Denizcilik, Amatör Denizcilik, Özel Yatlar, Kulüpler ve Mevzuat
25 Mart 2002, 14:39 0

Denizcilik, Amatör Denizcilik, Özel Yatlar, Kulüpler ve Mevzuat

Denizcilik ve deniz ticareti, günümüzde degeri giderek artan, zorunlulugu tartısılamaz, ulusların yaşam yollarını açan ve yayan, onlara mutluluk, zenginlik, güç saglayan, saygınlık kazandıran bir ugraş, bir özellik, bir olgu.

Tarihte denizcilige erken adım atmış uluslar, günümüzde hala o ilk adimların ivmesi ile gelismelerine devam ediyorlar, yenileniyorlar, hiç yavaslamiyorlar. Kuvvetli ekonomilere sahip uluslarin arkasinda tarihten gelen denizcilikleri yatiyor.

Dünyayi kesfedenlerin amaçlarina ulasmak için önce denizci olmak zorunda kalmis olmalari tarihi bir gerçek. Kesifler ve buluslar kara, deniz, hava ve uzay siralamasi içinde yol alirken, cografi konumumuz ve tarihi misyonumuz sonucu denizcilige geç adim atan uluslardan birisi olarak biz Türkler, ayni siralama içinde gelismek ve yetismek için herkesten hizli yürümek, hatta kosmak zorundayiz.
Büyüyen ekonomisi ile Türkiye'nin günümüzde denizlerden uzak, denizcilikten yoksun yasamasina olanak yoktur. Iyi yasamak için kuvvetli olmak, kuvvetli olmak için bilgi ve beceri sahibi olmak temel kosuldur.

Toplumun süratle denizcilesmesi, ulusun merak güdüsünü ve ülkenin cografi konumunu noksansiz degerlendirmekle mümkündür. Hem üç tarafi denizle çevrili bir ülke olacak, hem de denizcisi ve denizciligi olmayacak; mümkün mü? Hem ekonomi büyüyecek, hem de mevzuat oldugu yerde sayacak; mümkün mü? Hem denizci olmak isteyeceksin, hem de denizden korkacak, denizle hasir nesir olmamak için bin dereden su getireceksin, her isi yokusa süreceksin; olur mu?

Bizler, amatör denizciler, olaylara kendi açimizdan bakarak yaklasir ve ilkelerde anlasirsak, iyilestirmelere yön verecek düsüncelerin ilgili kurumlara iletilmesi kesinlikle mümkün olacaktir. Asagida yazilanlar, merakli sade vatandasin canini hergün sikan, onun hareket alanini daraltan, vatandaslik hak ve hürriyetlerini kullandirtmayan uygulamalara isaret ederken, bunlarin terkedilmesi ile onun daha mutlu yasayabilecegini anlatmaya yöneliktir.

Mevzuati yapanlar da, uygulayanlar da, biz amatörler de ayni ülkenin vatandaslari, ayni toplumun bireyleriyiz, aslinda yok birbirimizden farkimiz. Bu itibarla, genis anlamda amatörlügün, dar anlamda amatör denizciligin degeri ve önemi üzerinde anlasmakla, sonuca süratle ulasacagimiz kesindir.

Mesleklerin kendine özgü dilleri oldugu gibi denizciligin de vardir. Örnegin, aralarinda konusurken tip doktorlarini herkesin anlamasi mümkün müdür? Nitekim tarih boyunca Akdeniz'li denizciler de, kökeni Italyanca olan kelimeler kullanarak anlasmislardir. Günümüzde ise denizlerde derdini anlatmak artik denizci Ingilizcesi -Marine English- ile mümkündür. Bir ortak dil her zaman gerekmistir.

Ne var ki, Hint-Avrupa kökenli dillerden olmayan Türkçe'mizde, zaman içinde denizciligin ortak terimleri deformasyona ugratilmakla, konu çaprasik hale gelmistir. Örnegin yat kelimesi Felemenkçe kökenlidir ve "av ve/veya avlamak" anlamina gelir, "yaghd" olarak okunur, fonetigi uymadigi için de bize yat olarak aktarilmis, anlami bir kenara itilmistir. Ayni kelimenin Italyanca ve Ispanyolca'da da yat olarak kullanilmakta olmasi ise bu çarpilmayi degistirmemektedir. Örnegin safety valf için seydi valf, salter için sartel, vibrasiyon için librasiyon dendigini, hatta yazildigini çok sik duyar ve görürüz. Bu durum, insanlarin yaptiklari iste kullandiklari özel dili anlamak için titizlenmekten kaçinmalarinin sonucudur. O anda önemli olan benzer bir kelime ile durumu geçistirmektir. Oysa kullanilan kelimenin anlami ögrenilmek istenmeyince yapilan isi tarif etmek güçlesir, anlasmak mümkün olamaz.
Üstüne üstlük, dil farkliliklarina dayali bu kargasa, günümüz denizciliginde ortak dil olarak Ingilizce'nin kullanilmaya baslamasi ile birlikte daha da içinden çikilmaz hale gelmektedir. Çok uluslu gemi mürettebatinin anlasmakta zorlanmasi nice deniz kazalarina neden olmaktadir, Istanbul Bogazinda, Poyrazköy önlerindeki son tanker kazasini unutmamak gerek.

Anlasmazlığın bir baska örnegini mevzuatimizda görmek mümkündür. Mevzuatimizda yatlar ve tipleri için "yat tipinde insa edilmis tekneler" ya da "karma yat" gibi tanimlamalar kullanilmaktadir.
Bu tanimlamalarin yatçilar arasinda kullanildigini görmek mümkün degildir. Mevzuat disinda, kavram yanlislarina bir baska örnek rüzgar isimlerinden verilebilir; Ekvatora yakin bölgelerde dogudan esen ve Ingilizce'de Trade Winds olarak adlandirilan rüzgarlar, dilimize fütursuzca yapilan tercüme ile Ticaret Rüzgarlari olarak geçmistir de, buradaki Trade kelimesinin anlaminin Latincedeki Trado kelimesine dayandigi ve direction-yön anlamina geldigi bilinmemistir. Bu baglamda Trade kelimesinin ticaret ile uzaktan yakindan bir ilgisi yoktur. Ayni rüzgarlarin Fransizca karsiligi olan Alizeleri ise, uygun bir karsilik bulunamadigi için olsa gerek, kimse ticaret rüzgarlari olarak tercüme etmemistir.

