İlk Yardım
13 Şubat 2001, 23:07 0

İlk Yardım

İlk yardım; Hasta veya yaralıya profesyonel tıbbi yardım gelinceye kadar yapılan acil müdahale ve tedavidir.

DENİZDE TEMEL İLK YARDIM :
Temel ilk yardım bölümünde; açık denizde seyreden ticari bir gemide görev alacak gemi adamlarının, herhangi bir kaza veya başka acil tıbbi bir durumla karşılaşıldığında, gerçek tıbbi müdahaleyi yapabilecek kişi gelinceye kadar yapması gerekenler konu edilmiştir.

Tahmin edilebileceği gibi gemilerde, kara ortamında sahip olunan imkanların pek çoğu mevcut değildir. Bu olumsuz durum, sağlık açısından gemi personelini dikkate, tedbire ve belli seviyede sağlık bilgisi edinmeye sevkeder.

Gemilerde, kaza ve hastalık hallerinde kullanılmak üzere bir kısım ilaçlar ve gerekli tıbbi materyal bulundurulur. Yolcu gemilerinde doktor ve sağlık personeli, ticaret gemilerinde de sağlık memurları bulunabilmektedir. Fakat bahsedilen bu personelin bulunmadığı bir çok gemide bu görev kaptanlar tarafından da yapılmaktadır.

Kazazede veya hastanın içinde bulunduğu durumun aciliyeti ve önemine göre sahil istasyonlarıyla muhabere bağlantısına geçmek, acil yardım talebinde bulunmak veya en yakın limana gemiyi götürmek gibi yollara başvurulabileceği gibi, durum elverdiği takdirde normalde ilk varılacak limana kadar, tüm müdahale ve tedavi usulleri tamamıyla gemi içinde denenebilir.

GENEL BİLGİLER :
İlkyardım; Hasta veya yaralıya profesyonel tıbbi yardım gelinceye kadar yapılan acil müdahale ve tedavidir. İlkyardımda amaç daha fazla yaralanmayı, ölümü, şoku engellemek ve acıyı hafifletmektir.

Oksijen azlığından oluşan boğulma, şiddetli kanama ve benzeri bazı durumlarda hastanın yaşaması için acil müdahale gerekir. Bu tip hadiselerde saniyelik müdahaleler hasta veya kazazedenin yaşamasını sağlar. Yalnız burada şu bilinmelidir ki yeterli eğitimden yoksun ve nerede duracağını bilmeyen müdahalecinin yapacağı ilk yardım girişimi yarardan çok zarar verebilir.

Kazalar sonucu meydana gelen durumun hayati önem taşıyan üç organ sitemi üzerinde oluşması ölüm tehlikesini ortaya çıkartır. Bu organ sistemleri;

1.
Solunum sistemi (Solunum yolları, akciğer)
2.
Kan dolaşımı sistemi (Kalp, damarlar ve kan)
3.
Sinir sistemi (Beyin, omurilik)

Temel ilk yardım kapsamında, acil olarak kontrol edilmesi gereken hayati belirtiler şunlardır;

a) ŞUUR (Reaksiyon verebilme) : Sorulan değişik sorulara cevap vermesi istenebilir (İsmi, nasıl olduğu gibi) - Herhangi bir hareket yapması istenir (Dilini çıkartması gibi) - Çimdiklenir Bu girişimlerle sözlü, hareketsel ve ağırlı uyarılara karşı tepkisi ve şuuru ölçülür.

b) SOLUNUM (Solunum frekansı, solunum ritmi) :
Bir dakika boyunca soluk alıp verme miktarı sayılır ve aynı anda solumanın düzenli olup olmadığı kontrol edilir.

c) NABIZ (Nabız sayısı ve nabız düzeni) :
Hastanın bilek veya boynundan 30 saniye boyunca nabzı ölçülür ve tespit edilen değer 2 ile çarpılır. Düzensiz nabızlarda ölçüm en az 1 dakika sürdürülmelidir.

d) KAN BASINCI :
Kan basıncı hastanın kolunun üst kısmından ölçülür.

e) GÖZ BEBEKLERİ :
Her iki göz bebeğinin büyükleri karşılaştırılır. Sonra ışık uyarısına karşı her iki göz bebeği tek tek genişleme ve daralma yönünden incelenir.

İlk Yardım Deyimiyi İle Aşağıdaki Önlemler Kastedilir,


1. Emin bir yer aramak

a) Ortam, gerek kazazede gerekse kurtarıcı için tehlike arzediyorsa hemen kazazedeyi de alacak şekilde uzaklaşmak gerekir ( Duman, zehirli gaz, infılak tehlikesi gibi)
b) Sakin davranılmalı ve panik yapılmamalı
c) Hasta yaralıysa sağlam yerlerinden tutulmalı ve uygun taşıma usulerinden biri uygulanmalıdır.

