı. İzliyenler olduğu gibi,  izlemiyenler de mutlaka vardir. Bölüm isimlerini belirttiğim belgeselleri internet linkinden yazıp  arayın (youtube) kanalı linkinde bulup mutlaka  izleyin. 

Hayali deniz olanlar, Hatta denize çikmak için kanı kaynayanlar... Benden gecti diyenenler... Sakın haa, izleyin hak vereceksiniz.

Hayatı denıizin altında 12 yaşında başla?ığı Ayvalıktan Antalya 'kadar süngercilikle geçmiş ve ilerliyen yaşlarında deniz üzerinde yelken ile devam etmiş yıllar geçşede de denize doyamamış bir ömür göreceksiniz, a?ıllardan çıkmayan güzel tecrübeler ile hoş bir seda bırakacak, feyz verecek deniz dostlarına.

" TRT "  Deniz Yüzlü İnsanlar (9.bölüm.)


" TRT " Hakan Güvenç Nerede,Ekmeği Deniz Olanlar (2.bölüm)


Gelin isterseniz önce "İSTAN?ÖYÜ " daha yakından tanıyıp TARİHİNE KISA bir yolculuk ile başlıyalım hep beraber...

(Osmanlı dönemi Ege denizi haritası)

Yunanistan' ın güney Ege bölgesi'ndeki oniki Ada iline bağlı bir adadır. İstanköy - (Kos) Adası Bodrumun karşı yakasında dar ve uzun bir adadır. Bodrum’a yaklaşık 8 deniz mili uzaklıktadır. İlk Osmanlı kaynaklarında “İstanköy” kelimesi ise hiç değişmeden devam etmiştir. Osmanlı, Bizans, Venedik dönemlerine ait görkemli yapıları ile Hipokratın adası olduğu da bilinmekte ve Hipokrat ağacı olan bir meydan bulunmaktadır.


Adaya ilk olarak Karyalılar yerlesir. Dorlar MÖ 11 yüzyılda istila ederler ve adayı Adayı Perslerimi defa istila ederlersede başarılı olamazlar.
Ada, Rodos ayaklanmasından sonra güney doğu Ege'de önemli bir Atinalı istasyonu olarak hizmet vermiştir (411-407).

MÖ 336'da Demokrasi tesis edilir. Sosyal savaş (358-355) süresince yardımları nedeni ile zayıflayan Atina kuvvetleri onu birkaç yıllığına Carian prensi Mausollusa bırakırlar. MÖ 366'da Kos kasabası inşa edilir. Kısa bir zaman sonra Bizans İmparatorluğu ve Roma İmparatorluğu'nun bir parçası olur.

Hellenistik çağda Kos Zenithin refahını elde eder. Onun başarısı Mısır kralları tarafından takdir edilir ve ada Mısırlılar tarafından bir dış askeri merkez olarak deniz kuvvetlerinin Ege'yi gözlemesi için kullanırlar. Ada ilerleyen dönemde Ptolamaic hanedanlığında prenslerin eğitimi için gözde dinlenme yeri haline gelir. Adanın en bilinen yaşamış, hekim Hippocrates, ressam Apelles, şair Philates ve Theocritus'dur. Korsanların fırsatçı akınları ve şiddetli depremler hariç, ada barışın bozulmasına nadiren tanık olur. Büyük komşusunun öncülüğünü takiben Rodos ve Kos genellikle Romalılara karşı dostça davranış göterir. M.S. 53'de serbest şehir yapılır.

XI. yüzyılda Arap akınlarına hedefi ardından Latin hâkimiyetine girmiş, 1258’de yeniden Bizans’ın eline geçmiştir. Saint Jean şövalyeleri Rodos’a yerleştikten sonra burayı da alarak (1315) yeni kaleler yaptılar. Limanı muhafaza altına aldılar, bir köprü ile şehre bağlanan kaleyi yeni baştan tahkim edip Türk akınlarına karşı koymaya çalıştılar. (1391-1396) yılları arasında Yıldırım Bayezid’in buraya yönelik akınları sırasında kalenin güneydoğu ve güneybatı kısmına iki kule inşa edildiği bilinmektedir.

İstanköy ilk Osmanlı hücumu ile (1455) karşılaşır. "Hamza Bey" idaresindeki donanma buraya saldırarak Andimahya Kalesi’ni tahrip edilir. (1522) Rodos’un fethi sırasında anlaşma şartları gereği Osmanlılar’a terkedildi. "Kaptan Behram" Bey, İstanköy ve Bodrum önlerine geldiğinde kale muhafızları kaleyi ona teslim ederek buradan ayrılmışlar ve bu haber (5 Ocak 1523) ordugâha ulaşır. Ada alınır alınmaz buraya bir kadı, dizdar ve yeterli muhafız gönderilmiş, en büyük ve müstahkem kalesi olan Narence tamir edilmiş, adanın Ortodoks halkı yerlerinde bırakılmış ve kale dışındaki varoşta ikametleri sağlanmıştır.