Bu özensizliklerin devaminda, insanlarin sevgi ve özveriye dayali amatör ugraslarinda mevzuat yönünden karsilastiklari olumsuzluklarin temelinde bir anlasmazlik ve anlamazligin yatmasi, konunun üzerine insanin mutlulugunu gözeten bir titizlikle egilinmemesi, denizle ugrasan kesimlerin tümünün ayni kefeye konulmalari normal olarak kabul edilmektedir.

Amatör denizcilerin bu yanlisliga çözüm aramalari, kendi mutluluklari ve özgürlükleri için çalismalari, konumlarini anlatarak isteklerini ortaya koymalari geregi bu nedenle dogmakta, hareket alani bilerek ya da bilmeyerek ama giderek daraltilmaya çalisilan bir ugrasin gelecekte hangi kaynaklardan besleneceginin ve yenileneceginin düsünülmesi gerekmektedir ki, bu nedenle kavramlar, kurallar, uygulamalar tekrar tekrar gözden geçirilmelidir.

1) Özel Yat

Amatör yatçilari gemi adamlarindan, özel yatlari ticari yatlardan ve ticaret gemilerinden ayri tutmak vazgeçilmez bir ilke olmalidir.

Mevzuatta yatlar ve tipleri dogru tanimlanmalidir, örnegin;

"Gezi ve spor amaci ile kullanilan ve yat tipinde insa edilmis tekneler" veya

"Gezi ve spor amaci ile kullanilan pek de küçük olmayan tekneler"

bu arada

"Karma yat" gibi, yaniltici, karmasik tanimlamalara gerek yoktur. Örnegin "Karma yat" bir yat cinsi degildir. Uluslararasi yatçilik terminolojisinde de böyle bir isim yoktur. Karma yat tanimlamasi özellikle ülkemizde kullanilmakta olan guletleri tarif etmek için seçilmis olabilir. Oysa guletler yelkenli yat sinifina girerler. Ne var ki "karma yat" ile Ingilizce'de Motor Sailer denilen tipteki yatlar da kastedilmis olabilir.

Bu tipteki yatlarin "yelkenli yat" olmak özellikleri degismez. Yelkenli yatlardan, yelkenle eristigi sürate motoru ile ulasabilenlere Motor Sailer denir. Bu tanimlamanin her iki cins yatin özelliklerini kismen tasidiklari varsayilan kaba saba tekneler için kullanildigi dönemler çok gerilerde kalmistir. Bir zamanlar bu kaba saba teknelere fifty/fifty hatta ninety/ninety de denmistir.

Yatlar yürütme kuvvetlerine göre sadece iki sinifa ayrilirlar; Yelkenli Yat ve Motoryat. Yelkenli yatlar motorsuz olabilirlerse de, günümüzde hemen hepsinde bir veya daha fazla motor vardir.

Yati anlatmak için uzaklara gidip kavram kargasasina düsmeye hiç gerek yoktur. Yatin en dogru tanimini Denizcilik Federasyonu'nun 1934 yilinda -tarihe dikkat: bindokuzyüzotuzdört- yayinladigi yelken teknelerinin evsafi'ni belirleyen "Insa Sartlari ve Ölçü Talimatnamesi"nde bulmak mümkündür. Talimatnamede; "Deniz Yatlari, açik denize çikabilecek, sabit omurgali, güverteli ve kamarali teknelerdir", denmekle en uygun ve basit tanimlama getirilmistir. O günden bu güne bu tanimlama degismemistir ve kuskusuz motoryatlar için de aynen geçerlidir.

Burada ayrica düsündürücü olan husus Denizcilik Federasyonu'nun Yelken ve Kürek Federasyonlari olmak üzere ikiye ayrilarak tarihe karistigi dönemde de sonrasinda da hiç kimsenin motoryati düsünmemis olmasidir. Oysa motoryat da bir spor aracidir.

Diger taraftan, ticari yat tanimi da tam oturmus gözükmemektedir, keske bu yatlara sadece kiralik yatlar veya çarter yatlari denmis olsa idi.

Özel yata gelince; "Özel yat" sadece gerçek kisilere ait olan ve menfaat temin etmek amaci ile kullanilmayan yattir. Bir özel yat, birden fazla gerçek kisiye ait olabilir. Özel yat kisisel yattir.

2) Özel Yatlara Kimlik

Özel yatlarin limanlara kaydi kolaylastirilmali, özel yatlar için limanlarda bir "Özel Yat Kayit Defteri" açilmali ve uluslararasi geçerliligi olacak Gemi Tasdiknamesi veya "Özel Yat Kayit Belgesi == Certificate of Registry for Private Yacht" düzenlenmelidir.

Halen kullanilmakta olan "Özel Yat Kayit Belgesi" bu görevi yerine getirmemektedir.

Özel Yat Kayit Belgesi yatin sahipligini belirten bir belge olmalidir. Denize Elverislilik Belgesi'ni çagristirmamalidir. Özel yatlar 4922 sayili Denizde Can ve Mal Koruma Hakkinda Kanun kapsaminda degildirler ve olmalarina gerek yoktur. Oysa yürürlükte olan belge Liman Idarelerince Denize Elverislilik Belgesi gibi yorumlanmaktadir. Diger taraftan özel yatlar SOLAS kapsaminda da degildirler. Liman Idareleri ise, yürürlükteki Özel Yat Kayit Belgesi'nin -üzerinde öyle yazdigi için- 4922 sayili kanuna göre düzenlenecegi gerekçesi ile yatlarda SOLAS'a uygunluk aramaktadirlar. Ayrica belgenin görünümü de kötüdür. Fotokopiden resmi belge olmaz, özellikle yabanci limanlarda ülkemizin itibari zedelenmektedir. Belge için kiymetli matbu evrak kullanilmalidir.

