Yazar Hakkında

01 Nisan 2017, 11:06

''İSTANKÖY VE ORFOZ KAPTAN'' (2. BÖLÜM)

Osmanlı devleti hakimiyeti altında olan toprakları arasında, Türklerin yaşamaya başladığı 1523 yılı ile 1912 yıllarına kadar dört yüzyıl hüküm sürmüştür İstanköy' de. Ailemizden gelen, kanımıza karışan yelken, sualtı kısaca deniz aşkı, İstan?öy' de filizlenip "ORFOZ KAPTAN" öncesi nesiller de başlar hikayemiz.

Osmanlı devleti hakimiyeti altında olan toprakları arasında, Türklerin yaşamaya başladığı 1523 yılı ile 1912 yıllarına kadar dört yüzyıl hüküm sürmüştür İstanköy' de. Ailemizden gelen, kanımıza karışan yelken, sualtı kısaca deniz aşkı, İstan?öy' de filizlenip "ORFOZ KAPTAN" öncesi nesiller de başlar hikayemiz.

Büyük, büyük, dedeleri daha buharlı teknelerin varliğı, hayali ortada yokken Osmanlı döneminde üç direkli yelkenli kadırgaları ile AKDENİZ de CEBERİTARIK boğazina kadar yol almışlar. Fransa, İtalya, Mısır, Tunus gibi çeşiti ülkelere ticaret için seferlere gitmiş yelken açmışlar.

Osmanlı döneminde İstanköy adası konum itibarı ile liman olarak ticaret adası olmuş. Tüccarlık yaptıkları yıllarda ticaret mallarını deniz yolundan Ege, Akdeniz' de pekmez, tütün, ipek, ?uru üzüm, tekstil, yiyecek, içecek, giyecek gibi farkli ürünlerin ticaretini yapmış yelkenle deniz üstünde hayatlar tüketmişler.

Tüccarlık yaptıkları, "GÜNEŞ" adlı üç direkli kürekli Sefine yelkenlisine kadar bu iş sürmüş sonraları hayatlarına Süngercilik ile devam etmişler.

Sünger avcılığının dönüm noktası olan 1865 yılında Yunanlıların (Sekafonder) yüzeyde hava pompası ile forma dalgıclığı (Mancorna) yöntemi Osmanlı sularına girmiş, Kangava süngercilik yötemi yükseliş döneminde denizcilerin yeni iş kapısı olmuştu.



Mustafa AYDOĞMUŞ, nam-ı diyer ismi ile ORFOZ KAPTAN babaannem' in küçüğü, dört çocuklu ailenin tek oğlu olarak İstanköy adasının güney batısında Kefaloz bölgesi deniz kenarındaki arazileri içindeki ev de, Mayis 1925' te doğar. Her günü deniz ile iç, içe geçen çocukluk yılları okula başlaması ardından İki yıl Yunan okulunda okur. Mübadele yıllarının yaşandığı günlerde Sünger' de olan babası Kapudan; "ATATÜRK' ün adalarda yaşayan Türk hal?ının Türk sancağı altında yaşamak isteyenlere "Kapılarım açık, buyursunlar gelsinler" dediğini duyar. Hazırlıklarını yaptığı bir gece eşi Esma hanım, dört çocuğu ile teknelerine binerek her şeylerini geride bırakıp aynı gece Bodrum limanı kale önüne funda demir edip sabahı beklerler.

Sabah Türk sancağı altında akıllardan çıkmayan Ringa balığı, zeytin, ekmek ile sabah kahvaltısı yaparlar.Karaya çıkış ve kayıt işlemleri sonrası Bodrum / Kumbahçe mahallesinde şimdilerde "Zeki MÜREN" müze evi' nin komşu yanındaki evde yaşarlar.

Osmanlı Devleti zamanında kişilerin soyadları yoktu. Kişinin adının yanına baba adı, doğum yeri veya bağlı bulunduğu yer veya boy yazılırdı. Bu durum çeşitli karışıklıklara sebep oluyordu. Soyadı kanunu ile 1934 yılında "AYDOĞMUŞ" soyadını alırlar. Bodrum da 1937 yılında Mustafa Aydoğmuş 12 yaşında babasının yanında Kangava yöntemi ile Forma dalgıçlığı yaparak sünger avcılığına başlar.

Ailenin süngerci son üyesi olmuş, hayatını yelken ile dümen suyunda bıraktığı denizlerin atında Ayvalık' tan, Antalya' ya kadar deniz altında yürümüş Ege, Akdeniz de süngerde hayatını geçirmiş babadan oğula devam ettiği o yıllar da sualtı avcılığı ile lakabı "Orfoz Kaptan" olmuştu.
 