2. Hayat kurtarmak
a) Yaralının genel durumunun acilen belirlenmesi
b) bilincini kaybedenlerin yan yatırılması
c) Gerekli durumlarda suni solunum, kalp masajı uygulanması, varsa kanamanın durdurulması.

3. Haber verme
a) Haberi veren kim?
b) Olay nerede?
c) Yaralanma şekli ve son durum
d) Yaralı sayısı ne kadar
e) Ne zaman oldu

4. Yaşamaya devamın sağlanması
a)
Sürekli denetim
b) Hastanın şoka girmesini önlemek
c) Yaralı bölümlerin sarılması ve hareket ettirilmemesi
d) Gerekirse uygun ilk yardıma devam etmek

Aşağıdaki durumlarda hastaya içecek verilmez:

1. Şuur kaybı veya ileri derecede şuur bulanıklığı
2. Şok
3. Kafatası ve beyin zedelenmesi
4. Yutkunamama
5. Bulantı, kusma
6. Karın yaralanmaları
7. Göğüste derin yaralar
8. Hastanın bir kaç saat içerisinde ameliyat edilmesine (narkoz) gerektiren yaralanmalar

BOĞULMA ( Havasız, oksijensiz kalma) :
Havasız kalma olayına tıp dilinde ASFİKSİ denilmektedir. İnsanların uzun süre havasız kalmaları olanaksızdır. Nefes alamayan bir insan da önce beyin hücreleri tahribat görür bunu izleyen 4-6 dakika içinde de ölüm meydana gelir.

Sıvının nefes borusu ve ciğerlere dolması, gırtlağının sıkılması, hastalık nedeniyle boğazın şişmesi, elektrik çarpması, zehirli gazların solunması, ortamda oksijen bulunmaması, herhangi bir cismin solunum yolunu tıkaması gibi durumlarda boğulma meydana gelir.

Boğulma hadisesinin olduğu ortama gelindiğinde eğer hadise duman veya zehirli gazlar sonucu meydana gelmişse ilk yapılacak şey hem kurtarıcının hem de kazazedenin bir an önce olay mahallinden uzaklaşmasıdır (Emin bir yer aramak). Bunun için; eğer ortamda tek kurtarıcıdan başka kimse yoksa, kurtarıcı ortama yalnız ve techizatsız girmekten kaçınmalıdır. Öncelikle her gemide bulunması gereken oksije tüpü ve maskesi tesisatına ulaşılabilir, bu mümkün olamıyorsa başkalarına da olay mutlaka haber verilmelidir. En azından gelecek bir kişi dışarıda kalmalı kurtarıcı beline bağlayacağı incenin ucunu bu kişiye vermeli ağız ve burnuna nemli bir bez kapatarak olay mahalline girmelidir.

Olay mahalline girilip kazazedeye ulaşıldıktan sonra şekillerle gösterilen taşıma şekillerinden uygun olanı seçilerek kazazedeyle birlikte ortamdan hemen uzaklaşılmalıdır. Emin bir yere ulaşıldıktan sonra gerekli ilk yardıma başlanılmalıdır.

Bu gibi durumlarda olayı merak eden bir çok kişi etrafa toplanır, öncelikle bu kalabalığın oluşlması engellenmelidir. Hemen hastanın nabzı alınmalıdır. Şayet bilekten nabız hissedilmiyorsa, boynun kenarından boıyun atardamarından (CAROTID ARTER) nabıza bakılmalıdır.

Hastanın nefesi ve nefes düzeni kontrol edilmelidir. Kurtarıcının yüzü hastanın burun ve ağızından iki üç santim uzaklıkta olursa dışarı verilen hava hissedilebilir. Bazen havayolu herhangi bir şey tarafından engellenmişse göğüs ve karın bölgesinin hareketiyle de tespit yapılabilir.

Bu kontrollerden sonra :
a)
Kazazede hızlı ve yüzeysel bir şekilde yetersiz solunum yapıyporsa ve nabız hissediliyorsa, kazazede sırtüstü yatırılıp hemen kafası geriye atılır, hala yeterli ve kendiliğinden nefes alamıyorsa, kazazedenin durumuna uygun suni solunum yöntemlerinden birisi uygulanmaya başlanır.
b) Kazazede soluk almıyor, göğsünde hareket hissedilmiyor ve nabız da yoksa; hemen suni solunum ve kalp masajı uygulanmaya başlanmalıdır. SUNİ

SOLUNUM YÖNTEMLERİ ;
Kazazedelerin durumuna göre uygulanmak üzere geliştirilmiş değişik suni solunum yöntemleri vardır. Bunlaradn en etkili olanları ağızdan ağıza ve ağızdan buruna üfleme yoluyla olanlardır. Fakat bu yöntemleri gerçekleştirmenin imkansız olduğu bazı durumlarda Schafer ve Silvester isimleriyle anılan yöntemler uygulanabilmektedir.