Özel yatlarin tonilatolari üç boyut kuralina göre hesaplanmaya devam edilmeli, güverte alti tonilatosu için katsayi olarak 1/5, net tonilato için 1/4 oranlari uygulanmalidir. Örnek: boy x genislik x derinlik / 2,83 x 1/5 == gros tonilato x 1/4 == net tonilato. (100 feet³ == 2,83 m³ == 1 Tonilato)

Bir limana kayitli olmakla, özel yatin sahipligi fatura disinda bir belge ile kanitlanmis olacaktir. Kimi özel yatin faturasi bulunmayabilir, örnegin yat, sahibi tarafindan insa edilmis olabilecegi gibi, gerçek kisiler arasinda el degistiren yatlar için fatura düzenlenememis de olabilir.

Ayrica ve öncelikle limana kayitli bir yatin sahibi olarak Türk bayragini tasima hakkina kavusmak, vatandaslik bilincini güçlendiren, yücelten, onur ve vekar yüklü bir duygudur. Bayrak tasimak, bu hakka resmen sahip olmak, bayragi usulünce tasimak, denizin ve denizciligin temel ilke ve kurallarindandir.

Özel yatin yurt disina satilmasinda, liman kaydi silinerek, ticaret gemilerinde oldugu gibi, terkin belgesi (temiz kagidi) düzenlenmelidir. Yurt disina satislarda, alici kendi ülkesinde yatin kaydini liman siciline bu belge ile yaptiracaktir. Yabanci ülkelerde kullanilmis yat ithali yasak degildir.

3) Kullanilmis Özel Yatlar

Çogu ülkede kullanilmis özel yatlarin ithali ve buna bagli bayrak degistirmeleri serbesttir. Ülkemizde bu olanak sadece büyük gemilere taninmis, yatlara ise yasaklanmistir, neden? Rekabetin gelismeyi hizlandiran, ülkelerarasi sermaye akimlarini büyüten etkisi unutularak, tam aksine kimi sanayi dallarinin ancak korunmakla yasayabilecekleri korkusuna yenik düsüldügü için mi? Yurt disinda oturanlarin kullanilmis otomobil veya yat ithal etmeleri onlara bir hak olarak taninmisken, yurt içinde oturanlara ayni hak taninmamistir, neden? Yoksa yurt disinda oturmakla vatandaslik haklarimizda bir degisiklik mi söz konusudur? Kullanilmis özel yatlarin kisisel olarak ithali, yerli yat üretimini kösteklemek yerine yönledirip gelistirecek, daha iyiyi, saglami ve güzeli çok sayida üretmek yönünde motive edecek, yabanci sermaye girisimlerinin hizlanmasini, yat turizminin ve asil önemlisi yatçiligin gelismesini olumlu yönde etkileyecektir.
Vatandasin isteklerini ve bütçe olanaklarini önemsemeyerek, onu, amatör ugrasini kendi bayragi yerine, yabanci bayrak altinda sürdürmeye mahkum etmenin anlami var midir? AB üyeligine geçince, herhalde kalkacak olan bu kisitlamayi, ticaret gemileri için onca çaba harcanarak yillar sonra nihayet yürürlüge konulabilmis Uluslararasi Gemi Sicili dikkate alindiginda, bugünden kaldirmak daha dogru olmayacak midir? Neden bir Ingiliz ya da Alman ya da baska bir Avrupali yatçi yurt disinda satin aldigi kullanilmis bir yati kendi bayragina geçirebiliyor da, bizler yapamiyoruz, neden?

4) Özel Yatlara Vergi

Özel yatlar boylarina ya da tonilatolarina göre vergilendirilmelidir. Özel yatlardan motor gücüne göre vergi almak, denizciligin gelismesini gerçekten önledigi gibi, denizciligin tesviki düsüncelerine de ters düsmektedir. Bu konuda dis ülkelerden model bulmak kolaydir ve isin dogrusu, su hatti boylari 11 metreden kisa olan özel yatlardan hiç vergi almamaktir.

Özel yat sahipligi ve kullanimi ülkemizde henüz yayilacaktir; daha isin basinda oldugumuz için, desteklenmesi, tesvik edilmesi gerekir. Yati lüks esya sanarak vergilendirmekle, vatandaslar denizden ve denizcilikten uzaklastirilmaktadir. Denizcilikten uzak yasamakla ülkemizin ne denli agir ekonomik bedeller ödemekte oldugunu ise bilmeyen kalmamistir.

Yerli yat üretiminin gelismesini önleyen engellerin basinda yatlardan alinan vergiler gelmektedir. Vergi yolu ile yat sahibi olmayi önlemek yerine yatlar için barinak üretmek, üretilmisleri de, örnegin balikçi barinaklarini, yaygin kullanima açarak denizciligin ve yatçiligin tesvikinde sayisiz ulusal çikarlar vardir.

5) Kisitlamalar neden?

Özel yat kullanimini, boy, tonilato, motor gücü, sürat, güvenlik donanimi veya herhangi bir baska nedenle sinirlamanin geregi yoktur. Yürürlükte olan bütün sinirlama ve kisitlamalar kaldirilmalidir. Amatör denizciligin gelismesini engelledikleri için asil dogru olan davranis, bunlardan kaçinmaktir.

Yatçi hangi cins, sinif, tip ve boyda bir yata sahip olacagini ve onu nasil kullanacagini, yati ile ne zaman ve nerelere kadar nasil ve kiminle birlikte gidecegini idrak etmekten aciz degildir.

Salt mantik açisindan bakildiginda sinir ve kisitlamalarin kendiliginden olustugu görülecektir. Örnegin boyu 40 metre olan bir yati sahibi zaten tek basina kullanmayacaktir. Bu boyutta bir özel yatin bir gerçek kisi adina kayitli olmasi ekonomik nedenlerle de tercih edilmeyecektir ve yat bir sirkete maledilerek Ticari Yat sinifina girecektir. Ticari yatlarin tabi olduklari mevzuat bellidir. Buna ragmen, bir sirketin mali olan özel yat niteligindeki yatlarin, menfaat karsiliginda insan tasimakta kullanilan gerçek anlamdaki ticari yatlardan kesinlikle ayrilmalari gerekecektir.

