Yazar Hakkında

24 Mayıs 2017, 12:16 1 Yorum

Çeşme'deki Deniz Kazasının Getirdikleri

Aralık ayında olan kazayı haberlerde duyar duymaz çocukluğumuzun geçtiği kıyıları görmek için gittiğimde görünen manzara içler acısı idi.




 
Çok kısa bir zaman basında yer aldı, birkaç TV kanalında yer verildi sonra da unutuldu gibi.Denizdeki canlılara,oradan yolu geçen kuşlara verdiği zarar bu kadar unutulası bir zaman dilimini kapsamayacak gibi.Tabii ki yetkililerin turizm açısından hassas davranmalarını haklı buluyor insan ancak bir hata ile bile olsa bu olaya neden olanların cezalarını da çekmeleri gerekir diye düşünüyorum ki bundan sonra herkesin yaptığı işlerde daha dikkatli davranmalarına yardımcı olacaktır.







Genç Avukat dostum Büşra Pamukçu bu olayla ilgili çalıştıklarını bize aktardığında neden gazetemizde paylaşmayalım diye düşündüm.
Olayın yakından takipçisi olan Avukat Senih Özay Bey ile minik bir röportaj yaptık…

  _ Senih Bey bizlere kendinizi biraz tanıtabilir misiniz?
Manisa’nın Salihli ilçesinde doğdum. Salihli Çapaklı Köyü İlkokulu,İzmir Kınık Şehir Atilla Ortaokulu,Salihli Lisesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde eğitimimi tamamladım.Önce Ankara Barosu ardından İzmir Barosu’na kayıt olarak mesleğimi icra etmekteyim. Avukat kimliğimin yanı sıra bir dönem baro yöneticiliğide yaptım. Mesleğinin 44.yılında bir avukat olarak çalışmalarımı sürdürmekteyim.
 
         _ Çeşme’de18.12.2016 tarihinde gerçekleşen deniz kazası ile ilgilendiğinizi duyduk,bize olayla ilgili bilgi verebilir misiniz?
Panama Bayraklı,9453438 IMO Numaralı,4538 Gross ton, Orkinos taşıyan Lady Tuna isimli Singapur Donatanlı frigofirik gemi 18.12.2016 tarih saat 13:40 sularında Çeşme Ildır Körfesinden Mısır Limanına hareket etmek üzere demir almasından sonra Ufak Adası feneri batısında bulunan sığlığa baştan oturarak çıkmış,geminin karaya oturması üzerine tam olarak belirlenemeyen ancak 50 ton olduğu öngörülen miktarda fueloil denize sızmıştı.
Parada anlaşamama ve gemideki orkinosların kurtarılmaya çalışıldığı duyumlarını aldıktan sonra;kurtarma römorku olayın üstünden 6 gün geçtikten sonra gelebilmişti.Olayı takip ettikçe böyle büyük bir felaketin üstünün örtülmemesi,hukuki ve çevreci boyutlarının ortaya dökülmesi ve zararın tazminini sağlamak maksadıyla neler yapılabileceği hakkında çalışmalar başlattık.Öncelikle Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/1 değişik iş dosyası ile aracılığı ile keşif-tespit işlemlerini gecikmeksizin başlattık.

              _  Bahsettiğiniz sızıntının 1 ay içinde tamamen temizlendiği konuşuluyor,bu mümküm müdür?
Dünya üzerinde Çeşme’de yaşanan felakete benzer onlarca olay olduğu aşikar.Nijerya Petrol Sızıntısı,Exxon Valdez Kazası ve BP Deepwater Petrol Felaketi bunlara örnek gösterilebilir.Dünya üzerinde böyle büyük çevre felaketleri yaşandıkça bilim ve teknolojinin katkısıyla felaket bölgelerinin temizlenmesi,ıslahı ve bölgedeki canlıların kurtarılması için de birçok değişik yöntem geliştirilmiş.
Geliştirilen teknolojiler içerisinde esasen böyle bir felaket senaryosu öngörülerek birtakım önleme-koruma tedbirleri de var.Örneğin Çeşme’de olduğu gibi bir kaza ve sızıntı haberi üzerine sızıntı bölgesine özel bariyerler kurulup yakıtın çevreye yayılmasının önüne geçilebiliyor. Ne yazık ki bu önlem Çeşme’de alınmadı.Sızan yakıt miktarı hafife alınacak bir miktar değil.Yaklaşık 50 ton civarında yakıt sızıntısının olduğu düşünülüyor.
İlaveten ilgili yöntemlerden kıyas yoluna açık ve en çok dikkatimizi çeken atık bertaraf yöntemleri oldu.Normalde fueloil gibi havaya karışma ihtimali yüksek bir sızıntıda ilgili atıklar özel yöntemlerle bölgeden uzaklaştırılıp yine birtakım teknik işlemlerden geçirilerek bertaraf ediliyor.Ancak Çeşme’de durum böyle olmadı.Adeta mahkemeye ve bizlere bir gösteri yaparcasına değişik kıyafetlerle el yordamıyla atıklar büyük siyah çuvallara doldurulup kıyıda bir bölgede istiflendi.(Benim de gözlemlediğim kıyıya vuran, havanın da soğuk olması nedeniyle katılaşan yakıt artıkları toplanılmaya çalışılmıştı.)
Geliştirilen yöntemler,söz konusu önleyici tedbirler,atık bertarafı tam anlamıyla doğru bir biçimde uygulansaydı dahi hem havaya hem suya karışan bu denli yoğun bir kimyasalın tam anlamıyla temizlenmesinin mümkün olamayacağı kanaatindeyim.Ancak bu husus benim uzmanlık alanım değil;tam bilgiye bu konuda uzman kişilerden ulaşılabileceğini düşünüyorum.(Ben de bu konuda da uzman kişilere danışıp bilgi almak istedim .Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Ensitütüsünün bu konu ile ilgili çalışmalar yaptığını öğrendiğimde sevinerek bilgilere ulaşabilir miyim dedim.Ancak bu konu ile ilgili bir açıklama ve bilgilendirme yapılamadığını öğrendim.Bu alanın temizlenmesinden sorumlu olan İzmir Valiliği Çevre İl Müdürlüğü yetkililerinden bilgi alabileceğim söylendi.Umarım ilerleyen günlerde bu bilgilere ulaşabilirsem paylaşırım.)