Yöntem ve uygulamalarına geçmeden evvel genel olarak yapılması gerekenler şunlardır:
a) Boğulan kişilerde yutulan suy boşaltılmaya çalışılarak zaman kaybedilmemelidir.
b) Solunum yolu ağızda ve boğazda biriken kusmuk ve diş protezi gibi yabancı maddelerden temizlenmelidir.
c) Dar giysiler gevşetilmelidir.
d) Suni solunuma vakit geçirilmeden başlanmalıdır.

A. Ağızdan ağıza suni solunum yöntemi Bu yöntemde sırasıyla ;

1. Kazazede sert bir zemin üzerine sırt üstü yatırılmalıdır.
2. Bir el kazazedenin boynunun altına, diğer el alnına konulmalıdır. Boyun altına koyulan el yukarı kaldırmalı diğer el ile de alın bastırılmalıdır. Bu şekilde baş geri atılarak solunum yolunun açılması sağlanır. Unutulmamalıdır ki hava yolunu açık tutmak suni solunumda en önemli adımdır.
3. Bir el, baş parmak ile işaret parmağı buruna gelecek ve elin tabanı alına dayanarak kafayı geriye tutacak şekilde iyice bastırılarak konulmalıdır. Bu elin işaret ve baş parmağı da kazazedenin burnunu sıkarak hava kaçışını önlemek için kullanılacaktır.
4. Bir bez veya mendille kazazedenin dili dışarı çekilip tutularak, dilin nefes yolunu tıkaması önlenir. Nefes yolu artık ciğerlere kadar açıktır.
5. Burun parmaklarla üçüncü maddede belirtildiği şekilde sıkılmalıdır. Derin bir nefes alınmalı sonra da ağız kazazedenin ağzının üstüne ve çevresine sıkıca bastırılarak nefes kazazedeye üflenmelidir. Bu işlem sık bir şekilde üst üste 4 dolgun nefesle tekrarlanmalıdır.
6. Bu hareketlerden sonra ağız çekilmeli ve kazazedenin pasif olarak soluk verişi izlenmelidir. Kurtarıcı kazazedenin soluğunu yanağında hissedecektir.
7. Tekrar nefes alınmalı ve ağız ağıza ve burun kapatılacak pozisyona geçilerek üflenmelidir. Bu hareket her 5 saniye de bir kez üfleme şeklinde tekrarlanmalıdır.
8. Bu müdahaleler sonucu akciğer havayla dolmuyor göğüs şişmiyorsa yani hava alışverişi yoksa, hava yolunu kapayan bir engel var demektir. Kazazedenin ağız ve hava yolundaki bu engele ulaşılmaya ve parmaklarla çıkartmaya çalışılmalıdır.

B. Ağızdan buruna suni solunum yöntemi ;
Bu teknik kazazedenin ağzını açamadığı ağzın çok kötü yaralandığı veya ağızı dudak çevresine dayamanın mümkün olmadığı durumlarda kullanılabilir. Bu yöntem de;

1. Kazazede sert bir zemin üzerine sırt üstü yatırılmalı, daha önce belirtildiği gibi baş geriye atılmalıdır.
2. Bir elle kazazedenin başı geriye tutulurken diğer elle de dudaklarını ve ağzını sıkıca kapatmak için alt çenesi sıkıca kaldırılmalıdır.
3. Derin bir nefes alındıktan sonra dudaklar kazazedenin burun çevresine yapışacak şekilde konum alınmalı ve hastanın göğsü kabarıncaya dek 4 kez çabuk çabuk dolgun nefesler üflenmelidir. Bu hareket havasız kalmış ciğerlere şok etkisi vermek içindir.
4. Daha sonra ağız çekilmeli ve hastanın pasif olarak havayı dışarıya vermesi gözlenmelidir.
5. Tekrar nefes alınmalı ve ağız buruna kapatılacak şekilde 1 kez üflenmelidir. Bu hareket her 5 saniyede 1 kere olacak şekilde tekrarlanmalıdır.

C. Silvester yöntemi :

Bazı durumlarda ağızdan ağıza ve ağızdan buruna solunum yapma imkanı olmaz. Özellikle zehirli maddelerin bulunması veya kazazedenin yüzünde kötü derecede yaralanmalar olması durumunda bu yöntemler uygulanamaz.
İşte bu gibi durumlarda, alternatif olarak kullanılan Sılvester yöntemi kullanılabilir. Fakat unutulmamalıdır ki ilk iki yöntem öncelikle tercih edilmelidir. Çünkü bu yöntem ilk iki yönteme göre daha az etkilidir. Bu yöntemde;
Kazazede sert bir zemin üzerine sırt üstü yatırılmalıdır. Omuzların altına yumuşak malzemeler konularak omuzlar yükseltilmeli ve kafanın geriye doğru düşmesi sağlanmalıdır (Bunun için ceket, battaniye gibi araçlar kullanılabilir). Kurtarıcı bacaklar ayrık olarak kazazedenin baş tarafına diz üstü çöküp, kazazedenin kollarına dışarı ve yukarı doğru kavis vererek kazazedenin göğüs kaslarının soluk almada olduğu gibi genişlemesi sağlanmalıdır. Bu harekete her 5 saniyede 1 kere olmak üzere devam edilecektir.