Kisitlamalar ile ilgili bir diger örnek sigorta konusunda verilebilir; hernekadar yatlarin sigorta ettirilmesi istege bagli ise de, sigorta sirketleri gerektiginde yatin cins, boyut ve diger özelliklerine göre yaptirimlar getirebilmektedir.

6) Amatör Denizci Yeterlik Belgesi, Özel Yatlar ve Kulüpler

Özel yat kullanmak için gerekli tek belge "Amatör Denizci Yeterlik Belgesi" olmalidir. Avrupa Birliginde uygulama bu yöndedir, tek tip belge uygulanacaktir. Bu belgenin ülkemizdeki "Amatör Denizci Yeterlik Belgesi"nden farki yoktur. Belgeyi almak için sinava gireceklerde aranacak temel bilgi bugünkünden farkli olmamalidir, nitekim AB de degildir. Ancak belge AB'ne uygun sekilde yeniden isimlendirilmelidir.

"Amatör Denizci Yeterlik Belgesi" alabilmek için yas hududu 16 ya indirilmelidir. Bu suretle sinavdan geçecek genç yasta daha çok vatandas denize temel bilgileri edinmis olarak yönelecektir. Örnegin Almanya'da yas hududu 16 dir. Alman gencinin Türk gencinden ne farki vardir? "Amatör Denizci Yeterlik Belgesi"ni Türkiye Yelken Federasyonu'nun görevlendirecegi ve yetkilendirecegi kulüpler vermelidir. Bu görev ve yetki deniz sporlari ile ugrasan kulüplerin güçlenmelerine yardimci olacaktir. Güçlü kulüpler yaygin amatörlügün ve basarili sporcularin yuvasidir. Bu kulüplerde alinacak kurslardan geçmis kisilerin sinavlardaki basarililik oranlari daha yüksek olacaktir.

Saglik raporu gerektiren hallerde devlet hastanelerini özel hastanelerden, devlet hastanelerinde çalisan doktorlari özel doktorlardan ayri tutan görüse son verilmelidir, bütün doktorlar Hipokrat yemini etmis namuslu, serefli insanlardir ve bu ülkenin vatandasidirlar. Vatandas yokusa sürülmemelidir. Tam Tesekküllü Devlet Hastanesi ile Tam Tesekküllü Özel Hastane arasinda bir fark mi vardir? Hastanenin tam tesekküllü olmasinin gerekçesi var midir? KBB ve göz doktorlari bu hastanelerde çalistiklari zaman farkli bilgi ve beceriye mi sahiptirler? Kaldi ki amatör bir ugras sahibi olmak için saglik raporu alinmasinin gerekliligini anlamak ve anlatmak olanak disidir. Özendigimiz Bati'da böyle uygulamalar yoktur.

Ayni düsüncenin devaminda, özel yatlarin, sahiplerinin istegine bagli olarak, limanlar yerine deniz sporlari ile ugrasan kulüplere kayitli olmalari ve "Özel Yat Kayit Belgesi"ni bu kulüplerin düzenlemesi seçenegi de düsünülmelidir. Bu takdirde Liman Idaresi kulüplerce düzenlenmis belgeleri bedelsiz onaylamakla yetinerek yata Türk bayragini tasima hakkini tanimalidir. Özel yatlarin sicil kayitlari kulüplerde tutulabilmelidir. Böylelikle kulüplerin amatörlük ile spor arasindaki iliskiyi çok daha iyi degerlendirmelerine ve gelistirmelerine olanak saglanmis olacaktir. Sosyal yasamimizin son derece önemli ve degerli unsurlarindan birisi olan kulüpler, ideallerin ve ihtiyaçlarin biraraya geldigi odak noktalaridir. Özenle kurulmali, özenle yasatilmalidirlar.

Bir özel yatin yönetimi için, boyutlari, tonilatosu, çikacagi seferin süresi ve uzakligi ne olursa olsun, içinde bulunan kisilerden sadece birisi "Amatör Denizci Yetelik Belgesi" ile sefer sorumlulugunu üstlenebilmelidir. Yatçi hangi boy yatla hangi tür sefere, kaç kisi ile çikabilecegine daima en iyi kendisi karar verir, zeka yoksunu degildir, kendisine ve birlikte yola çikacagi arkadaslarina güveni vardir. Bati ülkelerinde 3 direkli 45 metre boyunda yatlari dahi tek kisinin kullanabildigi bilinen bir gerçektir. Oralarda ülkenin sosyal, ekonomik ve teknik gelismesinin yasaklarla saglanamayacaginin bilincinde olan yetkililer bu kisileri hiç bir sekilde engellemezler, bilakis onlara yardimci olurlar. O ülkelerde vatandaslarin çogunlugunun zaten bir amatör ugrasi vardir ve kendilerine uygulanmasini istemedikleri bir kisitlamanin baskasina da uygulanmasini istemezler, yetkililer vatandaslik bilinci ile düsünerek hareket ederler, bütün buluslarin ve kesiflerin temelinde daima bir amatör dürtünün yattigini bilirler.

"Amatör Denizci Yeterlik Belgesi" ömür boyu geçerli olmalidir. Iki yilda bir tekrarlanan göz ve kulak muayenesi kaldirilmalidir, ya da doktorlarin meslek yeminine saygi duyulmali, hastane ayirimi yapilmamalidir. Kara tasiti kullananlarin Sürücü Belgesi'nin geçerliliginin devami için böyle bir kisitlama yoktur ve dogal olan da zaten budur. Bu itibarla "Amatör Denizci Yeterlik Belgesi"nin geçerliliginin devami için de bir kisitlama olmamalidir. Vatandasin hangi araci ne zaman kullanamayacagina kendisi ve/veya doktoru karar verecektir. Türk vatandasini kendini bilmekten aciz ve sorumluluk duygusundan yoksun saymak, onu vatandas saymamak kadar güçlü bir olumsuzluk örnegidir. Üyesi olmaya çabaladigimiz AB'nde amatör vatandaslar için bu tür kisitlamalar yoktur. Yeterlik belgesi 40 yil önce dahi alinmis olsa geçerliligini yitirmemekte ve yillar içinde ne göz ne de kulak muayenesi yapilmaktadir. Vatandasa saygi duymak ve ona inanmak esastir.

