18 Kasım 2017, 15:41 0 Yorum 0

Teknelerde Boya Uygulama Sorunları

Deniz grubu ve endüstriyel boyaların ortak noktası uygulandıkları zeminleri, zorlu iklim ve ortam koşulları karşısında korumaktır.

Deniz grubundaki boya ve kaplama ürünleri özellikle neme, suya ve güneşin UV etkilerine karşı koruma sağlamayı hedeflerken, endüstriyel gruptaki boya ürünleri zeminleri darbeye, korozyona ve çeşitli kimyasal etkileri karşı korumayı hedeflemektedirler. Ancak uygulama sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilecek bazı sorunlar, boya malzemelerinin amaçladıkları korumayı gerçekleştirememelerine neden olabilir. Bu sorunlar oluşmadan gerekli önlemler alınmazsa veya müdahale edilip sorunlar ortadan kaldırılmazsa, boyaların dayanma ve koruma özellikleri beklenenden çok daha kısa bir süre içerisinde sona erebilir.

Deniz grubu ve endüstriyel boyaların uygulanması sırasında ve uygulama sonrasında ortaya çıkabilecek bazı sorunlara değinmek istiyorum.

Uygulama sırasında ortaya çıkabilecek sorunlar:

1. Kabarma: Sık karşılaşılan yapısal sorunlardan biri olan kabarma, zemindeki boya ile uyumsuz bir boyanın uygulanması sonucunda oluşur; eğer son kat olarak uygulanan boyanın solventi kuvvetli ise, zemindeki boya ile uyumsuzluk yapıp kabartabilir. Bu sorunun oluşmaması için zemindeki boya türünün analiz edilip, uygun bir sonkat kullanılması gerekir. Bu sorunu telafi etmek için, kabaran boyanın spatula ile kazınıp, yeniden uygulama yapılması gerekir.

2. Portakal kabuğu: Bu sorun, uygulanan boya yüzeyinin portakal kabuğu görünümünü alması şeklinde tanımlanabilir; görsel bir sorundur. Özellikle tabanca-sprey uygulamalarında ortaya çıkar. Zemine düşen boya yeterince yayılamadan, içerisindeki solventler sistem dışına çıkar ise, portakal kabuğu görünümünde bir yüzey oluşur. Ana nedenleri, ortam şartlarına uymayan hızlı uçucu tiner kullanılması, boyanın yeterince inceltilmemesi, boya uygulanan tabanca meme çapının büyük olması veya uygulama yapılan yüzeyin sıcak olmasıdır. Bu sorunun oluşmaması için, ortam şartlarına uygun hızda tiner kullanılmalı, meme çapı uygulanan boyaya göre doğru seçilmeli, tabanca ile uygulama zemini arasındaki mesafe doğru tayin edilmelidir. Bu sorunu telafi etmek için, portakal oluşan yüzey zımpara yapılıp tekrar boyanmalıdır.

3. Sütlenme: Boyanın yüzeyinin buzlu beyaz bir görünüme bürünmesi şeklinde tanımlanabilir. Görsel bir sorundur. Bu sorunun ana nedenleri ortam neminin uygulama sırasında aşırı yüksek olması ve yanlış tiner kullanımıdır. Uygulanan boya kuruma safhasında iken ortam nemindeki artış, boya yüzeyinde su buharı yoğuşmasına neden olabilir ve bu da boya filminde sütlenmeye yol açar. Bu sorunun oluşmaması için gece ve çok erken saatlerde yani havadaki bağıl nemin yüksek olduğu zamanlarda uygulama yapılmamalıdır; ayrıca boyaya buharlaşmayı geciktirici solvent ilave edilmesi de sütlenmeyi minimuma indirebilir. Bu sorunu telafi etmek için, sütlenme oluşan yüzey zımpara yapılıp tekrar boyanmalıdır.