D. Schaefer Yöntemi :
Bu yöntem de alternatiflerden birisidir. Bu yöntemde kazazedenin yüz tarafı yere gelecek şekilde yüzü koyun olarak yere yatırılır. Kollardan biri başın altına yükseltici olarak koyulur. Baş, yanak kolun üzerine gelecek şekilde yan olarak çevrilir. Diğer kol yan tarafa doğru uzatılır. Kurtarıcı hastanın sırt kısmında diz çökerek, avuçlar göğsün arkasına gelecek şekilde sırta 1-2 saniye sürecek bir basınç uygulanır. Bu hareket düzenli bir şekilde 3 saniyede bir tekrarlanmalıdır.

KALP MASAJI
Kazazededen nabız alınmadığı ve kalp atışının olmadığı durumlarda dıştan kompresyon denilen kalp masajı uygulanmalıdır. Soluk almayan ve kalp atımı durmuş bir kazazedeye hem kalp masajı hem de suni solunum uygulanmalıdır. Suni solunum kazazedenin akciğerlerine oksijenli hava gitmesini sağlayacaktır.
Kanla taşınan oksijen, atımı durmuş bir kalp ile beyine ve diğer organlara gönderilemez. Düzenli ve etkin bir şekilde yapılacak kalp masajı sonucunda kalp çalışmaya başlayıncaya, organlara gerekli oksijenin kan ile taşınmasını sağlayacaktır.
Göğüs kemiğine uygulanan basınç suni havalandırma oluşturur. Fakat oksijenin kana gidişinde yetersiz kalır. Bu sebeple kalp masajının uygulandığı her durumda yeterli oksijenin sağlanabilmesi içibn suni solunumda yapılmalıdır.
Kalp masajının etkili olabilmesi için kazazedenin sert bir zemin üzerine sırt üstü yatırılması ve göğüs kemiğine 4-5 cm içeri girecek şekilde (yetişkinler için ) bastırılması gerekir.Sert bir zemin yoksa, kazazedenin sırt kısmına tahta veya benzeri sert yüzeyli malzemeler konulabilir.

Kalp masajını yapılışı ;
Sert bir zemine sırt üstü yatırılan kazazedenin göğüs kısmına yakın diz çökülür. Bir elin alt tabanı göğüs kemiğinin alt yarısının üstüne yerleştirilmelidir. Elin tabanı göğüs kemiğinin ucundan, kazazedenin baş kısmına olacak şekilde 4 cm daha yukarı konulmalıdır. Elin göğüs kemiğinin ucuna konulmamasına dikkat edilmelidir. Bu uca yapılan baskı sonucu karaciğer tahribat görebilir ve iç kanama oluşabilir. Ayrıca aparmaklarında baskı sırasında kaburgaları kırabileceği düşünülerek dikkatli olunmalı ve parmaklar kaburga kemiği üzerine konulmamalıdır.

İkinci elin tabanı birinci elin üstüne konur. Kollar düz tutularak alt göğüs kemiğine baskı uygulanır. Bu hareket her saniyede bir kez olmak üzere yani bir dakikada 60 kez olacak şekilde tekrarlanmalıdır. Bu tempo kan akışını sağlamak için yeterlidir.

Masaja ara verme süreleri eşit olmak kaydı ile düzenli ve kesintisiz devam edilmelidir. Masaja 5 saniyeden fazla ara verilmemelidir. Unutulmamalıdır ki masajdaki her duraksama kan akış hızında düşüşe yol açar bu da tansiyonun sıfır a düşmesidir.

Boğulmuş kazazedelere iki kişi ile ilk yardım yapılabileceği gibi tek kişi ile de ilk yardım uygulanabilir. Fakat ikki kurtarıcının olması daha etkili sonuç verecektir. Çünkü kalp masajı sonucu oluşan yapay dolaşıma suni solunumla yeterli oksijen sağlanacak ve daha etkili sonuç alınabilecektir. Bu pozisyonda kurtarıcılardan biri 1 saniyede 1 kez olmak üzere kalp masajı uygularken, diğer kurtarıcı her 5 saniye de 1 suni solunum yaptırmaktadır.

KANAMALAR :
Kanamalar yüzeyde olup sızıntı şeklinde veya yüzeyde olup ağır kan kaybı şeklinde olmaları ve vücudun iç kısımlarında olup görünmemelerine göre, yüzeysel kanamalar, dış kanamalar ve iç kanamalar olmak üzere üçe ayrılır.

