Yazar Hakkında

16 Eylül 2018, 13:08

Adı '' Gaz Monarch ''

Var mıdır şu küre-i arzda senelerce evlatlarının ölümüne tanık olup da onları kurtarmak için elinden bir şey gelmeyen çaresiz bir pir-i fani?


          Ben yıllarca bu acıyı yaşadım, yaşıyorum ve sağ kaldığım müddetçe de yaşamaya devam edeceğim.
 
         Benim evlatlarım benim sülbümden dünyaya gelmedi. Onlar etten ve kandan yaratılmış canlılar değil. Onlar yüzlerce çeşit tersane kızaklarında doğmuş, sizlere göre cansız ruhsuz hissiz bir demir yığını. Bir eşya, bir taşıma aracı, bir hizmet aracı ancak bizim gibi nesli inkiraz bulmuş dinazor eskisi, kelaynak kuşu misali bunamış birkaç Kaptan eskisi için evlat mertebesinde canlı varlıklardı.
 
         Hala da öyledirler.                                                
 
         Türkiye’nin yegane gemi mezbahası Aliağa denilen lanetli yerde katledilen o evlatların acısını nasıl anlatabilsem, bilmem ki?
 
         Yıllarca on beş yaşının gençliği ve dinçliği ile bunkerlerinden tonlarca kömürü kazan önüne çektiğim Nejat’ı, Tarı’yı, Güneysu’yu tarif etmeye kalemim kifayet etmez. Büfelerinde bulaşık yıkayıp tabak kuruladığım Ayvalık’ı, Akdeniz’i aylar süren Amerika seferlerinde oto pilotun bilinmediği zamanlarda haftalarca fırtınalarda dümenini tuttuğumuz Manisa’yı, Gençlik’i zamanının en mütekâmil tankerlerinden Kaptan Asım Alnıak’ın, Germik’in, Batman’ın telsiz zabitliğini ifa ettiğim yılları nasıl unuturum.
 
         Nasıl unuturum bu evlatları ben, söyleyin lütfen.

       Ama zaman her acının ilacı derler ya inanmayınız efendim inanmayınız. Acı hafifliyor bu doğru, ama hiçbir zaman unutulamıyor.
 
         Ben kızımı Ünye Tersanesi’nin kızağında tanıdım.
 
         Karaya çekip bırakmışlardı, kızak üzerinde boynu bükük bir mazlum, bir yetim gibi bekliyordu. Çırılçıplak duruyordu karşımda. Dümen yelpazesi, yalpa omurgaları, pervanesi, tutyaları her bir şeyi meydandaydı. Bir yabancı erkek karşısında istemeden, zorla soyundurulmuş bakire bir kızın utangaçlığı içerisindeydi. Karadaydı. Ve denizi özlüyordu. Teselli ettim onu. Az kaldı kızım dedim, birkaç güne kadar denize kavuşacaksın. Kavuşacağız beraberce.


 
         Sonra denize inme vakti geldi. Ama bir terslik oldu ve kayamadı kızım denize. Kızağın ucunda takıldı kaldı. Bilahare sebebini bulduk. Ben yokken bizim ikinci kaptanımız kıç piki tatlı su ile imla etmiş.Tabi 35 m/t tatlı su bütün hesapları alt üst etmiş. Bu sebebe mebni gemide kızaktan kayıp denize kavuşamadı. Hijyenik devre suyu olduğundan bütün gece hidrofor çalıştırıp muslukları açarak suyu tahliye ettik ve sabaha bebeğim denize kavuştu. Yüzdü.


 
         Güzel, çok güzel günler, geceler geçirdik onunla. Koynunda uyuduk. Evimiz oldu. Kuzinesinde pişen nefis ve enfes yemeklerle kifaf-ı nefs ettik. Aydan aya maaşlarımızı aldık hiç gecikmeden, muntazaman. Çoluk çocuğumuzun karnı doydu. Azak Denizi’nde buza sıkıştık, hiç de mutazarrır olmadık sayesinde ve şirketimiz sayesinde.

 

         Devamlı çalıştık Temryuk-Tirebolu  bazende Marmara Ereğlisi arasında. Hiç bir problem yaşamadık. Sonra nöbet teslim etme zamanı geldi ve bir başka kaptan arkadaş teslim aldı bayrağı. Bende bir başka evladımın kollarına sığınarak çok uzaklara gittim. Ama asla unutamadım güzel kızçemi.
 
         Kısa bir zaman önce bebeğimde beraber olduğumuz ikinci kaptanım, şu anda kaptanlığını yaptığı bir başka bebekle Boğaz geçişinde aradı ve kahredici haberi verdi.
 
         Beybaba dedi sana bir haber vereceğim ama biliyorum ki üzüleceksin, büsbütün meraklandım. Söyle be evlat dedim. Söyle. Ben bu alemde 57 yılda ne kötü haberler aldım, yıkılmadım evvel Allah bunu da atlatırız.
 
         Gas Monarch söküme gitmiş geçen gün facebook’ta gördüm dedi.
 
         Elim ayağım boşaldı. Olamaz dedim, olamaz. Yanlış görmediğine emin misin?
 
         Ciddiyim beybaba dedi.
 
         Yıkıldım büsbütün. İnsan olan nasıl kıyar o bebeğe, nasıl kıyılır, nasıl parçalanır o minicik bebek.
 
Sonra Allaha hamdettim ki kaptanı ben değildim. Yapamazdım. Asla evladımı, güzel kızçemi kendi ellerimle ölüme götüremezdim. Sadece oturup ağladım kızımın arkasından.
 
         Aradan biraz zaman geçince şirkete gitmek iktiza etti, bir başka olay dolayısı ile. DPA Harun Bey anlattı olayı. Deniz Kaptan’la beraberdik. Eski ikinci kaptanım.
 
