Yazar Hakkında

17 Kasım 2019, 17:52

II. Kaptanın Seyir Defteri ( 2. Bölüm )

Patmos-Mikenos:

       30 Mayıs sabahı 60 deniz mili olan Mikenos'a gitmek üzere sefere başladık. Bizim teknemiz 36 fit olduğu ve ve motoru da çok büyük olmadığı için yolculuğumuz 13 saat sürdü. Koya vardığımızda yolda gelirken tuttuğumuz palamut, haşlama patates salatası ve yeşil salatamızın oluşturduğu akşam yemeğimiz hazırdı. Tabii ki yolculuk izin verdiği için hazırlayabilmiştim.

       31 Mayıs'ta bir saat uzaklıktaki başka bir koya geçtik. Toplam 12 tekneydik. 6 tekne de bizim gibi bu koya geçti. Bu koyda denizdeki dubalara bağlandık. Denizaltı florasının korunması açısından güzel bir düşünce. Bizde de bazı koylarımızda var ama keşke daha fazla olsa.

       Buz gibi sulara kendimizi attıktan sonra akşamüzeri botlarla karaya çıktık ve otobüsle Miken'in merkezine gittik. Güzel bir pita ziyafetinden sonra her sokağı keşfedemesek bile denize dek yürüdük. Gün batımı muhteşemdi. San Torini'yi görmedim ama resimlerden gördüğüm kadarıyla gerek evlerin şekilleri, gerek rengi, gerekse sokakların darlığı ve taş oluşuyla sanki oraya benziyordu. Tekrar otobüsle bota ve botla da tekneye ulaştık. Yarınki yolculuk için hazırdık.

 

       Mikenos-Tinos:

       1 Haziran'da Miken'den 15 deniz mili olan Tinos'a üç saatte vardık. Küçük, şirin ve canlı bir ada. Adadan yarın ayrılacağımız için geceye kadar adayı keşfetmemiz gerekiyordu. Neyse ki bağlandığımız yer yol üzeriydi ve çarşısına yakındı. Grupla keyifli bir akşam yemeğinden sonra gene teknelerimize çekildik.

 

    

   Mikenos-Andros:

       Ertesi günkü durağımız Andros’tu. 2 Haziran’da Tinos’tan 25 deniz mili olan Andros’taydık. Tinos’a göre daha sakin bir adaydı. Ama kumsalından denize girmek çok keyifliydi. Burada da grupla akşam yemeğimiz vardı.

 

       Andros-Skyros:

       Bir sonraki durağımız 60 deniz mili uzaklıktaki Skyros idi. 12 saatlik bir yolculukla akşamüzeri altıda adaya vardık. Küçük bir marinası vardı. Gruptan bazı tekneler marinaya bağlanırken biz son gelen teknelerden olduğumuz için yer kalmamıştı. Bizim de dahil olduğumuz üç tekne marina koyunda alargada kaldık. O akşamı biraz sallantılı olarak teknede geçirdik, karaya çıkmadık. Ertesi günü Şeker Bayramı’nın birinci günüydü. Komşu teknelerimizin çikolata ve kahve ikramından sonra grupça tutulan bir dolmuşla Skyros’un merkezine gittik. Turumuz yaya olarak güzel manzaralar eşliğinde devam etti. Önce arkeoloji, sonra etnografya müzeleri gezildi. Etnografya müzesinde bizi şaşırtan bir olay oldu. Komodorumuzun eşi iki sene önce geldiği bu müzede şapkasını unutmuş. Sorduğunda ise kendisine iade edildi.

       Gezintimizden sonra acıktığımız için yiyecek bir şeyler aradık ve pita güzel bir alternatifti. Karnımızı doyurup, Grek Cofeemizi içtikten sonra dönüşe geçtik. Teknemize botla ulaşımımızı sağlayıp, deniz keyfi yaptıktan sonra sıra geleneksel akşam yemeğine gelmişti. Balıklı, etli, mezeli, müzikli (grubumuzdan Hollandalı çiftin mini konseri vardı), oyunlu ve halaylı eğlencemizden ve gene geleneksel Dadd Rally sloganımızdan sonra yarınki yolculuk içi,n iyi seyirler dileyip, teknelerimizin yolunu tuttuk.