Gemilerde kazalar sonunda meydana gelecek kanamalarda yapılması gereken ilk müdahaleler şunlar olmalıdır:

1 - Yüzeysel Kanamalar :
Bu tip kanamalar, genellikel deri üzerinde çizik ve yırtık şeklinde olupderin değildir. Kan kaybı çok hafif ve sızıntı şeklindedir. Bu kanamalar çok hafif olsa da önemsenmelidir.

a - Öncelikle yaranın olduğu bölge oksijenli su, alkol, kolonya veya sabunlu su ile temizlenmelidir.
b - Daha sonra üzerine tentürdiyot tipi ko ruyucu sürülmelidir.
c - Güzel bandaj yapıp temiz tutmalı vfe mikrop kapması önlenmelidir.

2 - Dış Kanamalar :
Bu tip kanamalarda hastadaki yara açıktır. Çok kan kaybı vardır. Çok derin kesik, bir şeyin saplanması veya herhangi bir yerin kopması şeklinde olabilir. Bu durumda;
a - Yaralanan kişi, başı gövdesinden biraz aşağı olmak üzere yere yatırılır. Baş gövdeden aşağı olursa, hastanın beynine daima kan gitme olasılığı olacağından hastanın bayılmaması sağlanır. Ayrıca, mümkünse yaralı kısım kalpten yukarı kaldırılmalıdır, böylece kanamanın artmasınının önüne geçilmiş olur.
b - Yara temizlenmeli fakat mikrop kapmaması ve kanamanın artmaması için kurcalanmamalıdır.
c - Yaranın üzerine steril bir bezle basınç uygulanmalı ve bu bez hiç kaldırılmamalıdır. Bez bulunamazsa avuç da bastırılabilir.
d - Kanama duruncaya kadra baastırma işlemine devam edilir.
e - Kol ve bacağa turnike yapılmalı ve üzerine tarih ve saat yazılmalıdır. Turnike heron beş dakikada bir gevşetilerek kanın akımı sağlanmalıdır. aksi halde kangren oluşabilir.

3 - İç Kanamalar :
İç kanama meydana geldiğinde şağıdaki belirtiler ortaya çıkabilir :
a - Hasta güçsüzleşir, susuzluk hissedebilir, sıkıntı duyabilir, cildi soğuyabilir, nabız hızla fakat zayıf olabilir, titreme yapabilir, ayakta iken kendini kaybederler.
b - Kulaklardan, burundan, makattan, kusma ve öksürükle kan gelmesi düşünülen yer üzerinde çürükler bulunması, karında sertlik olması bir iç kanama belirtileridir.
c - İç

c - İç kanamadan şüphelenince derhal sahil istasyonları ile temasa geçerek durum rapor edilmeli mümkünse iç kanamanın olduğu yer saptanabiliyorsa, mesela kırık bir yer gibi , üzerine basılarak, iç kanama durdurulmaya çalışılmalıdır.

d - Kazazedenin sessiz ve rahat bir ortamda yatmas sağlanmalıdır. Mümkün olabildiği kadar su ve yada başka bir içecek verilmemelidir.

Belirtilen bu kanamaların dışında makat kanaması, kan kusma, burun kanaması, idrarda kan gibi olaylar dda ciddie alınması gereken kanamalardır.

a - Öksürük İle Birlikte Kan Gelmesi :
Bu tür kanamaların kaynağı ciğerler ya da nefes borusu olabilir. Gelen kan köpüklü, parlakrenkli ve tadı tuzludur. Hasta, başının altna yastık konulup biraz yukarı kaldırılarak yatırılmalıdır. Boğaz ve gğsünün üstündeki dar giysiler çıkarılmalı vebetilmelidir. Hastayı ılık tutmaya çalışarakrahat etmesi sağlanmaktadır. Eğer susuzlukta şikayet ederse, yudumlar halinde su ve küçük buz parçalar verilebilir.

b - Makat Kanaması :

Makatta gelen bir kanama daha önceden ilaçları da alınmışsa o kadar önemi değildir. Ancak kanama fazla miktarda olduğu taktirde kaptan sahil istasynları ile görüşerek gerekeni yapacaktır.

c - Burun Kanaması :

Burun kanamasını durdurmak için; dik durulmalı veya oturulmalıdır. Dik durmak burun damarlarında akışı yavaşlatabilir. Baş geri itilmemelidir. Burun baş ve işaret parmaklarıyla sıkılmalıdır. Ağızdan nefes alınmalıdır. Beş yada on dakika sonra kanamanın durması gerekir. Durmadığı taktirde sahil istasyonu ile temasa geçilerek bunu gre hareket edilmelidir.

ŞOK :

İnsanın vücudunda kan akımının yavaşlaması sonucunda, şok dediğimiz durum meydana gelir. Ağır kan kaybı (iç ve dış kanamalara bağlı olarak) ağıryaralanmalar ve yaygın yanıklar sonucu görülür. Ağrı, şok durumunu ağırlaştırır. 0.5 litre tutarındaki kan kaybı vücut tarafından karşılanabilir. Acak bu mikat 1 litreyi aşarsa, şok durumu baş gösterir.