         Rantabl olmadığı, gaz ticaretinin eski hızını kaybettiğini, velhasıl ekonomik sebeplere mebni katline ferman çıktığından bahsetti benim güzel kızımın. Ayrıca ölüm anının film ve videolarının kayıtları olduğunu ve hemen flaş bellek’e kopya verebileceğini söyledi.
 
         Yanımda flaş bellek yoktu. Üç-dört gün sonra şirkete gedip görüntüleri rica ettiğimde Harun Bey görüntüleri lütfettiler.

         Hemen eve geldim ve saatlerce gözlerim yaşlı defaten izledim o ölüm anının infazını.
 
         Zavallı kızım kaderine razı olan rindler gibi kendi gücü ile ve tabir-i caiz ise dokuz oturak çıktı karaya ve sustu, teslim etti kendini o şerefsiz gemi kasaplarının ellerine...


 
  

    
         Aradan hemen hemen üç ay geçti. Şimdi evladımdan hiçbir şey kalmadığından eminim.
 
         Sadece ölmez hatıraları kaldı bende yadigar ve birde üç-beş resim. Olsun onlarda yeter bana.
 
        Sevgili kızım, ben karaya savruldum, sen çoktan silindin yeryüzünden. Bizden kalan ne biliyor musun? Kocaman, koskocaman bir hiç. Birde şirket girişinde resepsiyon masasının yanında duran maketin.
                                                                 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                              08.04.2015 / Bakırköy
                                                                                                                                                                                                                                                                             
Fotoğraflar: H. Tuncay Alpman © Copyright       

 

Yazarın Diğer Yazıları

Hayalimde Kalan S/S Manisa Şilebi

Yıllar geçsede hatırası hala ilk günkü gibi canlı kalan sevgili gemim S/S MANİSA ile ilgili bir anımı paylaşmak istedim.

29.7.2018 17:50:17

Cemil Kaptan'ın Bavulu

Anadolu yakasındaki kalbur üstü semtlerden birinde sokaklardan hurda toplayan hurdacıların bile almaya tenezzül etmediği bir bavul duruyordu çöp konteynerinin yanında.

1.7.2018 18:54:21

Emeklilik Hayatından Bir Gün

Evde sıkılıp duruyorsun çık biraz gez dolaş, arkadaşlarını filan gör, vakit geçir dediler. Yani açıkçası ayak altında dolaşmada nereye gidersen git, yeter ki evden uzaklaş, git demeye getirdiler.

17.6.2018 12:02:59

GEMİLER CANLIDIR

Sayın Kaptan Oktay Sönmez ölümsüz eseri "Anılarda Gemiler" isimli kitabında gemiden 'yedi denizde açan çiçekti' gemi diye bahseder. Bir gemiyi tarif etmek için bundan daha güzel, bundan daha anlamlı bir kelime duymadım, duyacağımı da sanmıyorum.

23.5.2018 14:42:27

Namıdiğer Ayı İhsan

16.4.2018 19:26:04

18 MART 1918 - Bilinmeyen Detaylarıyla

Bir ufacık mayın gemisinin dünyanın gidişatını değiştiren, harbin en az iki sene uzamasına, binlerce insanın ölmesine sebep olan hikayesini anlatmadan evvel zamanın İngiliz Devletinin Bahriye Nazırı Churchill'in 01.08.1930 tarihli Fransız ''La Revue de Paris'' dergisine verdiği beyanata bir göz atmakta fayda vardır.

15.3.2018 17:05:10

Ben Emekli Olmayı Hiç İstemedim

Bizim jenerasyondan olup da Orhan Veli?nin bu şiirini bilmeyen yoktur sanırım. Hepimiz ilk gençlik yıllarımızda otuz kuruşluk Güzel Marmara Şarabı ve tükrük köftesi eşliğinde kafayı bulunca okumuşuzdur defaten, buna eminim. Aksini düşünemiyorum.

9.2.2018 19:38:22

Henüz yorum yazılmamış!

Yorum Yaz

500 adet karakter kaldı

İZMİR AÇIK TEŞVİK KUPASI YARIŞLARI

20 Ekim 2017

İzmir Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünce 14-15 Ekim 2017 tarihlerinde,

Mudanya'da yelkenler Zafer Bayramı için açıldı

14 Eylül 2016

Mudanya Burgaz Yelken Kulübü tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 94. yıl dönümü nedeniyle ''Zafer Yarışı'' düzenledi.

ÜYE GİRİŞİ

BANNER

Yelkenci İlan Ver

Yazarlar

Facebook

BANNER

Dalgacı - Günlük Yatılı Turlar ve Özel Organizasyonlar

BANNER

Tutku Sailing Yacht / 0533 164 99 60

BANNER

Limbo Denizcilik - Tekne İnşa ve Tamir Malzemeleri / 0532 296 77 75

BANNER

Dövmeliyim

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

MarinTurk Marina'da kaçırılmayacak fırsatlar

BANNER

Kechi Sailing - Uluslarası sertifikasyonlara sahip çok yapılı ve esnek kadro sistemi ile sizler için en yakın, en kolayı hedefleyen bir anlayışla akademik danışman ve uzman denizci kadrosuyla hizmetinizdeyiz.

BANNER

Özel İSTANBUL TIP MERKEZİ - 1998'den Bugüne Sağlıkla

BANNER

Yelken Eğitimi Atilla Gökova Sailing

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

Kechi Sailing - Uluslarası sertifikasyonlara sahip çok yapılı ve esnek kadro sistemi ile sizler için en yakın, en kolayı hedefleyen bir anlayışla akademik danışman ve uzman denizci kadrosuyla hizmetinizdeyiz.

BANNER

StatCounter