4. Akma: Uygulama yapılan dik yüzeylerde oluşabilen akıntılardır. Görsel bir sorundur. Bu sorunun ana nedenleri, uygulanan boyanın yeterince inceltilmeden çok kalın uygulanması veya boyanın gereğinden fazla inceltilerek uygulanmasıdır. Bu sorunun oluşmaması için, boyanın tavsiye edilen vizkozite değerine gelene kadar, uygun tineri ile inceltilmesi ve uygun bir meme çapına sahip tabanca ile uygulanmasıdır. Bu sorunu telafi etmek için, akma oluşan yüzey zımpara yapılıp tekrar boyanmalıdır.

5. Sızma: Astar boyanın, sonkat uygulamasında sonra sonkatın yüzeyinden görülebilmesidir. Yapısal bir sorundur. Ana nedenleri, astar yeterince kurumadan sonkat uygulama yapılması veya astar yüzeyinde yağlı maddeler olması olabilir. Astar boya kurumasını tam olarak gerçekleştiremeden sonkat boya uygulanırsa, astar yüzeyi, sonkat boyanın solventlerini bünyesine katarak, sonkat boyanın kapatıcılık gücünü azaltır. Zemindeki yağlanma ise, sonkat boyanın astar yüzeyine tam olarak yapışmasını engelleyip, astar boyanın belirgin bir şekilde kalmasına yol açar. Bu sorunun oluşmaması için, uygulanan astarın kuruma süresine dikkat edilmeli, kuruma gerçekleşmeden sonkat boya uygulanmamalıdır. Ayrıca zeminin yağdan ve kirden tamamen arındırılmış olmasına dikkat edilmelidir. Bu sorunu telafi etmek için, sızma oluşan yüzeyin kuruması beklenmeli, zımpara yapılıp tekrar boyanmalıdır.

6. Kurumada gecikme: Boyanın beklenen kuruma süresinde kurumaması ve yüzeyinin ıslak kalmasıdır. Yapısal bir sorundur. Ana nedenleri, düşük sıcaklıkta uygulama yapmak, havalandırma şartlarının yeterli olmaması, geç uçucu tiner kullanılması veya ortam neminin yüksek olmasıdır. Çift bileşenli boyalarda (epoksi, poliüretan gibi), boya-sertleştirici arasında tavsiye edilen karışım oranına uyulmadığı takdirde de kurumada gecikme oluşabilir. Boyanın içerisindeki uçucu solventler, belirtilen olumsuzluklardan dolayı sistem dışına çıkamazsa, boyanın kuruması gecikmeye başlar. Bu sorunun oluşmaması için, boya uygun ortam sıcaklığı ve bağıl nem oranında uygulanmalıdır, uygulama için ortam şartlarına uygun tiner seçilmelidir. Eğer kurumada gecikme boya-sertleştirici karışım oranına uyulmamasından kaynaklanmıyorsa, normalden daha uzun bekleme süresinden sonra kuruma gerçekleşir. Eğer yeterli süre yoksa, kuruması geciken boya kazınarak veya silinerek zeminden kaldırılır ve tekrar uygulama yapılır.

7. Kabarcıklanma: Boya içerisinde hapsolan havanın kabarcıklar oluşturmasıdır. Görsel bir sorundur. Ana nedenleri, uygulama yapılmadan önce boyanın çok hızlı karıştırılması ve hemen uygulama yapılması veya yüzey sıcaklığının fazla olması şeklinde sıralanabilir. Hızlı karıştırılan boya içerisindeki hava kabarcıkları uygulama yapılan yüzeye taşınabilir. Uygulama yapılan zemin sıcak ise, uygulanan boyanın içerisindeki solventler boyanın normal kuruma sürecinden önce buharlaşmaya başlar ve kabarcıklar halinde zeminden atmosfere çıkış yaparlar. Bu sorunun oluşmaması için geç uçan solventler tercih edilebilir veya karıştırma işleminden sonra boya belirli bir süre dinlendirilir ve oluşan hava kabarcıklarının yok olması beklenir. Bu sorunu telafi etmek için kabarcıklanma görülen zemin zımpara yapılır ve tekrar boya uygulaması yapılır.