                    _ Anlattıklarınızdan ortada büyük bir ihmal olduğu çıkarımını yapabilir miyiz?
Araştırmalarımızda bilim ve teknoloji ile paralel olarak hukuki düzenlemelerin de bulunduğu ve bu düzenlemelerin yazılı hallerinde kapsamlı koruma,müdahale,önlemlerini içerdiğini teyit ettik.Ne yazık ki olayda yazılı metinlerde görülen sorumluların hiçbiri üzerine düşeni yapmamış.Şöyle ki;5312 sayılı”Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale ve Zararların Tazmini Esasına Dair Kanun” incelendiğinde esasen bir Acil Müdahale biriminin olması gerektiği,sonrasında zarar tespit ve tazmin heyeti yani 9 md gereği bakanlık,sahil güvenlik,kıyı emniyeti,gemi kurtarma işlemleri genel müdürlüğü,valilik,belediye temsilcilerinin heyetinin inceleme ve tespit yapması gerektiği gibi birçok düzenlemeye yer verdiği görülmüştür.
Ancak uygulamaya bakıldığında İzmir’de kurtarma temizleme gemisi dahi bulunmadığını duymamıza rağmen yetkililer tarafından bir açıklama yapılmadı.En yakın aracın İstanbul’da ve nerede olduğu, bu 6 günlük gecikmenin neden kaynaklandığı resmi kanaldan açıklanmadı.Sorunuza gelecek olursak “ihmal”kelimesinin bu yaşananları tanımlamaya yetebileceğini sanmıyorum.

             _  Peki,söz konusu çevre felaketinin çeşitli canlılar üzerindeki etkisi nasıl olabilir?Sizce bu bölgede yeniden gönül rahatlığıyla denize girebilecek miyiz?
Petrol ve türevlerinin özellikle taşıma sırasında yaşanan büyük tanker kazalarından kaynaklanan küresel ölçekli plastik,katran,ağır yağlar,kauçuk v.s. ile çevresel kirlilikler biyosferde toksik de olduğu için suya, havaya,atmosfere adeta zehir saçmaktadır.Ayrıca deniz tabanında oksijensizlik yaratarak;deniz canlılarının ölümüne,mikroorganizmaların döngüden çıkmasına,ışığı da engelleyerek deniz bitkilerinin fotosentez yapamamasına,dalıcı ve uçucu kuşların tüylerine yapışarak uçma yeteneklerini ve soğuğa karşı durma yeteneklerini yok ederek türlerinde azalmaya sebep olduğu gibi insan sağlığının bozulmasına da yol açmaktadır.
Maalesef bu boyutta bir sızıntının kimyasal ve biyolojik etkilerinin silinmesinin kısa sürede olamayacağı açıkça görülüyor.Bu da demek oluyor ki artık Çeşme kıyılarında gönül rahatlığıyla yüzmek mümkün değil.