"Amatör Denizci Yeterlik Belgesi" sadece özel yatlarda geçerli olmali, ticari amaçla kullanilan baska hiç bir deniz aracinda geçerli olmamalidir. Bu belge amatör kisiligi yansitan özellikli bir belge olmalidir. Özel yat niteligindeki sirket mali yatlar da ayni belge ile kullanilabilmelidir. Ticari yatlarin kulüplere kayitli olmalari mümkün olamayacagi için, sirket adina kayitli yatlarin özel olup olmadiklarinin en dogru, en saglam, inanilir yanitini ve kanitini kulüpler saglayacaktir.

8) Amatörlük

Insanlarin amatörce yaptiklari islerde bilgisiz olmalari beklenemez. Amatörler bir isi sevgiyle ögrenerek, usulünce uygulayan, deneyimlerini degerlendiren, yenilikleri devamli takip eden, becerikli, istekli, merakli, disiplinli, okuyan, kendi aralarinda yaygin bilgi alis verisinde bulunan insanlardir. Amatör kelimesi Latince kökenlidir ve "sevmek" anlamini içerir. Amatör, bir isi severek yapan kisi demektir. Amatörler sevmeyecekleri bir ugras seçmezler. Kurallara uyarlar, kendi güvenliklerine de baskalarinin güvenligine de önem verirler, çevrelerine saygilidirlar. Amatör denizcilik, bilgi ve disiplin gerektiren, onurlu bir ugrastir. Amatör denizcilerin de acemilik dönemleri vardir, ancak bu dönemi çabuk asarlar.

Amatör denizcilerin bilgi ve becerilerini arttirabilecekleri özel denizcilik kurslari ülkemizde ve baska ülkelerde verilmektedir. Bu kurslara katilmak gönül isidir, bir kosul olmamalidir. Burada en büyük görev kesinlikle kulüplere düsmektedir. Kurslarin nitelik ve nicelikli olarak yaygin hale getirilmeleri kulüplerin isi olmalidir.

Unutmamak gerekir ki, sayilari bütün dünyada giderek artan amatör denizciler, dünya çapinda bir sanayi dalinin, devamliligi olan ve kendini durmaksizin yenileyerek büyüyen müsteri potansiyelini olusturmaktadirlar.

Bu arada iki gözü de görmeyen bir Ingiliz vatandasinin yelkenli yati ile Atlantik Okyanusunu tek basina asmis oldugunun,
16 yasinda Japon gencinin tek basina Pasifik Okyanusunu geçtiginin,
18 yasinda Amerikali genç kizin tek basina ve hiç deniz tecrübesi olmaksizin (ayrica ehliyeti de olmaksizin, çünkü ABD'nde deniz ehliyeti yoktur) dünyayi turladiginin, hatiralarini yazdigi kitabin bestseller oldugunun,
82 yasinda Fransiz denizcisinin dünyayi tek basina döndügünün,
Atlantik Okyasunun sörfle, lastik botla,
Pasifik Okyanusunun salla geçilmis oldugunun,

sayilari bilinmeyecek kadar çok özel yatin ve amatör denizcinin dünyanin her tarafinda sevdikleri bu sporu uygulamakta olduklarinin da, unutulmamasi gerekir. Amatörlük budur.

Amatörlük sinirsiz ve sonsuz bir ugrastir, bir yasam seklidir, sabirdir, disiplindir, bilgidir, beceridir. Amatör denizcilik ve yatçilik spordur, hiç bir sekilde engellenmemesi, tam tersine, önündeki engellerin kaldirilmasi gerekir (Bakiniz T.C. 1982 Anayasasi, Madde 59).

9) Özetle;

Özel yat tanimi sadece kisisel sahip olunan yatlar için kullanilmalidir. Bu arada sirket mali özel yatlarin da var olabilecegi unutulmamalidir.

Özel yatlara uygulanan bütün kisitlamalar, boy, tonilato, motor gücü, sürat, donanim, donatim, ithalde yas siniri, sefer bölgesi, vs, vs, kaldirilmalidir.

Özel yati "Amatör Denizci Yeterlik Belgesi"ne sahip tek kisi yönetebilmelidir.

Özel yatlarda bulundurulacak güvenlik donanimi, yangin söndürücü, balta, saglik çantasi ve maytaptan öteye gitmemelidir. Sorumlulugunun bilincinde olan amatör yatçi nasil olsa bunlardan çok daha fazlasini yatinda tasiyacaktir. Denizin gereklerine göre üretilmis özel giysileri yaninda can yelegi dahi çogu zaman her yatçinin kendi malidir.

10) Yurt Disi Seferleri

Yurt disina çikarken yatin, sahibinin pasaportuna kaydedilmesine son verilmelidir. Ticaret gemilerinde böyle bir uygulama yoktur. AB ülkelerinin hiçbirisinde böyle bir uygulama yoktur, zaten olamaz da. Bir gemi kaptanin pasaportuna kaydedilmez, çünkü liman kaydi vardir. Sahibinin düzenleyecegi yetki belgesi ile baskasi da bir yati yurt disina çikarabilmelidir.

Özel yatla yurt disina çikmak için pasaport, gümrük, liman ve saglik karnesi kontrolü kaldirilmalidir. Bürokratik yükü arttirmaktan öteye hiç bir sonucu olmayan Transit Log'un Türk bayrakli özel yatlara uygulanmasina son verilmelidir. Vatandasi ve devleti gereksiz mesgul eden bu uygulamanin anlami kalmamistir, tek ve asil yarari ise, geçmisteki agir ve daha anlamsiz uygulamalari unutturmak olmustur. Transit Log ülkemize gelen yabanci bayrakli özel yatlar için de artik uygulanmamali, yerine çok basit "tek yaprak-tek belge" sistemine süratle geçilmelidir.