Osmanlı hâkimiyeti  "Pîrî Reis", dağlık ve ovalık olarak tanımladığı İstanköy’e şövalyelerin “uzun ada” anlamında Lango Adası dediklerini ve dört  müstahkem kalesinin bulunduğunu, asıl kale olan Narence’nin Anadolu sahilleri karşısında olup limanın hemen yanında yer aldığını, buradaki limanın gemilerin barınmasına müsait olduğunu, diğer kalelerin ise Andimahi, Kefalos ve Pili adlarını taşıdığını yazar.

    
      Lango adası -Kos                                    İstanköy Narence kalesi

Osmanlı idaresine girdikten sonra Narence adlarıyla anılan kasaba tamamı varoş mahallede hıristiyanlar yaşamaktaydı. Fethin ardından Türk nüfus ise kale içinde bin kişi  olarak ikamet ediyordu ve bunlar bir mahalle olarak deftere kaydedilmişti. Türk ahali “gönüllü” kaydıyla belirtilmiş ve kendi istekleriyle gelip yerleştiklerine işaret edilmişti. Diğer yerleşme yerlerinden Pili Kalesi’nde sekiz, Andimahya’da yedi, Kefalos’ta dört mahalle,  Adada bunların dışında bir yerleşme yeri yoktu. İstanköy bir kaza merkezi olup Kalimnos ve Leryos adaları da buraya bağlanmıştı.

Güvenli limanı ve muhkem kalesiyle Osmanlı donanmasının önemli deniz üslerinden biri haline gelen İstanköy, bu özelliğini 1570’lerden sonra Akdeniz’deki yeni gelişmeler sonucu kazandı. Yoğunlaşan deniz harekâtları sebebiyle bir ara Nakşe (Naksos) sancağına bağlandı. Sağlam kalesi ve limanı sebebiyle tüccar gemilerinin uğrak yeri oldu. Bazı seyyahlar, korsanların uğrayamadıkları bu adanın İstanbul-Mısır ticaret gemileri için güvenilir bir liman olduğunu belirtirler.

(Eylül 1670) burayı gören "Evliya Çelebi" 'ye göre kale içinde  ev vardı. Kale kapısının iç tarafında kiliseden çevrilmiş minaresiz  Sultan Süleyman Camii bulunuyordu. Varoş ile kale arasındaki Lonca meydanı antik özelliğe sahipti.

Ayrıca bir yahudi topluluğu da yer alıyordu. Bu kısmın iki kapısı vardı, gemiler bu kapılardan İskele Kapısı önlerine yanaşıyorlardı, gümrük de buradaydı. Diğer kapının (Yalı Kapısı) batısı asıl büyük varoşa açılmaktaydı.

Etrafında sur olmayan bu büyük varoş kesimi bağlık ve bahçelik olup, müslüman mahallesinden oluşuyordu. Buradaki beş camiden Eskicami, Yenicami, Tabakhane Camii çarşı içindeydi; pazar yerinde ise Meydan Mescidi yer alıyor, ayrıca Dede Mescidi denilen bir başka mâbed daha bulunuyordu.

İstanköy halkı genellikle ticaretle uğraşıyor, adada zirrat  alanları bol miktarda meyve narenciye ürünleri yetiştiriliyordu. Ada sulak ve otlak olduğundan Anadolu’dan Türkmen obaları buraya gelip yerleşmişlerdi. Nitekim (Nisan 1673) tarihli bir fermanda, Batı Anadolu bölgesine göç eden Boz-ulus Türkmenleri’nden bir kısmının İstanköy adasına yerleştikleri belirtilmektedir.

Rodos sancağına tâbi bir kaza olan İstanköy (1869) Civar adalardan Sömbeki, Kaşot, Kalimnos kaymakamlık olarak buraya bağlandı. Astropalya ile İncirli adaları da müdürlük şeklinde İstanköy merkez kaymakamlığına tâbi idi. Bir ara bu mutasarrıflık Menteşe’ye nakledildi.  Adaya daha sonra bir kısım Girit muhacirleri de yerleştirildi.

Rodos sancağına bağlı İstanköy 1912 de İtalyanlar tarafından işgal edildi. II. Dünya savaşına kadar onların idaresi altında kaldı. KOS - İSTANKÖY Yunanistana devr olmadan 1947 yılına kadar  İtalyanlarda  kaldığından Yunanistan ile Türkiye aarasında 1923 te Lozanda imzalanan mübadele anlaşması kapssamında Türk azınlığı barındırmaya devam etmektedir.   

Günümuzde Türk nüfus 1437 kişi (ada' nın yaklaşık onda biri kadar) olup Türkler’in büyük bir bolümü Germe (Platanio) köyünde bulunmaktadır. Adadaki en önemli Türk mezarlığı da bu köydedir. İstanköy’de bugün Gazi Hasan Paşa Camii, Defterdar İbrahim Efendi Camii (1137/1724). Atik Camii (XVI. yüzyıl), Moruk Camii (1892’de tamir edildi), Yenikapı Camii (XVI. yüzyılda Yenicami) çoğu harap durumdadır. Limandaki Tabakhane Camii 1933 depreminden sağlam çıkmasına rağmen, İtalyanlar tarafından yıktırılmıştır. Defterdar Camii ile Germe köyündeki cami ibadete açıktır. Kabapınar köyü, Pili, Kefalos’taki mescidlerin de harap durumda olduğu veya ortadan kalktığı bilinmektedir.
 