                      _  Süreç içerisinde bundan sonraki hedefleriniz nelerdir? Bizler sizlere nasıl katkı sağlayabiliriz?
Olayla ilgili hem iç hukukumuzda hem de uluslararası sözleşme ve normlarda meydana gelen zararın tazmini için ne kadar hukuki yol varsa araştırıp bir yol haritası belirledik. Zararın öncelikle tam olarak hesaplanması mümkün olmasa da yaklaşık olarak menfi-müspet kalemlerin belirlenmesi için birçok farklı alanlarda uzman kişilerden yardım istedik.Fon tazminatının kanıtlanmak koşuluyla yaklaşık 1.150.000.000 USD(bir milyar yüz elli milyon dolar)olduğu belirlendi.Sonrasında hukuk sistemlerine göre sorumluların her birine ve geminin tabi olduğu P&I kulubüne ilgili tazmin işlemi için hukuki işlemler başlatılacak.Yapılan hesaplamalar neticesinde halihazırda İzmir Deniz Mahkemesi ve Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinde mevcut davalar ile geminin kaptanının cezai soruşturması devam etmekte.
Ancak hukuki süreç özellikle bölgede bulunan turizm sebebiyle belediye ve turizmciler tarafından bir an önce bitirilsin isteniyor. Bu da ister istemez bölgede yapılacak araştırmaların, çevresel ıslahın sekteye uğramasına sebep oluyor.
Sorunun çözümü belli; Çeşme’de yaşayan, Çeşme’yi seven,çocuklarının,torunlarının sağlığını,yaşam alanları büyük tahribata uğrayan mikroorganizmalardan, deniz canlılarına her türlü canlının iyiliğini düşünen herkesin bu mücadeleye destek olması,desteğe çağırılması gerekiyor.
Turizm sekteye uğramasın,turizmciler aynı dolulukta kazanç sağlasın diye her türlü canlı tehlikeye atılıyor.Önemle belirtmek gerekir ki bu davalar sonunda gerek şu an olan ticari kayıp gerekse yoksun kalınan kar sorumlulardan tazmin edilip hak sahiplerine verilebilecek.Ancak kaybolan çevre dengesi,canlıların sağlığı bu olayın üzeri örtülürse ileride de hiçbir çekince olmaksızın tehlikeye atılmaya devam edecek.Bu olaydan nasıl çıkarsak ileride yaşanacak benzeri olaylara emsal teşkil edecek ve sorumlular artık çok daha dikkatli olacak.

          _  Çok çok teşekkürler Senih Beycim.Hepimiz adına yaptığınız bu mücadelede en kısa zamanda çevre adına,çocuklarımızın geleceği adına olumlu sonuçlarla bizlere vereceğiniz müjdenizi bekliyoruz.
 
Evet Hukuk Mücadelesi veren Senih Bey biraz karamsar bir tablo çizdi gibi.Bir çok dostum bana bu yaz Çeşme’de gönül rahatlığı ile denize girebilecek miyiz diye soruyorlar.Yaklaşık 50 ton yakıt deniz ananın kolayca özümseyebileceği bir miktar olmasa gerek diye düşünüyor insan(Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesini okumuş 33 yıllık bir eczacı olarak da bilgilerimin verdiği doğrultu da bu yönde maalesef).Umarım bizler biraz hassas davranıyor ve gereksiz panik yapıyoruzdur…Hukuk geç de olsa tecelli edecek bizler de gerçekleri göreceğiz.Umudumuz bu arada denizdeki,havadaki canlıların fazlaca olumsuz etkilenmemiş olması…


 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Gençlik ve Cesaret

2.3.2020 22:15:54

HUZUR DENİZDEN GELİR

Yaşımın ilerlemesinin etkisi ile mi yoksa gerçekten etrafımızda her türlü kirliliğin artması nedeniyle mi çok geçimsiz olmaya başladım diye düşünüyorum bazen...

20.11.2019 10:17:19

Nezaketten Uzak Davranışlar

29.8.2019 17:20:19

 

  1. Fulay Özonur
    Fulay Özonur
    30 Mayıs 2017, 11:11
    400 çocuğun milli takım şeçme kriter yarışı için ocak ayında tyf nin hiç bir risk deniz temizdir beyanı ile (valilik kararıyla Mare temizlik şirketi çalışmasını 8 nisanda bitirmiş standby da beklemedir)astronot kıyafetli adamların imhaya gidecek zehirli atıkları yığdıkları yerden denize çıkmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?Kuşlar kadar önemleri var mı?Camia için?

Yorum Yaz

500 adet karakter kaldı

ÜYE GİRİŞİ

BANNER

Marinturk Amatör Denizci Belgeni Al

Yazarlar

Facebook

BANNER

Dalgacı - Günlük Yatılı Turlar ve Özel Organizasyonlar

BANNER

Tutku Sailing Yacht / 0533 164 99 60

BANNER

Limbo Denizcilik - Tekne İnşa ve Tamir Malzemeleri / 0532 296 77 75

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

Yelken Eğitimi Atilla Gökova Sailing

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

plastmore.com Plastmore - Meant for more

BANNER

Babür Hüseyin Özbek'in Güvertede kitabı çıktı. Tüm seçkin kitapçılarda...

BANNER

StatCounter