Pasaport sahibi her Türk vatandasi diledigi anda, bir özel yatla karasularimizin herhangi bir noktasindan, herhangi bir kontrole veya izne gerek olmaksizin, yurt disina çikabilmelidir. Özel yatlarla yurt disina seyahat edenler için gerekirse gümrük kontrolü sadece yurda dönüste yapilmalidir. ABD, Ingiliz, Alman ve diger bir çok ülke vatandasi böyle yasamaktadir. Onlara kendi ülkelerinde taninmis bu hak Türk vatandaslarina neden taninmaz? Türk vatandasi olmak, ülkesinden çikisi kontrol altinda tutulmasi gereken bir özellige sahip olundugu anlamini tasimamalidir. Türk vatandaslarina kendi ülkelerinde yabanci turist muamelesi yapilmamalidir. Aralarinda yer almaya çalistigimiz gelismis ülkelerde vatandaslarin pasaportlarinda giris çikis damgalari için ayrilmis sayfalardan olusan bir bölüm yoktur.

Ingiliz vatandaslari özel yatlari ile yurt disina çikarken posta yolu ile sadece Gümrük Idaresine bir form göndererek bilgi verirler, yatin sahibinden ya da yöneteninden baska kimsenin adini dahi belirtmezler. Bu belge "Ingiltere vatandasi olarak ben, özel yatimla bir süre yurt disinda olacagim, bilginiz olsun" anlamini tasimaktadir. Ingiliz yatçilarina ülkelerinden yatlari ile nasil ayrildiklarini sorun; alacaginiz cevap sadece "we just go" olacaktir.

Alman yatçilarin yatlari ile ülkelerinden ayrilirken hiç bir islem yapmalarina gerek yoktur. Alman yatçilari ancak 72 saati asan bir sefer için yanlarinda götürecekleri kumanyanin ya da baska sarf malzemesinin KDV sini geri alabilmek için gümrük idaresine basvururlar, sistem vatandasin yararini ve rahatini gözeterek isler. Sistem vatandasi yüceltir, yormaz, biktirmaz.

Polisin pesinde oldugu suçlularin yurt disina kaçmak için pasaport sahibi olmalari yeterlidir ve hatta bu kisiler pasaportlari olmadan da yurdumuzu hudutlarimizin veya karasularimizin herhangi bir noktasindan terkedebilmektedirler. Yurt disina çikisi mahkeme karari ile yasaklanmis, karar kendisine usulünce teblig edilmis, pasaportu elinden alinmis ve ismi bütün hudut kapilarina bildirilmis hangi suçlu, pasaport polisi kontrolünden geçerek kaçmayi deneyecektir ki? Durum böyle olunca suçsuz vatandasin kontrol edilmesi için gerekçe nedir? Tek gerekçe vergi borcu mudur? Bunun bir baska yolu yok mudur? Devlet, kendi vatandasini kollamak, ona yabancilardan farkli davranmakla yükümlüdür. Devlet, vatandasina inanmak, onun mutlulugunu saglamak zorundadir. Devlet, vatandasi amatör ugrasi nedeni ile bilgisiz, beceriksiz, idraksiz, hatta kaçakçi ve potansiyel suçlu olarak görmemelidir. Tam tersine, devletin kontrol organlarinin amatör yatçilardan, onlarin deniz sevgileri, çevre bilinçleri, dogaya saygilari yaninda, güçlü vatandaslik duygularina inanarak ve dayanarak saglayabilecegi sayisiz ulusal yararlar vardir.

11) Saglik Karnesi

Türkiye öncü rolü oynamali, özel yatlar için Saglik Cüzdani düzenlenmesine son vermelidir. Kanuna göre Saglik Cüzdani kabotaj hakkina sahip, yani Türk karasulari içinde ticaret yapan gemiler için gereklidir. Özel yatlar ticari amaçla kullanilmayan yatlardir. Karasularimizda seyreden özel yatlar için Saglik Cüzdani düzenlenmesinin ne geregi vardir? Veba, kolera, skorbut, frengi gibi hastaliklarin gemilerle ve gemi adamlari ile ülkelerarasi bulasmasi tarihe karismistir.

Dünyayi tehdit eden AIDS hastaligi varken ve yayilmasi önlenemezken bulasici hastaliklarin ülkelerarasi yayilmasinda tek suçlu olarak gemiler ve gemiciler yaninda, yatlari ve yatçilari da görmenin anlami yoktur.

Kaldi ki 50 net tonilatodan küçük gemilerden saglik resmi alinmayacagi kanun hükmüdür. Saglik resmi ödemeyen gemilerin saglik cüzdani tasimalarina da gerek olmamalidir. Özel yatlarin büyük çogunlugu zaten bu tonilatonun altindadir. Özel yatlar bu tonilato hududunu asmis olsalar dahi saglik cüzdani almalarina gerek olmamalidir.

Günümüzde yatlarla ülkelerarasi tasinacak hastalik kalmamistir. Saglik karnesi uygulamasina uluslararasi anlasmalar geregi son verilemiyorsa, yurt disindan gelen Türk bayrakli bir özel yatin ilk ulasacagi ve deniz giris kapisi olan bir limanda 6 saat süre ile karantina bayragini çekerek demir yerinde beklemesi yeterli olmali, yatin bekledigi süre içinde ilgili saglik görevlisi kontrole gelmezse, vatandas yurda girmis sayilmalidir. Bulasik ülkelerden gelen Türk bayrakli özel yatlarin ise saglik kontrolünden geçmeleri zorunlu olmalidir. Burada yatçi vatandasa güvenmek esastir. Sorunlar dogru anlatilirsa yatçilar kurallara mutlaka uyacaklardir.

12) Gümrük

Yurt disindan gelen özel yatin demirde bekledigi 6 saatlik süre içinde Gümrük Idaresi de dilerse yati kontrol etmelidir. Vatandas beraberinde Gümrük Vergisi ödemesini gerektiren esya getirmis ise zaten gümrüge kendiliginden basvuracaktir. Gümrük Idaresi bir yatin demirbas defterinde kayitli olmayan veya faturasi bulunmayan demirbas niteligindeki malzemeden dolayi yatin sahibi ya da kullanani hakkinda kovusturma açmak hakkina kosulsuz sahiptir.

