Yazar Hakkında

25 Aralık 2018, 14:50

Tekne Hayatının Güzelliklerini Hanımlarla Paylaşabilmek

DENİZ Hayatı mı?

TEKNE Hayatı mı?

Her ikisi bir birinin yolu üzerinde bir gün kesişiyor hiç merak etmeyin. Gönlü deniz olanların en büyük ortak hayallerinden birisi sevgili eşleri ile denizi doyasıya yaşayabilmektir.

Bu güzelliğin tadına birlikte varabilmek kâh sualtı, kâh su üstü olsun mühim olan paylaşmaktır. Hele bir de bir yat edinmişseniz değmeyin keyfinize artık…

Tekne sahibi olduktan bir süre sonra bu kez deniz üzerinde teknenizde bir gece olsun konaklayabilmek,  bazen günlerce birlikte seyirlere çıkmak,  denizi birlikte öğrenmek, yaşamak yeni yerler görmek isteyeceksiniz. Çünkü gönlü aşk ile dolu tüm denizcilerin ortak hayalidir.

 

Azınlık olsa da içlerinde şanslı çift olanlar ne güzel. Hatta bazıları sıkı yelkenci, denizci bayanlar, yıllarca denizi teknelerinde beraberce yaşayanlar, ya Dünya seyahati yapanlar…  Unutmamak gerekir ki bir de profesyonel iş hayatı olan zorunlu denizde hizmet için büyük gemilerde, tankerlerde bir fiil işinin ehlisi olan denizci çalışan bayanlar.

 

Ama madalyonun öteki yüzüde var,  şansız olan bazı beyler eşleri teknelerine gelmedikleri, bindiremedikleri için şikâyet ederler duyarsınız. Mecburen çok sevdikleri bu hayat biçimini güzelim teknesinden denizden ayrılmak zorunda olanlarda az değil.

 

Büyük heveslerle alınıyor, bazen hanımlar muhalif olabiliyor veya benimseyemediğinden, ya da başlangıçta korku yaşadıklarından, yüzme bilmediklerinden endişe diz boyu artarak çoğalıyor.   Ev rahatlığı aranır ya tabi konfor büyüklük neden gibi gözükse de, tekneye gelmemeye başlayıp sevinçler kursakta kalıyor, mutsuzluk hatta tartışmalar ve sonunda satılmak zorunda kalınan tekne satışa çıkıyor.

 

Veya ilk teknesini alacak olanlar, tekne tipine karar verirken bazen de eşin sevebilmesi için çok lüks ve büyük olması düşüncesi sarıyor onları.

 

Aslında bu önemli konu oldukça geniş bir yelpaze de ele alınmalı. Çünkü her teknede metodular aynı ama tekne ölçüsü farklı olduğunda fasılalar değişik.

 

 

 

Şöyle bir örnekle başlayalım o halde bu konuya;

 

*Kimi çiftler var, doğanın tam içinde olmak için çadır kamp hayatından hoşlanır. Doğada olmak kısıtlı imkânlar la doğayı yaşayabilmek için böyle bir beklenti ile yaşarlar, şikâyet etmezler ve çok mutlu da olurlar.

İllaki ekonomik bütçe ile bir ilintisi de yoktur.  Çünkü bu sevilen bir yaşam tarzıdır.

 

*Kimileri karavanda olmayı böyle yaşamayı devamlı yol yaparak her yeri görüp, her koya inip,  her belde deniz kenarında olmak hoşnutluğu mutluluğu yaşar. Ve hiç şikâyetçi olmazlar.

 

*Ama kimileri de sadece 5 yıldızlı otel konforu dışında asla bir tatili benimsemez. Hizmet, hijyen, geniş mekanlar tercih olur.

 

Tekne de böyle bir şey işte, kimisi ufak kimisi büyük, kimisi motorlu, kimisi yelkenli, konforlu, konforsuz veya lüks.

 

Aslında deniz üzerinde iyot kokusu eşliğinde sıhhat veren sallanan güzel de bir evdir tekne.

 

Yelkenli olsun, motor yat olsun konforun da ucu bucağı zaten yok. Her ne kadar lüks artarsa bitmeyen ihtiyaçlar için mükemmellik aransa da denizden bir o kadar da uzaklaşılıyor, kopuluyor.

 

Ama hanımların devamlı rahat yaşayabilmesi konforun biraz olması demek, bunu sağlayabilmek için en az iki kişinin rahatça yatabileceği, ocağı, lavabosu ile mümkünse kapalı duş ve tuvalet ihtiyacının rahatça giderileceği bir hacimde ve ayakta durulabilir aynı zamanda ergonomik bir yaşam sunan tekne boyutu, aslında yeterli bir ölçüdür.