Şok belirtileri ;

- Nabız frekansı yükselir ve duyulması güçleşir.
- Deri, nemli, soğuk ve soluk renklidir.
- Bilinç bulanıktır (bazen de aşırı heyecan gösterebilir)
- Gözle görülen kan kaybı omaksızın ortaya çıkan şok belirtilerinde daima iç kanamadan şüphe edilmelidir.

Yardımcı olacak önlemler;
a - Kanamanın durdurulması
b - Hastanınşok pozisyonunda yatırılması: Baş ve gövde düz olarak yatırılır, bacaklar biraz yukarı kaldırılı. Ancak nefes darlığı ve beyin zedelemesi olan hastalar istisna olarak görevlerinin üst kısmı yukarıda kalacak şekilde yatırılır.
c -
Hasta, soğuk ısı, ve nemden (yağıştan) korunmalıdır.
d - Uygun bir şekilde sabitleştirilir.(sabitleştirme ayrıca ağrıların azalması yönünden de gereklidir.)
e - Hastayla konuşulur ve sürekli denetlenir.
f - İçecek verilmesi ve sigara içirilmesi yasaktır. (hekimin verdiği vakalar hariç)

KIRIKLAR

Kemik kırıklarında ilk yardım konusunda yaplacak pek birşey yoktur. Kırık olduğu anlaşıldığında, hasta olduğu yerden oynatılmamaldır. Hastayı yerinden oynatmak daha kötü durumlara sebep olabilir. Yapılacak en iyi hareket varsa kanama durdurulmalıdır.

Kanama bahsinde anlatılan uygulanmalıdır. Gemiadamı revire veya kamarasına taşınmalı, bu arada sahil istasyonu ile temasa geçilerek yapılacak. tıbbi müdahalnin ve alınacak sahil yardımının ne olabileceği öğrenilmelidir. Kırıklar ki türlü olabilir;

1 - Kapalı Kırıklar : Kırılmış kemiklerin uçları görünmez, adeta içinde kalırlar. Kapalı kırığın olduğu meydana getirdiği ağrıdan anlaşılabilir. Üzerine parmakla basıldığnda ağrı artar. Kırık bölgesinde şişkinlik meydana gelebilir.

2 - Açık Kırıklar : Kırılmış kemiğin uçları adele ve deriyi parçalayıp dışarı çıkmışlardır. Bu durumda bir de kanama tehlikesi baş göstermiş olabilir.

Kırık tedavisi kesinlikle doktor işidir. Ancak yine de ilk yardım olarak yapılabilecek işlemler vardır. Kemik kırılmalarında, çıkıklarda ve burkulmalarda, büyük yaralar ve vücuda yabancı bir nesnenin saptanması gibi durumlarda sabitleştirmek gerekir. Sabitleştirme yardımıyla hasta bölge hareket etmediğinden hastanın ağrıları azalır ve taşınması kolaylaşır. Ayrıca vücudun daha fazla zarar görmesi önlenmiş olur.
* Kırık kemikler düzelilmeye çalışılmamalıdır!
* Burkulmalar erine oturtulmaya çalşılmamalıdır!

Alınacak Önlemler :
a -
Önce yara sarılır.
b - Sabitleştirmede kullanılacak destekler (hastanın sağlam tarafı kontrol edilerek) Mesela tahta parçaları, demir çubuklar, karton veya katlanmış gazete kağıdı gbi malzemeden hazırlanır. Destekler yaralı organ ve iki taraftaki komşu eklemleri de içine alacak boyutta olmalıdır.
c - Desteklerin yerleştikten sonra, kumaş parçaları, deri kemer vb. malzemelerle bağlanarak sabitletirilir.

Kol :
-
Destek konur veya gövde destek gibi kullanılır.
- Kol askısı veya önden düğmeli önlük içinde askıya alınır.

Bacak :
- Bacağın alt bölümü; ayaktan, bacağın üst bölümünün yarısına kadar sabitleştirilir.
- Bacağın üst bölümü; bilekten, kasık çukuruna kadar sabitleştirme uygulanır.

Sırt :
- Hastanın pozisyonu mümkünse hiç değiştirilmemelidir.
- Düz bir tahtanın üzerine yatırılarak sabitleştirilmelidir.
- Eğer bililincini kaybetmişse, karın üzeri (başını yana çevirerek) veya yan yatırılmalıdır.

YANIKLAR :

Gemilerde çalışırken gemi adamlarının başına yanma olayları geleilir.Kimyasal maddelerden, elektrik çarpmalarından, güneş yanıklarından oluşan yanıklar bunlardan bazılarıdır. Yanıklar hafif, orta, ağır ya da birinci, ikinci ve üçüncü derece yanıklar diye üç kısma ayrılır :

Birinci Derece Yanıklar ; Cildin sadece üst kısmında oluşan yanıklardır. Bu tip yanıklar, soğuk su altında iki ile beş dakika arasında tutuluktan sonra, steril bir sargı bezi ile sarılmalıdır. Aspirin kullanılması şişmeyi ve acıyı önleyebilir.
İkinci Derece Yanıklar ; Cildin birinci ve ikinci katmanlarının yanması sonucu ortaya çıkar. Yanan yer su toplayabilir. ve cilt aşırı kırmızı renk alabilir. Bu tip yanıklarda tedavi, ağır yanıklardaki gibi Yanık sonucu vücudun önemli bir kısmı yanmış olabilir. Tıbbi müdahale sahil istasyonları ile temasa geçilerek yapılmalıdır.
Üçüncü Derece Yanıklar ; Cildin üç katmanı da yanmış olabilir. Yanma sonucu yağlar, sinirler, adele ve hatta kemikler bile etkilenmiş olabilir. Bu tip yanıklarda acil tıbbi müdahale gereksinimi vardır.