Yatçilarin kötü niyetli olup olmadiklari, kaçakçilik edip etmedikleri kontrol edilmek isteniyorsa, bu zaten kiyilarimiz boyunca her zaman ve her yerde Sahil Güvenlik Teskilati ile Gümrük Idareleri tarafindan yapilabilmektedir. Ne var ki kontroller genelde ihbar kosuluna bagli olarak yapilmalidir.

Özel yatlarda demirbas defteri bulundurulmasi ciddi bir uygulamadir, devam etmelidir, ancak demirbas defteri yerine yata ait malzemenin faturalarinin saklanmasi da yeterli olabilmelidir. Bunlar vatandasin beyan hakkini kullanmasi ve kanitlamasi için gereklidir. Bu uygulama ile özel yat sahiplerinin alinlari hep açik olacak, Idare karsisinda çekinecekleri hiç bir seyleri olmayacaktir.

Dünyamizin bas belasi uyusturucu kaçakçiligina en sert tepkiyi gösteren ülkelerden birisi olan ABD'de Sahil Güvenlik Teskilati (US Coastguard) karasularinda seyreden bütün yüzer araçlari, bu arada ülkeye yurt disindan dönen özel yatlari dahi, sahibinin de yardimi ile didik didik arayarak, içinin neredeyse tamamini sökebilmektedir. Görevlilerin yati aramalarina yardimci olmakla yükümlü olan yatçi, sahip oldugu vatandaslik bilinci ile hem uygulamaya direnmeyi aklina dahi getirmez, hem de Coast Guard'in bu yetkisini vatandaslarini rahatsiz etmek, korkutmak, canindan bezdirmek için kullanmadigini bilir. Nedenler dogru açiklanirsa, amatör yatçilarin da baska türlü bir düsünce ve davranis içinde olmayacaklari kesindir.

Bir yatin, sahibi ya da yetkili bir kisi tarafindan yurt disina çikarildiktan sonra satilarak geriye getirilmeyecegini düsünmek ve yati onu çikaran kisinin pasaportuna kaydetmek ilkel bir uygulamadir. Kullanilmis ya da yeni olup olmadigina bakilmaksizin, yat ihraç etmek yasak bir eylem degildir ve yatlar da gemiler gibi bulunduklari yerde ve begenildikleri anda satilabilmelidirler, satinalinabilmelidirler.

Limana kayitli bir yatin yurt disinda satilmasi halinde, kaydi silinirken satisin Gümrük, Vergi veya baska bir idare ile ilgisi varsa geregi yerine getirilecektir. Yurt disina çikan özel yatlarin Gümrük Idaresince sahiplerinin pasaportlarina kaydedilerek geri getirilmelerini saglamak amacini tasiyan uygulama, mantiktan yoksundur, gereksizdir, zararlidir ve asil önemlisi; vatandasi asagilayici nitelik tasimaktadir.

Alici bulan yat her zaman ve her yerde satilabilmelidir ve bunun Gümrük Idaresini ilgilendiren bir yaninin olmamasi gerekir. Özel bir yatin satilmasi eski ve yeni sahiplerinden baska kimseyi ilgilendirmemelidir. Kaldi ki yat bir limana kayitli ise, satabilmek için sicilden "temiz kagidi" alinmasi gerekecektir. Bu uygulama yurt içinde çalinmis yatlarin yurt disinda satilmalarina da engel olur.

13) Davetiye

Gereksiz her islem devleti mesgul etmekten öteye vatandasin mutsuzluguna neden olmakta ve devletin giderlerini arttirmaktadir. Zenginlik, giderleri degil, tasarrufu arttirmakla saglanir. Bu kural herkes için geçerlidir. Kötü niyet her zaman ve her yerde kötü niyettir ve düzene islerlik kazandiracagi sanilan her kisitlama baska kötü niyetlerin dogmasina neden olmaktadir. Düzen kurmanin en kolay yolunun yasaklardan ve kisitlamalardan geçtigini sanmanin, isin sonunda lagar, verimsiz, agir bir mekanizma üretmekten öteye gitmedigini bilmeyen ülke dünyada kalmamis gibidir. Önemli olan, yasaksiz, kolay ve aksamadan vatandasin leyhine isleyen bir düzen kurabilmektir. "Kolayi Bulmak Güçtür" deyimini bu nedenle bütün derinligi ile anlamaya çalismak gerekir.

Türkiye için en iyi model dahi yeterli degildir. Türkiye gölgesini asmak zorundadir. Türkiye modern, yön verici, örnek ülke olmali, bütün mantik disi uygulamalari terketmelidir.

Bu baglamda Arkeolog, sanat ve kültür tarihçimiz Ekrem Akurgal'in bir konferansta söyledigi "bireysel hürriyetin Bati'da toplumsal bir gündem haline gelmesinden sonra Dogu'nun gelismede Bati'yi bir daha yakalayamadigi" sözlerinden etkilenmemek mümkün müdür? (Bakiniz; Celal Sengör, Zümrütname)

Güçlü donanmalarin sahibi, denizcilikte ilerlemis ülkelerde amatör yatçiligin önemi çok iyi bilinir. Ikinci Dünya Savasinda müttefik kuvvetler donanmasi ile yatçilar arasindaki isbirligi bunun en etkin ve unutulamayan kanitidir.

Gelismis deniz ticaret filolari olan ülkelerin donatanlari, tarihi gelisimin sonucu, çogunlukla bir özel yata sahiptirler. Bu bir kural degildir ama deniz ticaretinin amatör bir ugrasla ilgisine isaret etmektedir. Bu nedenlerle amatör yatçiligin gelismesinin ülkemizin deniz ticaretinde ne denli önemli rolü oldugunu ifade edecek kesimlerin basinda Donatanlarimiz ve Deniz Kuvvetlerimiz gelmelidir. Amatör denizcileri korumak, kollamak, onlarin ve özel yatlarin sayica artmasini saglamak için bütün engellerin kaldirilmasinda çaba sarfetmek, amatör denizciligin, denizci ülke olabilmenin temel unsurlardan birisi oldugunu kabul etmek ve bu konuda sözcülük yapmak Deniz Ticaret Odalari'nin görevleri içinde olmalidir.