8. Yüzeyden kaçma: Uygulanan boyanın yüzeyde kalmak istememesi şeklinde tanımlanabilir. Görsel bir sorundur. Krater oluşması şeklinde yüzeyde görülür. Ana nedenleri uygulama yapılan zeminde su, silikon, yağ gibi maddelerin bulunmasıdır. Bu maddeler, uygulanan boyayı bünyelerine kabul etmeyip iterler ve minik kraterler oluşasına yol açarlar. Bu sorunun oluşmaması için, yüzey temizliğine dikkat edilmeli gereken yerlerde zımpara yapılmalıdır. Bu sorunu telafi etmek için krater görülen yerler zımpara yapılır ve tekrar boya uygulaması yapılır. Anti-silikon katkıları kullanılabilir ancak bu katkılar kendileri de silikon içerdiği için kullanılmaları risklidir ve tecrübe isteyen bir işlemdir.

Uygulama sonrasındaki süreçte ortaya çıkabilecek sorunlar:

1. Pas kusma: Boya uygulanan yüzeyde paslı bölgeler oluşmasıdır. Yapısal bir sorundur. Ana nedenleri, yüzey hazırlığının iyi yapılmaması, astar uygulamasının yeterli kalınlıkta olmaması veya kullanılan astarın antikorozif özelliklerinin yeterli olmamasıdır. Bu sorunun oluşmaması için, yüzey hazırlığı yeterli düzeyde yapılmalıdır, ayrıca zemine uygulanan astar boya yeterli koruyuculuk özelliklerine sahip olmalıdır. Bu sorunu telafi edebilmek için, pas kusan zemin zımpara yapılarak sac yüzey ortaya çıkarılmalı, gerekli temizlik yapıldıktan sonra tekrar uygulama yapılmalıdır.

2. Matlaşma: Boyanın parlaklık değerinin beklenen düzeyin altında olasıdır. Özellikle parlak boyalarda belirgin olarak görülebilen görsel bir sorundur. Uygulanan astarın gözenekli ve emici olması matlaşmaya neden olabilir. Boyaya normalden fazla tiner girilmesi de matlaşmaya neden olabilir. Boyaya katılan aşırı tiner, boyanın yayılma ve parlama özelliklerinde bozulmaya yol açabilir, bu da matlaşma olarak ortaya çıkabilir. Bu sorunun oluşmaması için boyaya doğru miktarda tiner ilave edilmelidir ve zemin hazırlığı düzgün olarak yapılmalıdır. Bu sorunu telafi etmek için matlaşma görülen yüzey zımpara yapılarak, tekrar uygulama yapılmalıdır.

3. Tebeşirlenme: Boya yüzeyinde tebeşir gibi tozlar çıkması şeklinde tanımlanabilir. Görsel bir problemdir. Bunun nedenleri boya formülünde yüksek oranda pigment olması veya fazla inceltme yapılması olabilir. Bu sorunun oluşmaması için, pigment oranı doğru olarak imal edilmiş bir boya kullanılması ve doğru oranda tiner kullanılarak inceltme yapılması gerekir. Bu sorunu telafi etmek için, tebeşirlenme görülen yüzey zımpara yapılarak temizlenmeli ve tekrar uygulama yapılmalıdır.

4. Sararma: Beyaz ve açık tonlardaki boyaların beklenen dayanma süresinden önce sararmasıdır. Görsel bir problemdir. Bunun nedenleri boya içeriğinde fazla kurutucu kullanılması, yüksek sıcaklıklarda fırınlama yapılması olabilir. Her boyanın sararma direnci farklı olabilir; beklenen süre içerisinde sararma belirtileri gösteren bir boyada oluşan sararmayı sorun olarak görmemek gerekir. Bu sorunun oluşmaması için, kullanım yerine ve amacına uygun sararma direnci olan boya seçilmesi, fırınlama işleminin doğru olarak yapılması gerekir. Bu sorunu telafi etmek için, sararma yapan boya zımpara yapılarak yeni boya uygulaması yapılmalıdır. Boya tipi seçilirken, poliüretan esaslı boyaların akrilik boyalara göre, akrilik boyaların epoksi ve alkid esaslı boyalara göre sararmaya karşı daha dirençli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Sararma direnci zayıf boyaların ağırlıklı olarak iç mekanlarda tercih edilmesi gerekir.