İlk Önlem Olarak Şunlar Yapılmalıdır :
- Hasta sıcak tutulmalı ve kendisini terletmeyecek kadra sıcaklık ve miktarda su içmelidir, ısıyı uygun bir seviyede tutmaya çalışılmalıdır.
- Acıyı hafifletmek maksadıyla yanık yerin hava ile teması kesilmelidir. Bunun için ılık su ile uygulama yapılmalıdır. Yanık erini kaplayan elibise vs. dikkatli bir şekilde çıkarılmalıdır. Gerekirse elbiseler dikkatli bir şekilde kesilmelidir.
- Kazazedeyi ılık banyoya yatırmak ve banyonun suyunu sürekli olarak akıtmak faydalıdır.
- Banyodan çıkmak zorunda kalınırsa hastanın etrafına, karbonatlı ılık suya batırılarak ıslatılmış bir çarşaf sarılmalıdır.
- İltihaplanmaya engel olmak için silver sulfadiazinli bir merhemin sürülmesi faydalıdır. Ancak fazla oyalanılmadan kazazede hastaneye götürülmelidir.

a - Elektrik Çarpması ve Yanıklar :

Elektrik çarpması halinde ilk iş çarpmaya neden olan akımı kesmektir. Akımın kişisel önlemlerle kesilmesi mümkün değilse, yardım edecek kişi şu yolu izlemelidir; cam, lastik veya kuru tata bir zemin üzerinde durup, elerini kru giysi parçaları ile sararak veya eldivenle izolasyonu sağlayı kazazedeyi akımdan uzaklaştırmalıdır.

Elektrik çarpması oluşan yanıkları da ciddiye almak gerekir. Görünürde fazla bir hasar yoksa da cild altında ciddi bir tahribat yapmış olabilir. Elekrik çarpması sonucu insan fırlayıp düşmüş, kalp atışarı bozulmuş veya durmuş oabilir. Bu fırlatmalar sonucu kırıklar oluşabilir. Yanıklar için yukarıda belirtilen derecelere göre uygun tedavi uygulanır.

b - Kimyasal Yanıklar :
Kimyasal maddenin cilde değmisi sonucu oluşan yanıklar derhal soğuk su ile yıkanmalıdır. Hasta şoka girmişse ona göre tedavi uygulanır. Kimyasal maddeye bulaşmış elbise mümkünse keserek çıkarılır. Kazazedenin ızdırabı artıyorsa o bölge yeniden yıkaır. Yanık geniş ir alanı kaplıyorsa sahil istasyonları ile temasa geçilmelidir.

YARALANMALAR :

Tüm dikkatlere ve alınan önlemlere rağmen, (mesela fırtınalı havalarda güverteye çekilen can halatı gibi) gemilerde çalışırken meydana gelecek kazalar sonucu oluşan yaralanmalarda yapılacak hareket, kırık ve yaralanmalarda yapılcakların aynısıdır.

Burkulmalar :
-
Burkulan kısım istirahata alını, gerekli destekler kullanılır,
- Zedelenmenin artmaması için o bölge koruma altına alınır,
- Şişme ve adale spazmını önlemek için buz kullanılır,
- Şişmeyi azaltmak için olay yeri kalbn yukarısına kaldırılır.

Omurga zedelenmeleri :
Böyle durumlarda kazazede areket ettirilmemelidir, felç olabilir. Omurga zedelenmelerindeaşağıdaki belirtiler olabilir :

-
Başta yaralanma
- Boyun veya sırtta şiddetli ağrı,
- Halsizlikten, kollarını, bacaklarınıhareket ettirememe ve uyuşuklukta şikayet,
- Boyun ve sırt bükülmesi
- Hastanın taşınması gerekiyorsa, tahta üzerine bağlanıp, özellikle başının hareket ettirilmemesine dikkat ederek taşınmalıdır. Derhal hastaneye götürülmelidir.

Göz yaralanmaları :

- Göze kimyasal bir madde değmişse ya da girmişse vakit kaybedilmeden su ile yıkanmalıdır. Suyun çok fazla temiz olması önemli değildir, vakit kaybedilmemelidir. Yıkama süresi 20 dakikadan az olmamalıdır.
- Göze katı veya toz halindeki maddelerin (çimento, kireç gibi) kaçması halinde önce bu maddeler (mesela pamukla) tamamen temizlenir, ondan sonra gözler iyice çalkanır.
- Gözün üzeri, göz boşluğunun çevresini de (urun, alın, yanak) örtecek şekilde, basınç yapmayan, steril bir bezle kapatılır.