Denizciliğim nereden mi geliyor.
" İSTANKÖY " ve " ORFOZ KAPTAN " ı tanımak.(2.Bölüm)
 
Osmanlı devleti  Türklerin yaşamaya başladığı 1523 itibariyle1912  yıllarına kadar  dört yüzyıl hüküm sürmüştür İstanköy' de. Ailemizden gelen, kanimıza karışan Yelken, Sualtı, Deniz aşkı, İstan?öy' de filizlenip "ORFOZ KAPTAN" öncesi nesiller de başlar hikayemiz.

Bir sonraki yazı dizimde buluşmak üzere sağlıcakla kalın...
Ömür ATİLA - (denizci & mimar) araştırmacı yazar.

Bu içerik toplam 186 defa okunmuştur.

Yazarın Diğer Yazıları

Şamandıraya Rağmen...!

ŞAMANDIRAYA RAĞMEN…!

15.09.2017 08:56:46 0

Harun Ulman'ın izinde Recep Sukes

Hatırlar mısınız bir zamanlar siyah beyaz Türk filmlerinde severek izlediğimiz o artistlerin film karelerinde boğazda, adalarda güzelim kotralar, guletler hatta motorlu yatlar, klasik görünümlü sürat tekneleri, kayıklar görürdük.

22.06.2017 00:25:21 0

Ali Dayı Tırhandili-(Rahmi M. Koç Müzesinde

Yelken teknesi olan Tırhandil tekneler hemen hemen her denizcinin sevdiği benimdesiği formu yapısıyla, nostaljik havasıyla bir rüyadır denizlerde.

23.05.2017 12:45:00 0

GÜNEŞ' in yeniden Doğuşu (5.BÖLÜM)

Nedense ilk göz ağrım diye bahsettiğimiz o ilkler var ya...

11.05.2017 14:41:47 0

GÜNEŞ İSTANKÖY'DEN DOĞAR (4.BÖLÜM)

Ne dersiniz ? Hepimizin içindeki güneşi arayıp çıkartalım mı ?

01.05.2017 11:19:52 0

GÜNEŞ İSTANKÖY'DEN DOĞAR (3.BÖLÜM)

Dünya da ve Ülkemiz de pek çok konusu "deniz" olan farklı yaşamların hikayelerini duyuyoruz. Aslında bir dere, bir nehir, göl, baraj veya deniz kısaca "SU" her birimizin hayatı için çok önemli olduğu kadar, yine her birimizin kaçış yerleri değil mi..!

18.04.2017 19:15:12 0

''İSTANKÖY VE ORFOZ KAPTAN'' (2. BÖLÜM)

Osmanlı devleti hakimiyeti altında olan toprakları arasında, Türklerin yaşamaya başladığı 1523 yılı ile 1912 yıllarına kadar dört yüzyıl hüküm sürmüştür İstanköy' de. Ailemizden gelen, kanımıza karışan yelken, sualtı kısaca deniz aşkı, İstan?öy' de filizlenip "ORFOZ KAPTAN" öncesi nesiller de başlar hikayemiz.

01.04.2017 11:06:00 0

MERHABA, BEN MİMAR' IM AMA DENİZCİYİM

Merhaba, Tanışalım,

01.03.2017 17:23:45 0

Merhaba, ben mimar'ım ama denizciyim

MİMARLIK tüm hayatın içinde canlıların yaşadığı farkına varmadan kullandıgı, fiziki neredeyse her alani kapsar.

20.02.2017 23:43:48 0

Henüz yorum yazılmamış!

Yorum Yaz

500 adet karakter kaldı

Cayo Largo

20 Şubat 2001 29

Küba'nın sadece turistler için ve turistlerle yaşayan minik bir mercan adası. Bembeyaz kumların mürekkep mavisi denizle olağanüstü bir kontrast oluşturduğu, Karayiplerin ortasında, hindistancevizi ağaçlarının gölgesinde serinleyen bu minik ada.

BAYK Kış Trofesi

22 Mart 2016 29

BAYK Kış Trofesi 4'üncü ayak yarışları sona erdi.

Kartal'da Denizcilik ve Kabotaj Bayramı yelken yarışlarıyla kutlandı

09 Temmuz 2016 29

Kartal Belediyesi ve Marina Dragos Yelken İhtisas Kulübü tarafından Denizcilik Bayramı kapsamında gerçekleştirilen Laser İstanbul İl Şampiyonası & Kartal Belediye Başkanlık Kupası Yelken Yarışları ödül töreni gerçekleştirildi.

Site içi Arama

ÜYE GİRİŞİ

BANNER

BANNER

Reef Scuba

Facebook

BANNER

Dalgacı - Günlük Yatılı Turlar ve Özel Organizasyonlar

BANNER

Gür Denizcilik - Tekne İnşaa Malzemeleri / 0532 243 97 35

BANNER

Eskiler ve Antikalar