Orfoz Kaptan' ımız büyüklerinden, geçmişinden aldığı izler ile yaşadığı tecrübelerini yakın ailesine, yeğenlerine, çocuklarına ve sevgili iki oğlu, Savaş ve Saki Aydoğmuş'a, bizlere aktarmıştıtr.

Yıllar sonra İzmir' yerleşip önce Ekiz Zeytin Yagı fabrikasinda Sabuncu olarak çalışır. Lakin Özgür ruhu fazla denizden uzak kalmaya dayanamaz ve yaptığı 6,20m. sandal ile İzmir körfezinde unutulmaz bereketli balık avarına çıkar. Tanıyanların aktrdığı her balığa çıkışı çok bereketli oldugunu her biri 2,5kg 30 Lüfer ile döndüğü yönünde söylemlerini paylaşırlar.

Teknesini büyütme kararı alır, karpuz kıç kamaralı (boyu 7,60m. 55hp General motoru) olan ahşap bir tekne yapar ve İzmir Pasaport iskelesinde kıçtan kara bağlanıp ismine "Orfoz Kaptan" yazar.


Pasaport bölgesin de "Yakın Doğu" Acentalığından ilk işini "Fethi Süphi" den alır. İzmir körfezine demirlemiş çeşitli gemilerin personelini, kumanyalarını, teknik ihtiyaçları için karaya köprü olup denizi arşınlamaya başlar.

Talepler artınca kendi işini kurup acentalığa başlar ve ikinci teknesini yapar. (7,90m. 110hp General motorlu) kamaralı ahşap teknesi "Orfoz Kaptan 2" ile işini büyülttüğünde önce büyük oğlu asker dönüşü 1976 da Savaş kaptan ile devam ederler.
Bir yandan bu işler devam ederken Orfoz Kaptan çeşitli yelkenliler ile uğrasmaya başlar hatta İzmir' de ilk Aliağa gemi sökümden aldığı tahliye botlarını yerinde inceler uygun formlu tekneleri seçer, yelken teknesine dönüştürenlerin de ilk başını çeker.




Ardından yetişen küçük oğlu Saki kaptan ile güçlerini birleştiren kardeşler " ORFOZ KAPTAN" isimli bu tekneler ile güçlerinine güç katıp omuz, omuza birleşip gece, gündüz, tatil, bayram demeden bu ilk yapılmış küçük teknelerinde 23 yıl çalışırlar.
 

Mustafa dayım'ın oğulları tüm îşleri göğüsleyip babaları rahata çıktığı dönemlere doğru uzun yıllar severek kullandığı "DİNÇ" isimli ahsap 8,50 mt yelkenli teknesini yapar.Emeği üzerinde büyük olur, malzemeye zor ulaşılan yıllar hatta yelkenlerini bile kendi evin de diker. "DİNÇ" teknesi ile çoğu kez Ege' ye yelken açar, ve 5 kez arka arkaya Gökova' ya doğdugu, yürüdüğü denizlere tek başına gider, gelir ve son seferini kalben anlaştığı yaşam biçimini benimsedigi yeğeni ile. Babam Oktay ATİLA ile yaparlar.

Hatırladığım çocukluk günlerim de Pasaport iskeleye bağlı teknelerinin olduğu yerlere gider önce uzaktan bakardım. Kasarasında lumboz çevresi sarı olan tekneleri kıçtan kara bağlı ise Orfoz Kaptan da oralarda dır. Teknelerinin hem ustası hem kaptanı olan, kah lumbozu, ıstralyası, elktriği, mekaniği ile uğraştıği işleri inceler, sohpet etmeye çalışır, izleyerek sorularımla maceralarını öğrenmek ister, gittigi denizlerin hayallerini kurardım.

Hiç unutmam ilk dümen suyum da "DİNÇ " yelkenlisinde daha boyum kısa şortlu iken İzmir limanına 18 mil uzaklıkta Alman adası yelken seyri ile hocalık yaptıği günlere dayanır.

"AYDOĞMUŞ" Kardeşler iş hacimlerini büyültüp boyları 11mt. olan iki tekneyi bünyelerine alırlar. Biri saç tekne diğeri ahşap olmak üzere kendi isimleri ile " SAVAŞ" teknesi ve "SAKİ" teknesi olarak ağbey, kardeş 22 yıl İzmir körfezin'de ekol olurlar.