ZEHİRLENME :

Zehirlenme Belirtileri Şunlardır :

- Baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma,
- Bilinç bulanıklığı, bilinç kaybı, bazen kramplar,
- Karbonmonoksit zehirlenmesinde deride vişne koyulğunda kızarma
- Solunum güçlükleri

Zehirlenmeler o kadar çeşitlidir ki kaynağını bilmeden kesin bir tedavi mümkü değildir. Buna karşın tüm zehirlenme olaylarında yapılan müşterek hareketler vardır. Bunlar şöylece sıralanabilir :
a - Hastaya midesindeki zehirli derişimi azaltmak için bol su verilmelidir.
b - Hastaya bol tuzlu su, sabunlu su, karbonat ya da hardallı su verilerek kusturulmalıdır.
c - Hastanın boğazı parmak yöntemi ile karıştırılarak kusturulabilir.
d - kusmuk temiz gelinceye kadar kusturmaya devam edilmelidir.
e - Hasta güçlükle nefes alıp veriyorsa suni solunum yaptırılmalıdır.
f - astanın ne içerek zehirlendiği biliniyorsa universal antidot denilen bir karışım verilebilir.

Universal antidot :
- İki kısım yanmış ve toz haline getirilmiş kızarmış ekmek,
- Bir kısım magnezi suyu,
- Bir kısım koyu çay.

DONMA (Hipotermi) :

Vücut sıcaklığını düşürerek hayatı tehtit eder hal almasına hipotermi denmektedir. Böylece bir duruma maruz kalmış kazazedeye uygulanabilecek ilk yardım şekilleri şunlardır;
a - Eğer aşırı ısı kaybetmiş kişi su içinden alınıyorsa, yatay bir şekilde sudan çıkarılmalıdır,
b - Eğer bilinci yerindeyse ılık ve hafif tatlandırılmış içecek verimelidir. Şuuru yerinde olmayan hastaya kesinlikle yemesi veya içmesi için bişey verilmemelidir.
c - Kazazedenin nefes alıp almadığı ve kalp atışları kontrol edilmelidir. Şayet nefes alamıyorsa suni solunuma başlamalı, kalbide atmıyorsa suni tenefüsle beraber kalp masajı yapılmalıdır.
d - Kazazede nefes almaya başlayınca ısınma yöntemleri uygulanmalıdır. Isınma yavaş yavaş uygulanmalıdır. (hızlı ısınma ölüm tehlikes oluştuabilir!!) hastaya ilave giyecekler giydirmeli, normal oda ısısında ısıtılmaya çalışılalıdır.
e - En iyi ısıtma yöntemi, sıcaklığı başta 37 derece olan sıcak su banyosudur. Hasta hazırlanmış olan sıcak suun içine daldrılacaktır. Banyodaki suyun sıcakığı bir kaç dakika içinde 44 dereceye çıkartılmalıdır. astanın şuuru yerine gelinceye kadar banyda tutulalıdır.
f - Eğer sıcak banyosu mümkün değilse, kazazede sadece yüzü açıkta kalacak şekilde yavaş yavaş battaniyelee sarılmalıdır.
g - Hastanın şuuru yerine geldikten sonra da, bir müddet durumu izlenmelidir.

Henüz yorum yazılmamış!

Aralık Ayı Yarış Takvimi

04 Aralık 2017

Aralık Ayı Yarış Takvimi

Dereotlu Mezgit

22 Mart 2010

Patatesleri kabukları ile tuzlu suda haşlayın. Domatesleri yıkayıp incecik dilimleyin. Kabağı yıkayın. Uzunlamasına ikiye bölüp dilimleyin.

ÜYE GİRİŞİ

BANNER

Yelkenci İlan Ver

Yazarlar

Facebook

BANNER

Dalgacı - Günlük Yatılı Turlar ve Özel Organizasyonlar

BANNER

Tutku Sailing Yacht / 0533 164 99 60

BANNER

Limbo Denizcilik - Tekne İnşa ve Tamir Malzemeleri / 0532 296 77 75

BANNER

Atölye Kürün – Ressam, Heykeltraş, Ürün Satışları ve Özel Tasarımlar

BANNER

Dövmeliyim

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

MarinTurk Marina'da kaçırılmayacak fırsatlar

BANNER

Özel İSTANBUL TIP MERKEZİ - 1998'den Bugüne Sağlıkla

BANNER

Yelken Eğitimi Atilla Gökova Sailing

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

Filtre.com.tr Endüstriyel Madde ve Malzeme İmalatı, Ticareti ve Mühendislik Hizmetleri Kartuş Filtre -Karbon Filtre - Torba Filtre üreticisi.

BANNER

StatCounter