Ülkemize yatlari ile gelip uzun süre kalmayi amaçlayan yabanci amatör yatçilar için, MARYAT'in da katkilari ile baslatilan uzun süreli oturma izni uygulamasi övünülecek bir yaklasim, sektör ile devlet arasinda anlasabilme olgusunun tarihi bir örnegidir. Deniz turizminin gelismesi ve gelistirilmesi için çaba harcarken, MARYAT'in görevlerinden bir digeri de, yanlis uygulamalari önlemek amaci ile yabanci amatör denizcileri dinleyerek, onlardan kendi ülkelerindeki dogrulari ögrenmek, öneriler üretmek olmalidir.

Deniz turizminde ilk özeni yaratan ve gelismeyi tetikleyen yat turizmi, amatör yatçilarla baslayan bir harekettir. Amatör yatçilar, meraklari, kesfetmek, arayip bulmak ve ögrenmek güdüleri, görüp tanimak, tanismak istekleri ile hareket eden insanlardir. Ülkemiz hudutlari disina tasan yat yarislari ve rallileri, bireysel dünya turlari, ekstrem bölgelere yat seyahatleri hep bu sayilan güdülerin ve arzularin ürünüdür. Turizm Bakanligi'nin uygulamalarinda amatör yatçiliga ve yatçilara ayri bir yer verilmesi gerekir.

Denizci ülke, denizci toplum gibi kavramlari ülkemiz ve toplumumuz için benimseyerek, denizcilikte gelismek istiyorsak, devletin, vatandasin amatörlügüne ve amatör çabalarina en genis anlamda sahip çikmak, engel üretmeden yardimci olmak, onlarin diger denizci ülkelere, denizci toplumlara ve ayni meraki paylasanlara karsi küçük düsmelerini, onurlarinin zedelenmesini önlemekle yükümlü oldugu unutulmamalidir.

Denizcilik Müstesarliginin, amatör yatçiligin gelismesi için beklenen önlemleri gecikmeden alarak öncülügü üstlenmesi, konuya alabildigince ve olabildigince özgür ve özendirici düzenlemelerle yaklasmasi Idareler arasinda uyum saglamasi gerekmektedir. Bu hususta yapilacak en dogru is bir düzenleme arayisina girmeksizin amatör yatçilari "Amatör Denizci Yeterlik Belgesi" ve "yatlari" ile basbasa birakmaktir.

Otomobil sahibi her vatandas hareketlerinde nasil özgürse, yat sahibi vatandas da ayni özgürlüge, denizin özellikleri geregi daha da kapsamli bir özgürlüge, sahip olmalidir.

Deniz sporlari ile ugrasan kulüpler, ülkede amatör denizciligin ve yatçiligin korunup kollanmasi, olabildigince gelistirilmesi için göreve aday olmali, yetkilenmeli ve bu yetkileri kullanmak amaci ile süratle bilgilenmeli, düsünce üretmeli ve çalismalidir,

ve sonuçta Türk amatör denizcileri;

Ask ile sevip baglandiklari ugraslarini, kendi ülkelerinde kisitlamasiz, sikintisiz, özgürce uygulayabilmek için,

Yatlari ile yapacaklari yurt içi ve disi seferlerinde boyunlarinin bükük, baslarinin egik olmamasi için,

Yabanci amatör yatçilar ile aralarinda hak, hukuk, istek, beceri, deneyim, birikim, gibi degerler açisindan hiç bir fark olmadigini göstermek için,

amatörlük felsefesi çevresinde, dayanisma içinde harekete geçerek, bir güç birligi ile varliklarini kanitlamak zorundadirlar. Bir yata sahip olmak, yatçilik sporu için duygular tasimayi, düsünce ve istek sahibi olmayi gerektiren ciddi bir olaydir. Bu duygular, düsünce ve istekler olmaksizin, sadece özenerek, taklit ederek, benim de bir yatim olsun diyerek, yat sahibi olmak dahi, motivasyona hazir, kesfedilmemis bir amatör kisiligin varligina delalet edebilir, gözardi edilmemesi gerekir.

Gönül rahatligi içinde "Benim Denizlerim, Benim Kiyilarim, Benim Sahil Güvenligim, Benim Limancim, Benim Polisim, Benim Gümrükçüm, Benim Yatlarim, Benim Yatçilarim" diyebilecegimiz günlerin yine de yakin oldugu ümidi, yatçilarin dayanisma içinde, ortak hareket etmeleri ile gerçege dönüsebilir.

Teoman Arsay

teomanarsay@superonline.com

Henüz yorum yazılmamış!

'7. Pendik Yelken Marinturk Cup' 7 Ekim'de Marinturk Pendik Marina'da Gerçekleştirilecek

27 Eylül 2018

Marinturk'ün yelken sporuna desteği devam ediyor. Marinturk İstanbul City Port marinasının ana sponsorluğunda, Pendik Yelken Kulübü tarafından organizasyonu yapılan 7. Pendik Yelken Marinturk Cup Yarışı 7 Ekim 2018 Pazar günü Marinturk Pendik Marina'da yapılacak.

Rus takımları kamp için Bodrum'u seçti

30 Kasım 2014

Rusya'nın Moskova, Sochi ve CSK yelken kulüplerinin optimist ve laser takımları kamp için Bodrum'a geliyor.

Kış Kupası heyecanı Çeşme'de devam ediyor

05 Şubat 2017

Türki?ye Yelken Federasyonu tarafından İzmir'in Çeşme ilçesinde düzenlenen yılın ilk ulusal turnuvası olan Kış Kupası'nda yarışlar tüm hızıyla devam ediyor.

ÜYE GİRİŞİ

BANNER

Marinturk Amatör Denizci Belgeni Al

Yazarlar

Facebook

BANNER

Dalgacı - Günlük Yatılı Turlar ve Özel Organizasyonlar

BANNER

Tutku Sailing Yacht / 0533 164 99 60

BANNER

Limbo Denizcilik - Tekne İnşa ve Tamir Malzemeleri / 0532 296 77 75

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

Yelken Eğitimi Atilla Gökova Sailing

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

plastmore.com Plastmore - Meant for more

BANNER

Babür Hüseyin Özbek'in Güvertede kitabı çıktı. Tüm seçkin kitapçılarda...

BANNER

StatCounter