Orfoz kaptan emeklilik günlerini geçirmek üzere Sığacık' a yerleşip deniz ve tekne dolu hayatına devam eder, emekli olup bir köşeye çekilmek yerine son nefesine kadar denizlerde olmayı hep dile getirir. Kopamadığı, vazgeçemediği maceralı deniz hayatı ve ilerliyen yaşına rağmen şifası yine deniz olmuştur. Eskiden sahibi olduğu "DİNÇ" teknesineki ism gibi dinç olur deniz ile. Sığacıkta aldığı tekneleri donatıp denizleri arşınlamaya devam eder.

Bir süredir hayalini kurduğu gençliğinde devamlı gittiği ve süngercilik yaptığı o denizlere son bir kez 85 yaşına rağmen yelken açmak ister. Sevdiği arkadaşı Habib ATINÇ ile satılık teknelere bakmaya başlarlar. Kafasında hayal ettiği dizayn ise, tek başına kontrol edebileceği kolay kullanımı, rahatlıkla abrayabileceği bir yelkenlidir. Karşısına İsveç yapımı MAXİ 68 serisi olan (boy 6,95mt. x en 2,35mt.) bir yelkenliyi beğenir ve alır. İç hacmi ve aerodinamiği formu ile tam aradığıdır.

Yelkenli teknesini kamyon üstünde nakliye ile Sığacığa getirttir. Önce 2 ay evinin önünde planladığı seyir için eksiklerini bir, bir işler. O günlrde Teos Marina yönetiminin teklifi ile Teos Marina' da çekek yerine teknesini taşır ve daha rahat çalışmaya devam eder.

Sığacık' ta kullanmakta olduğu şirin gezi teknesinin ismi yine M/Y Orfoz Kaptan' dır. Yeni satın adığı Teos marina' da revizyonu' nu yaptığı yelkenlisinede "S/Y Orfoz Kaptan 2" ismini koyar ve iskele baş omuzluğuna sevgili akadaşı "Habib ATINÇ" ile birlikte yazısını heyecan ile yazarlar.

Planlamakta olduğu rota önce geze geze Bodrum, ardınan yıllarca yelken açtığı gidip geldîği aşık olduğu Gökova , Çökertme, İngiliz limanı, Ballı su, Klopatra Sedir adası, Kargılık gibiydi. Planlarını yaptığı o günlerde Allahtan dileği ise; sıhhat ile emek vediği bu yeni yelknlisi Orfoz Kaptan 2 teknesinin hem içinde yaşıyabileceği hemde o eşsiz güzelliklere son bir kere daha görebilmeyi umut ediyordu.

İşte o günlerde TRT belgeseline de konuk olur (Deniz Yüzlü insanlar 9.bölüm) çekimleri yapılır.

Teknenin arma ve selviçelerini, mandar, iskota halatlarını, kamara da döner masası ve kuzinesini, kendi elleri ile yapar zehirlisi derken sonunda denize kavuşur.

Teos marina ve denizci arkadaşlarının yardımları için her birine ayrı, ayrı teşekkür eder.

Maalesef hayal ettiği gibi olmaz, ORFOZ KAPTAN 2 denizlerdedir lakin kendisi Hak' ka yürümüş. 17.01.2012 ' de vefat etmiştir.

Orfoz Kaptan ' ın dediği gibi.... DENİZ HÜRRİYET ' tir.



Mustafa AYDOĞMUŞ Kaptan ve Sünger Avcısı.
Hak?ın rahmeti ile Nur içinde yatsın.

Bir sonraki yazı dizimde görüşmek üzere, sağlıcakla kalın...
Ömür ATİLA - (denizci & mimar) araştırmacı yazar.

 

 

Henüz yorum yazılmamış!

Yorum Yaz

500 adet karakter kaldı

Yelkenciler bu yıl Çeşme'de ikinci kez buluşacak

13 Kasım 2015

Uluslararası Çeşme Yelken Haftası'nın (International Çeşme Opti-Week) ikincisi 24-28 Kasım tarihleri arasında İzmir'in Çeşme İlçesi'nde gerçekleştirilecek.

ÜYE GİRİŞİ

BANNER

Marinturk Amatör Denizci Belgeni Al

Yazarlar

Facebook

BANNER

Profesyonel Gemi Modelciliği

BANNER

Limbo Denizcilik - Tekne İnşa ve Tamir Malzemeleri / 0532 296 77 75

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

plastmore.com Plastmore - Meant for more

BANNER

Babür Hüseyin Özbek'in Güvertede kitabı çıktı. Tüm seçkin kitapçılarda...

BANNER

StatCounter