 

Tekne hayatının benimsenmesi yaşanabilmesi için beklide baştan yanlış adım atılmıştır.

 

SABIRSIZLIK, ACELECİLİK, BİR AN ÖNCE OLSUN BİTSİN  dediğinizde gelecek için geri dönülmez bir yanlış olacaktır.

 

Psikolojik olarak ilk çıkış ilk yaşananlar asla hafızalardan hiç çıkmayan bir filme dönüşür. Talihsizlikler, motor sesi, kaba dalga, sert hava seyirleri, kamara içinde baş dönmesi, miğde bulantısı, lodos, yelkenlide sağanaklar teknenin daha da yatması belki sizin hoşunuza gidebilir ama eşiniz veya misafirleriniz hoşlanmayabilir. Hele ki hayatında hiç tekneye binmemiş ama vapura defalarca binmiş olmakla eş değer bir şey de değil bu yaşam.

 

O halde sanki ilk kez bir tekneye binme eğiliminde olacak hanımlar, eşler için bu yol nasıl olmalıdır. ?

 

Bu işin reçetesi nedir peki…

 

Teknemizi satın aldık, bizde tecrübeli veya değiliz eşimiz için de bir ilk bu güzel şey, fakat nasıl bir yol izlesek tekneyi ve denizi sevdirebilsek ona. Evet, paylaşma vakti de geldi, işte süreçlerimiz.

 

Birinci gidiş;

Tekneye ilk gidiş en önemlisidir ve hiç akıllardan çıkmayacaktır, işin tüm büyüsü de burada başlar.

Sakin stressiz güzel bir gün seçilir. Tekneye geçiş için sağlam, güvenilir bir pasarelladan rahatça endişeye yol açmadan, heyecanlanmadan, heyecanlandırmadan eline hiçbir yük alınmadan geçiş tekne güvertesinden havuzluğa sağlanmalıdır. Veya aborda olunmuşsa işimiz daha kolaydır. Tekne önceden temizlenmiş hele ki motor yağ,  yakıt kokusu olmadan bir tekneye biniş sağlanmalıdır. Eğer bu endişe hakim ise bir süre sonra bulantı olabilir.

Bu yüzden ilk ziyaret mutlaka tok karnına gidilmeli, yağmursuz, fırtınasız, mümkünse bimini (tente) altında sakin, güneşli bir gün tercih edilmelidir. Kamaraya girmek sakıncalı olur. Kapalı bir yerde kalmak ve teknenin hafif sallantısı bile ikinciye gelmeme bahanesi olabilir. Bu ziyareti çok uzun tutmamak ta faydalı olacaktır. Deniz üzerinde bu havadar ortamda sallanan epey de keyifli bu yeni hayata alışan hoşuna gidenlerde olsa yine herkes için bir sabır dönemi olacaktır.  

 

İlk defasında hoşlanarak hemen binen, denizi tekneyi hızla benimseyen mutluluğu gözlerinde parlayan hanımefendileri tenzih ederiz.

 

İkinci gidiş;

Birinci metodun aynısı izlenmelidir. Evet, biraz sabırlı olunması gereken bir yol iyi geçirmeyi başarabilmişseniz artık üçüncü gidişte bu kez tekne havuzluğunda yanınızda götüreceğiniz bir şeyler yemek iyi bir fikir olacaktır. Denizde, tekne de siz siz olun her daim şaka yapmaktan kaçının.

 

Dördüncü gidişte;

Hadi yeter denize çıkalım fikrine sakın sahip olmayın. Aman DİKKAT…!

Yine birinci gidişiniz gibi mevcut hava koşullarını yakalayın. Limanda tekneyi hiç hareket ettirmeden, motor da çalıştırmadan havuzlukta hazır aldığınız gıdalar ile karnınızı bir güzel doyurun. Servisi devamlı siz yapın, eşinize yaptırmayın, kamaradan bir şeyler alması için sakın göndermeyin. Her şey doğaçlama olursa yolundadır. Gerekirse ve kamaralı bir tekneyse kamaraya kendi isteği ile girmeli. Sakın zorlamayın.

 

Beşinci gidişiniz;  

Artık teknede kalış zamanınızı uzatabileceğiniz döngü geldi.. Hatta özellikle bir akşamüstü tekneye gidiş zamanınızı planlayın böylece akşamı birleştirmeniz güzel de olacaktır. Ama hava koşulları mutlak birinci seferdeki gibi olmasına özen gösterin. Akşamı birleştirmek bir şeyler yiyerek zamanı doğal geçirmek lazım. İster istemez eşiniz gayri ihtiyari kamaraya girerek yağ, tuz, ekmek bir bahane ile kendi cesaretleri ile kendilerini rahat hissederek tekneyi inceleme, neyin nerede olduğunu görecekleri, lavabosu, ocağı, ihtiyaç halinde ilk tuvalet deneyimi ile epeyce yol alacaklardır.

