Yazar Hakkında

04 Temmuz 2020, 14:10

Deniz Ülkesinde Karaya Mahkum…

 

Her şeyi var bu güzel sahil köyünün. Çam ağaçlarıyla kaplı dağların arasına doğru küçük bir dere haline gelen korunaklı mavi yeşil bir denizi, denizin kıyısına kurulmuş iskele restoranları, marinası, birkaç balıkçı teknesi. İstediğin yerinden denize girebileceğin kumsalları ve hatta efsaneleri bile var.

 

Tekneden seyrettiğim bu enfes manzarayı bu defa kıyıdan seyrediyorum. Aynı güzellikleri bir daha göremeyeceğim endişesiyle  daha bir açıyorum gözlerimi, kulaklarımı. Görebildiğim kadar çok güzellik görmek, duyabildiğim kadar şarkı duyabilmek istiyorum.

 

Arıların ve kuşların şarkılarını şurda burda öten horozların sesleri kesiyor. Kafamda bu güzel şarkılara bir keman eşlik ediyor. Zamanın ne kadar hızla akıp gittiğini hissedebiliyorum. Uzun süre denize bakınca, onun akmadığını, suyun yanında gidenin ben olduğumu sanıyorum.  Giden benim. Yaşlanan, her gün bilmediği sona yaklaşan ben.

 

Küçük çocuklar kıyıda oynuyorlar. Kıyıdan uzaklaşamıyor, ama denize de giremiyorlar. Çoğu yüzme bilmiyor. Okul, denizden iki dakika mesafede. Ama yüzme dersleri yok.  Ama fırtına, ama yelken dersleri yok. Bu yüzden ya içlerinde en cesur olduğunu düşünen onlarca çocuk kurban ediliyor her yaz. Deniz sularında yitip gidiyorlar bildikleri az bir yüzme ile serinlemek isterken ya da gövde gösterisi yapmak isterken.

 

Denizi bile olmayan ülkelerdeki yüzücü çocuklara gıptayla bakıyorum. Bizim çocuklarımızın neyi eksik? Sudan neden korkuyor, onunla dost olamıyorlar?

 

Göllerde yelkeni öğrenmiş, denizde de ustaca yelken açan sertifikalı  turist çocukları görüyorum, bizim kıyıda sıkışıp kalmış çocuklarımızn önünde tatil yapan.

 

Bunca güzel bir köyde yaşayıp da, okuldan döner dönmez eline kumandayı alıp, yaşına uygun olmayan, hayal gücünü geliştirmek yerine şiddetle, kanla, kıskançlıkla ve de başkalarının hayatlarını gözlemekle dolu programlara mahkum edilen, gencecik, hayat dolu çocukların törpülenişlerine üzülüyorum.

 

Hayatları sevgi, vefa, dostluk yerine kendinde yoksa yok etmeye yöneltilmiş, yarının insanlarına üzülüyorum.

 

Enerjileri boşa harcanan insanlara üzülüyorum. Anne babasının hayatını yaşamak zorunda bırakılan, kendi isteklerini bastıran çocuklara üzülüyorum.

 

Bu sahil köyünde her şey ama her şey var.

 

Denizle doğru tanıştırılmış çocuklar hariç.

 

Denizin kıyısında durup taş atıyor suya, sekiz dokuz yaşlarında bir çocuk. Diğerleri karada kovalamaca oynuyorlar.

 

Deniz ülkesinin karaya mahkum edilmiş çocukları. Ona bakıp kafalarını çeviriyorlar, televizyona, showlara, dizilere doğru.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Bahara, Aşka Methiye

29.4.2021 14:41:44

Mutluluk Bedava!

2.4.2021 13:52:55

Yüzük

26.2.2021 13:22:16

 

Henüz yorum yazılmamış!

Yorum Yaz

500 adet karakter kaldı

Haliç’te Offshore Heyecanı Başladı…

08 Mayıs 2012

“Işıklar Dünya Offshore 225 Şampiyonası” Fatih Belediye Başkanlığı’nın ev sahipliğinde Haliç’te başladı.

ÜYE GİRİŞİ

Yazarlar

Facebook

BANNER

Aytaç Gıda

BANNER

Süper Wood Marin

BANNER

Şok Market - Her Hafta Sürpriz Fırsatlar

BANNER

Şok Market - Her Hafta Sürpriz Fırsatlar

BANNER

Profesyonel Gemi Modelciliği

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

Denizaşırı Kışkırtmalar İhanetler ve Tarihi Gerçekler

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

plastmore.com Plastmore - Meant for more

BANNER

Anadolu Feneri - Ali Soysal

BANNER

StatCounter