Bir Yarış Anısı
29 Mayıs 2002, 20:39 0

Bir Yarış Anısı

Beş kişi olarak hazırlandığımız Çökertme yarışına, son anda Saibe'nin işinin çıkması, Hilal'in de Sirena teknesindeki ekibin azlığı dolayısı ile oraya geçmesi sonucunda üç kişi kaldık...

Sema, Ceyda ve ben bu işi başarabilirmiyiz acaba diye konuşurken Zeki'nin de teşviki ile neden olmasın dedik ve yarışa girdik...

Teknemizin adı Sunyata... Oldukça ağır saç bir tekne... Zeki uzun süreden beri (yaklaşık sekiz aydır) pek yelken yapmamış bu tekneyle... Istralyalardaki örümcek ağları yarış boyunca espri konumuz oldu... Teknenin altındaki yosun ve diğer deniz canlıları da tabii... Ama olsun keyfimiz yerinde... Start alanındaki hazırlığımız sırasında açılmakta zorlanan ana yelken bile keyfimizi kaçırmadı ve starta on dakika kala açılarak Zeki' nin de yüzünü kara çıkartmadı...

On beş tekne starttan sonra rüzgar beklemeye başladık... Fakat Kara adayı geçer geçmez beklediğimiz rüzgarı yakaladık ve pupa seyri ile onca olumsuz etkene rağmen ortalama 7 mille (olumsuz etkenlerden biri benim migrenimin tutması, diğeri de Sema' yı deniz tutması) seyrimize devam ettik...

Cenoanın sancak iskota vincinde Sema, iskele vincinde Ceyda var, ben de dümendeyim... Zeki israrlı, hiç bir şeye elini sürmüyor... Peşimizsıra gelen dalgaların üzerinde adeta sörf yapıyoruz... Bir dalganın üzerinden kayıp bir diğerine geçiyoruz... Bir ara 8 mili görüyoruz göstergede... Bu arada Sema' nın yüzü değişmeğe başlıyor fakat onun bu istikrarına ve dirayetine bir kez daha hayran oluyorum... Ören' deki termik santralinin bacasını görünce dürbün ile kalan mesafenin tahminlerini yapıyoruz... Ve finiş botunu geçip yarışı bitiriyoruz...

Çökertme iskelesinde tonoza bağlanıp baştan kara yaptıktan sonra da birbirimizi tebrik ediyoruz... Eeee.. ne de olsa ilk deneğimimiz... Tekneyi neta ettikten sonra kendimi attığım deniz, başımın ağrısına ilaç gibi geliyor... Kokteyl ve keyifli bir yemekten sonra günün yorgunluğun atmak için bir an önce teknede yatacağımız yerlerimizi ayarladık... Önce pansiyonda kalmayı düşündüğü halde teknede yatma deneyimini de Sema başarıyla atlatıyor...

Ertesi gün sakin, berrak ve pırıl pırıl bir Çökertme sabahı bizi karşılıyor... Nefis bir köy kahvaltısı ve ardınan verilen brifingten sonra teknemizi hazırlayıp start alanında rüzgarı beklerken, start taktiklerimizi konuşuyoruz ve bu konuda Zeki' den bilgiler alıyoruz... Bu arada Çökertme koyu ve teknelerin görüntülerini de hem hafızalarımıza, hem de makinalarımızın filmlerine kaydetmeyi de başarıyoruz... Start anındaki küçük bir kargaşayı atlattıktan sonra orsa seyrimize başlıyoruz....

Bu sefer dümende Sema var... Tramolalarda bu teknenin zaman kaybı faktörünü düşünerek açıktan ve kıyıya çok yakın düşmeden yaklaşık beş saat sonra Kara ada boğazına giriyoruz... Finişe vardığımızda denizüstü yedibuçuk saat kalmanın tatlı yorgunluğu vardı...

İskeleye bağlandıktan sonra tekne temizliği yapıldı, güverte neta edildi ve ben yapmayı çok istediğim bir şeyi dile getirdim... ne mi? teknenin direğine tırmanmak!! Ve o yükseklikten maviliği izlemek en büyük arzumdu... Zeki hemen direğin en tepesinde açık kalmış bir kolu göstererek çıkmışken onu da kapatmamı istedi... yani çıkabilecektim... isteğimin bu kadar çabuk gerçekleşeceğini tahmin etmediğim için bir anda çok heyecanlandım... Ceyda vinç kolunu çevirirken direğe tırmanmaya başlamıştım bile... Yukarıya çıktıkça heyecanım, yerini çok istediğim bir şeyin gerçekleşmesinin getirdiği mutluluğa ve o yükseklikteki görüntünün keyfine bırakmıştı...

Direğin tepesindeki kolu indiriken, çıkarken yanıma fotoğraf makinamı almadığım için hayıflandım ama aldığım hazzın yanında hiç önemi kalmamıştı bu hayıflanmamın... Umarım başımıza gelmez ama seyirlerimiz sırasında bir problem olduğunda direğe çıkmak gerekirse seve seve gönüllü olabilirim... Klüpteki yarış sonrası değerlendirmelerini alırken Zeki' ye, gerçekten bize güvenip bu imkânı sağladığı için çok çok teşekkür ettik... Şimdi sıra diğer yarışlara hazırlanıp, belki iddialı bir temenni olacak ama, iyi bir derece almaya geldi... Neden olmasın?

Herkese açık ve net ufuklar dileği ile...

FÜSUN BAY

Henüz yorum yazılmamış!

Marina Yüzer İskele Sistemlerine Yeni Bir Bakış Açısı

02 Mart 2013

1970'li senelerden günümüze Turizm Bakanlığımızın büyük destekleriyle büyüyüp gelişen marina sektörümüz, zaman içerisinde artan çevre bilinci ile alternatif marina sistemleri çözümlerine yönelmiştir.

İstanbul'da Klasik Yelkenliler Buluşması

10 Eylül 2018

Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR) önderliğinde İstanbul Yelken Kulübü, Tuzla Yat Kulübü ve Setur Kalamış Marina işbirliğinde denizcilik tarihimizden bir kesit 22 Eylül Cumartesi günü yeniden canlanacak. Deniz tutkunlarını filikalar ve 12 Kadem Dingi gibi klasik yelkenlilerle buluşturacak randevuya İstanbul'daki 50 yaş üstü tüm klasik tekneler de davet edildi.

ÜYE GİRİŞİ

BANNER

Marinturk Amatör Denizci Belgeni Al

Yazarlar

Facebook

BANNER

Dalgacı - Günlük Yatılı Turlar ve Özel Organizasyonlar

BANNER

Tutku Sailing Yacht / 0533 164 99 60

BANNER

Limbo Denizcilik - Tekne İnşa ve Tamir Malzemeleri / 0532 296 77 75

BANNER

Atölye Kürün – Ressam, Heykeltraş, Ürün Satışları ve Özel Tasarımlar

BANNER

Dövmeliyim

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

Özel İSTANBUL TIP MERKEZİ - 1998'den Bugüne Sağlıkla

BANNER

Yelken Eğitimi Atilla Gökova Sailing

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

plastmore.com Plastmore - Meant for more

BANNER

Babür Hüseyin Özbek'in Güvertede kitabı çıktı. Tüm seçkin kitapçılarda...

BANNER

StatCounter