Ama sakın denize çıkayım demeyin. Daha değil…!

Gözlemci olun eğer eşiniz tarafından bir merak uyandıysa eğitici öğretici olun. Ne de olsa teknenin ikinci kaptanı’nı belki siz yetiştireceksiniz.

 

Altıncı gidişiniz;

Bu kez bir bahane ile teknede yine limanda bir gece kalabileceğiniz o gün bugündür. Ama hiçbir baskıda bulunmayın. Her şey doğal olmalı ama siz hazırlığınızı önceden yapın. Bir değişiklik olsun diyerek sallantısız güzel bir hava da olmalı. Geceyi veya 24 saati teknede geçirmek denize de açılman anahtarı olduğunu unutmayınız.

 

Yedinci gidişiniz;

Eğer bir gece kalmayı başardıysanız artık motoru çalıştırma vakti gelmiştir. Fakaaat yine sabır diyoruz. Neden mi? İlk denize çıkış kararınız Marmara da yaşayanlar, aman sakın lodos bir hava olmasın. Ege de olanlar batı da sakın yol vermeyin. Hava gayet sakin mümkünse (1 – 3) hava en idealidir. Telaş vermeden ilk deniz seyir başlangıcı karadan denize esen tatlı bir havayı yakalamış planı yapmış olmak esas. Denizden karaya esen hava denize çıkış için uygun olmaz, dalga, yalpa fazla olabilir, bu  daima yanıltıcı olabilir ilk sefer için.

 

Deniz üzerinde akla bile gelmeyecek ve olabilecek tüm aksaklıklar her an yaşanabilir ve yaşanıyor. Yalpaya düşmek, motor arızası, oturma, çıpa takılması, küçük yaralanmalar, ayak  el parmakların bir yerlere sıkışması, deniz tutması kusma, pervaneye halat dolaşması, sıcak güneş geçmesi.  İlk denize çıkış ta tekne kaptanının gözünün içine bakarlar hanımlar bir panik, korku dolu gözler eğer sizde varsa o an her şey ele verir. Sakin olun, heyecan yapmadan güvenliğinizi ön planda tutarak eğer yüzme bilmeyenler veyahut eşiniz de  can yeleğini beraberce giyin, motoru çalıştırıp  tekneyi pontondan çıkarıp aheste ilerleyin. Liman çıkışında fazla yol vermeyin daima sakin seyir edin.  Etraftan geçen dalga oluşturan teknelere karşı yavaş aşın dalgalara, sakın sörf yapmayınız. Tekne de problem yaşarsanız kendi kendinize baş etmelisiniz. Sakın panik yapmayın, bağırıp çağırmayın, hatta eşiniz yanlış bir şeylerde yapsa aman dikkat, soğukkanlı olmaya devam.

 

Çok uzun yol gitmeden limana yakın bir yerde funda demir de iyi gelir rahatlamak, stresten arınmak için. Dönüş yolunda dümen artık ikinci kaptanın elinin değme vakti belki gelmiştir kendini daha iyi hissedecektir.  Hele ki deniz tutu diye bir söz işitirseniz hemen dümen verilmelidir. Sevgili eşiniz 2. kaptan olma yolunda bu ilk tir aslında,  ama kontrolü de göz ucuyla yapmayı unutmayın.

 

Sekizinci gidişiniz ve sonraki en az on’uncu gidişinize  kadar tüm çıkışlarınızda sert dalgalı ve fırtınamsı havaları sakın tercih etmeyin ki tam manasıyla tekneyi denizi sevdirme gayretleriniz boşa çıkmasın.  (2 - 4)  Havaları aşmadan alışma ve hamlık süreci bir alışkanlığa dönüşecektir.

Bu şekilde mutlu ve devamlı olması dileği ile denizci çiftleri selamlıyorum.

 

Haydi denemeye başlayın….

Doğru yol bu yoldur.

İşin sırrı SABIRLI olmaktan geçer, kolay gelsin.

 

Bir sonraki yazı dizimde görüşmek üzere sağlıcakla kalın… 
Ömür ATİLA ( denizci & mimar ) araştırmacı yazar

 

Yazarın Diğer Yazıları

Yelken Hayatı

23.6.2019 21:50:51

Rampa İstiyoruz - 1. Bölüm

12.7.2018 18:56:47

Marmara, Bozcaada ve Şerif Ali

Türkiye çevresinde bulunan Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz dört farklı bölge ve coğrafya'ya sahiptir güzel yurdumuz.

5.1.2018 23:36:36

Dikkat...! Çeken Akıntı var...