5. Çatlama: Boya yüzeyinde küçük çatlaklar oluşması olarak tanımlanır. Yapısal bir sorundur. Bu sorunun nedenleri, boya uygulanan yüzeyin fazla sıcaklığa maruz kalması, yanlış astar ve sonkat boya seçimi, ortamdaki ani sıcaklık değişimleri ve uygulanan boya filminin çok kalın olmasıdır. Bu sorunun oluşmaması için sonkat ve astarın birbiri ile uyumlu seçilmesi, ortam şartlarındaki ani değişimleri tolere edebilecek bir boya sistemi seçilmesi ve uygulanan boyanın tavsiye edilen maksimum kalınlığı geçmemesi gereklidir. Bu sorunu telafi etmek için, çatlayan boyanın kazınarak gerekirse tekrar astar ve sonkat boyanın uygulanması gerekir.

6. Kırışma: Boyanan yüzeyde ince kırışıklıklar oluşması şeklinde tanımlanır. Yapısal bir sorundur. Bunun nedenleri, boya formülasyonunda dengesiz kurutucuların kullanılması, tam kurumayan astar üzerine sonkat boya uygulamasının yapılması ve boyanın çok kalın uygulanması olabilir. Özellikle tam kuruma yapmamış astar üzerine sonkat boya uygulanması sonucunda, astar yüzeyinden atmosfere çıkış yapan solvent, astar filmi ile sonkat filmi arasında sıkışıp kalarak, sonkat boya filminde kırışıklıklara yol açar. Bu sorunu oluşmaması için katlar arası bekleme sürelerine dikkat edilmesi, tam kurumayan astar üzerine sonkat boya uygulanmaması, boya film kalınlığına dikkat edilmesi gereklidir. Bu sorunu telafi edebilmek için, kırışma olan yüzeyin spatula veya zımpara ile kazınarak yeniden boya uygulaması yapılması gereklidir.

Boya ve kaplamalar ile ilgili bu sorunları daha da çeşitlendirmek mümkündür. Genel hatları ile bu boya sorunlarını incelersek, uygun olmayan miktarlarda tiner kullanımı, ortam sıcaklık ve nem şartlarının uygun olmaması ve uygun astar ve sonkat seçilmemesi ana nedenler olarak ön plana çıkıyor. Bu nedenleri ortadan kaldırmak için, kullanıcıların ürün etiketlerini, kullanma kılavuzlarını, teknik spektleri ve güvenlik bilgi formlarını dikkatle inceledikten sonra ürünleri kullanmalarıdır. Kafaya takılan soru işaretleri olduğu durumlarda, imalatçı firma ile görüşüp gerekli teknik desteği talep etmelilerdir.

Caner Masmanacı
Deniz Ticaret Gazetesi'nden alıntıdır.

Bu içerik toplam 131 defa okunmuştur.

Yazarın Diğer Yazıları

Yat boya uygulamasına başlamadan önce neler yapılmalıdır?

Eldiven gözlük ve maske takınız. Kullanılacak boyayı iyice karıştırınız. İçeriğinde bakır ve çinko olan boyalar daha fazla çökme yapabilirler.

08.12.2017 15:31:33 0

Henüz yorum yazılmamış!

Yorum Yaz

500 adet karakter kaldı

Farrfara Yelken Ekibi Farr 40 Şampiyonasında üçüncülük kupasının sahibi oldu

13 Haziran 2017 29

İlki geçen sene yapılan Farr 40 Şampiyonasının ilk ayağı olan Farr 40 Şampiyonası I. Kupası, 9-11 Haziran 2017 tarihleri arasında İstanbul Caddebostan parkurunda gerçekleşti.