 

       Skyros- Skopelos:

       5 Haziran’da Yolumuz Skopelos Adası’na idi. 40 deniz mili olan mesafeyi saatte 5 mil yaparak 8 satte aldık.Çünkü rüzgar yoktu ve tamamen motor gücüyle gidebildik. Adayı ertesi gün motor kiralayarak gezdik. Yüksek dağların arasından deniz kenarlarına inmek için b ir sürü viraj döndük ama değdi. Koylar yeşille mavinin ahenkli bir uyumu içindeydi ve deniz güzeldi. Adanın en hareketli yeri ise gördüğümüz yerler içinde bizim bağlandığımız Skopelos Limanı idi.

 

 

       Skopelos-Trykery:

       7 Haziran’da Skopelos’tan 42 deniz mili olan Trykery’ye ulaştık. Fakat buradaki bağlanma alanı küçük olduğu için teknelerin çoğu adanın başka koylarına gitti. Bizle birlikte 3 tekne bu koyda kaldık. Sahilde 2 lokanta vardı. Tepedeki manastıra manzaranın güzel olacağı umuduyla yürüdükse de umduğumuzu bulamadık. Akşam lokantaların birinde 3 tekne mürettebatı güzel bir akşam yemeği yedik. Akşam ve ertesi günü deniz göl gibi oldu. Hiç rüzgar yoktu. Eski denizciler gibi rüzgarın gücünden yararlanmak için rüzgarı bekler olduk. Malum hepimiz yelkenliyiz ve rüzgara ihtiyacımız var. Çok hırçın denizi sevmiyorum ama böyle kıpırtısız deniz de hoşuma gitmiyor. Sonuçta bu koşullarda 8 Haziran’da Volos’a, anakaraya vardık. Limana bağlandıktan sonra gene giriş işlemleri yapıldı birinci kaptanlar tarafından.

       Akşam üzeri bir sergi ziyaretinden sonra bir sahil lokantasına gittik. Burada çipura dedikleri, rakıya benzeyen, anasonlu ve anasonsuz alternatifi olan bir içki eşliğinde getirilen mezelerle keyifli bir akşam geçirdik.

       Ertesi günü Palio denen ve seki bir Osmanlı köyü olduğu söylenen bölgeye otobüsle gittik. Döne döne çıkılan ve bayağı yüksek olan bu bölgeden Volos’u kuşbakışı görmek mümkündü. Akşam gene çipuralı meze keyfimizden sonra Volos’taki festivali biraz izledik.

       Bizim de dahil olduğumuz bazı tekneler için Dadd Rally’nin Yunanistan ayağı sona ermişti. Diğer ayak Karadeniz’e devam edecekti. Dolayısıyla bu rally sırasında edinilen dostlarla vedalaşıldı ve Dadd Rally sloganımızı hep bir ağızdan söyleyerek, güzel günlerde görüşmek dileğiyle teknelerimize dağıldık. 

 

       Dönüş Başlıyor:

       10 Haziran’da dönüşe geçmiştik. Farklı rotalara dağıldık ama bir süre beraber seyir yaptık. Bizim dönüşte birinci mola adamız Skopelos idi. Fakat daha önce gittiğimiz limanda değil de iskelesi olan Agnontas Koyu'nda bağlandık. Akşam yemeği için dışarı çıktık. Saat 21.00’de geri döndüğümüzde tatsız bir olayla karşılaştık. Teknemizin bayrağı yoktu. İki yanımızdaki teknelere sorduk. Bir şey görmediklerini söylediler. Burada telefonumuz çekmiyordu, kimseyle haberleşemedik. Ama bu olay bizi oldukça üzdü ve tedirgin etti. Bu olay kesinlikle birkaç kendini bilmezin eseriydi. Volos’ta da gruptan arkadaşların teknelerinin önünde gençler nümayiş yapmışlar. Acaba Yunanistan gençlerini fanatik olarak mı yetiştiriyor? Esnafla ilişkilerimizde nereden geldiğimizi sorduklarında ve Türkiye yanıtını aldıklarında ‘kardeş’ diyorlar ve büyükanne-büyükbaba bağlantılarından sözediyorlardı. Zaten Ege’nin iki yakası; yemekleri ortak, içtikleri ortak nasıl düşman olabilirdi? Sadece geçmişteki liderlerinin ülkeleri için çıkar beklentileri, daha fazlasına sahip olma hırsları başka devletlerin elinde piyon olmalarına neden olmuş, O devletler ateşi elleriyle tutmak yerine maşa olarak Yunanlıları kullanmışlardı.