Yaz sezonunuzun gelmesi ve okulların kapanmasıyla, genellikle sıcağın bunaltıcı etkisinden bir nebze rahatlamak serinlemek, yüzmek, güzel vakit geçirmek için sahillere, özlediğimiz bu yerlere akın ediyoruz.

6.11.2017 15:15:51

Şamandıraya Rağmen...!

Şamandıraya Rağmen...!

15.9.2017 08:56:46

Harun Ulman'ın izinde Recep Sukes

Hatırlar mısınız bir zamanlar siyah beyaz Türk filmlerinde severek izlediğimiz o artistlerin film karelerinde boğazda, adalarda güzelim kotralar, guletler hatta motorlu yatlar, klasik görünümlü sürat tekneleri, kayıklar görürdük.

22.6.2017 00:25:21

Ali Dayı Tırhandili - (Rahmi M. Koç Müzesinde)

Yelken teknesi olan Tırhandil tekneler hemen hemen her denizcinin sevdiği benimdesiği formu yapısıyla, nostaljik havasıyla bir rüyadır denizlerde.

23.5.2017 12:45:00

GÜNEŞ' in yeniden Doğuşu (5.BÖLÜM)

Nedense ilk göz ağrım diye bahsettiğimiz o ilkler var ya...

11.5.2017 14:41:47

GÜNEŞ İSTANKÖY'DEN DOĞAR (4.BÖLÜM)

Ne dersiniz ? Hepimizin içindeki güneşi arayıp çıkartalım mı ?

1.5.2017 11:19:52

GÜNEŞ İSTANKÖY'DEN DOĞAR (3.BÖLÜM)

Dünya da ve Ülkemiz de pek çok konusu "deniz" olan farklı yaşamların hikayelerini duyuyoruz. Aslında bir dere, bir nehir, göl, baraj veya deniz kısaca "SU" her birimizin hayatı için çok önemli olduğu kadar, yine her birimizin kaçış yerleri değil mi..!

18.4.2017 19:15:12

''İSTANKÖY VE ORFOZ KAPTAN'' (2. BÖLÜM)

Osmanlı devleti hakimiyeti altında olan toprakları arasında, Türklerin yaşamaya başladığı 1523 yılı ile 1912 yıllarına kadar dört yüzyıl hüküm sürmüştür İstanköy' de. Ailemizden gelen, kanımıza karışan yelken, sualtı kısaca deniz aşkı, İstan?öy' de filizlenip "ORFOZ KAPTAN" öncesi nesiller de başlar hikayemiz.

1.4.2017 11:06:00

''İSTANKÖY VE ORFOZ KAPTAN'' (1. BÖLÜM)

Mustafa Aydoğmuş nam-ı diyar " ORFOZ KAPTAN " rahmetli babanemin erkek kardeşi olup Kos - İstanköy adası Türklerindendir.

10.3.2017 00:33:24

MERHABA, BEN MİMAR' IM AMA DENİZCİYİM

Merhaba, Tanışalım,

1.3.2017 17:23:45

Merhaba, ben mimar'ım ama denizciyim

MİMARLIK tüm hayatın içinde canlıların yaşadığı farkına varmadan kullandıgı, fiziki neredeyse her alani kapsar.

20.2.2017 23:43:48

Henüz yorum yazılmamış!

Yorum Yaz

500 adet karakter kaldı

Yelken Kulüp Yenileniyor

23 Kasım 2014

Muğla'nın Bodrum ilçe Belediyesi Bodrumspor Yelken Şubesi Akustik Turizm ile 3 yıllık sponsorluk anlaşması imzaladı.

ÜYE GİRİŞİ

BANNER

Yelkenci İlan Ver

Yazarlar

Facebook

BANNER

Dalgacı - Günlük Yatılı Turlar ve Özel Organizasyonlar

BANNER

Tutku Sailing Yacht / 0533 164 99 60

BANNER

Limbo Denizcilik - Tekne İnşa ve Tamir Malzemeleri / 0532 296 77 75

BANNER

Atölye Kürün – Ressam, Heykeltraş, Ürün Satışları ve Özel Tasarımlar

BANNER

Dövmeliyim

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

MarinTurk Marina'da kaçırılmayacak fırsatlar

BANNER

Özel İSTANBUL TIP MERKEZİ - 1998'den Bugüne Sağlıkla

BANNER

Yelken Eğitimi Atilla Gökova Sailing

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

Filtre.com.tr Endüstriyel Madde ve Malzeme İmalatı, Ticareti ve Mühendislik Hizmetleri Kartuş Filtre -Karbon Filtre - Torba Filtre üreticisi.

BANNER

plastmore.com Plastmore - Meant for more

BANNER

StatCounter