       Tedirgin olarak geçirdiğimiz geceden sonra dönüş yolunda ikinci durağımız Skyros idi. Artık önümüzde, arkamızda, sağımızda, solumuzda rally tekneleri yoktu. .......deniz mili yol aldıktan sonra 11 Haziran’da Skyros’a vardık. Gene marinada alargada kaldık. Buraya giderken uğradığımız için gözlerimiz hep tanıdık bir yüz ve tekne aradı. Ama artık yalnızdık. Akşam botla karaya çıktık ve bir şeyler yedikten sonra geri döndük.

       Ertesi gün istikametimiz Psara Adası’naydı. Skyros’tan 55 deniz mili olan bu seyiri gene rüzgarsız katettik. Çok küçük, sakin bir adaydı. Balıkçı iskelesine bağlandık. Port polisteki işlemlerden sonra önce yüzdük, sonra karaya çıkıp yürüyerek görebileceğimiz yerleri gördük.

 

       13 Haziran sabahı Sakız’a gitmek için yola koyulduk. Artık yolun sonuna geliyorduk. Önce Sakız’ın Langada koyunda mola verdik. Yemek yiyip, yüzdükten sonra Sakız Limanına giriş yaptık. Gene port polisteki işlemlerden sonra bir şeyler yiyip, dolaştıktan sonra tekneye döndük.

       Ertesi gün Çeşme’ye gitmek üzere yola çıktık. ......deniz mili olan bu seyirden sonra nihayet yuvadaydık.

       Başta korktuğum olmadı. Deniz ve hava bizden yana oldu. Sadece dönüş yolunda bayrak olayı biraz tadımızı kaçırdı. Güzel seyirler, güzel dostluklarla geziyi keyifli bir şekilde bitirdik. Gezinin düzenlenmesine katkıda bulunan Dadd Rally yönetimine ve her şekilde yanımızda olan komodorumuz Bülent Türkmen Bey’e ve sevgili eşi Belgin Türkmen Hanım’a teşekkür ederiz.

 

                                 Nihal Denizer

                                    BED Yelkenli Yat     

 

Fotoğraflar: Nihal Denizer © Copyright

 

Yazarın Diğer Yazıları

Henüz yorum yazılmamış!

Yorum Yaz

500 adet karakter kaldı

CNR Avrasya Boat Show

04 Mayıs 2017

CNR Avrasya Boat Show'un Düzenlendiği deniz tutkunları ile Türkiye'de denizcilik sektörünün buluşması , CNR Avrasya Boat Show denizde düzenleniyor.  

ÜYE GİRİŞİ

Yazarlar

Facebook

BANNER

Dalgacı - Günlük Yatılı Turlar ve Özel Organizasyonlar

BANNER

Tutku Sailing Yacht / 0533 164 99 60

BANNER

Limbo Denizcilik - Tekne İnşa ve Tamir Malzemeleri / 0532 296 77 75

BANNER

Atölye Kürün – Ressam, Heykeltraş, Ürün Satışları ve Özel Tasarımlar

BANNER

Dövmeliyim

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

MarinTurk Marina'da kaçırılmayacak fırsatlar

BANNER

Özel İSTANBUL TIP MERKEZİ - 1998'den Bugüne Sağlıkla

BANNER

Yelken Eğitimi Atilla Gökova Sailing

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

plastmore.com Plastmore - Meant for more

BANNER

Babür Hüseyin Özbek'in Güvertede kitabı çıktı. Tüm seçkin kitapçılarda...

BANNER

StatCounter