Yazar Hakkında

16 Şubat 2021, 12:47

ÇOCUKLUK AŞI ANILARIM

60 yıl aradan sonra bugün, bu yaşımızda öldürücü korona virüs salgını dolayısıyla yeniden aşı vurulmak zorunda kalınca çocukluğumuzun aşılarını anımsadım ve paylaşmak istedim.

Antalya'da ilkokulda iken yılda birkaç kez aşı olurduk. Ortaokulda da olduk ama lisede aşı olduğumuzu hiç anımsamıyorum. Üniversiteye gidince yalnızca bir kez İstanbul’da sanırım yurda girmek için Nişantaşı’nda  bir kamu sağlık kurumundan aşı kağıdı almam gerekmişti.

İlkokul aşılarımız hiç unutulmaz. Bir gün ansızın “aşı varmış” diye bizleri sınıftan çıkarırlar, okulun koridorlarında sıraya dizerlerdi. Çocuklar kaçmasınlar diye aşı günü önceden duyurulmazdı.

Bir ya da birkaç sıra halinde aşı yapılmaya doğru ilerleyiş, çocukların en sıkıntılı anları idi. Hemen her çocuk korkar ama ağlayıp bağırıp kaçmaya yeltenen pek olmazdı. Ertesi gün okul tatili verileceğinin bilinmesi de aşı sıkıntısını dengelerdi.

Aşıcı amcalar şırınganın (enjektör) ucuna kaynamış iğnelerden birini takar, sonra Refik Saydam Hıfzısıha Enstitüsü’nde üretilmiş yerli aşıları hazneye çeker ve sırası gelen çocuğun kolunun, arka tarafına, omuz ile dirsek arası bir yere iğneyi batırır, vücuduna bir miktar aşı pompalayıp iğneyi çekerlerdi. Sonra arkadan gelen çocuğun koluna saplayıp bir ölçü de ona boşaltır, aynı iğne ile 4-5 çocuk aşılamış olurlardı. Enjektördeki aşı bitince iğneyi çıkarıp, kaynayan suya atar, orada kaynamakta olan bir iğneyi alıp takar, sonra yeniden aşı doldurur ve böylece işlerine devam ederlerdi.

Günümüzde iğnenin de enjektörün de bir kişi için bir kez kullanılıp atıldığı düşünülürse bir iğnenin kaynatılmadan farklı kişilere sokulması çok ürkütücü geliyor. Ama bizim zamanımızda bu yüzden çocuklara başka hastalıklar bulaştığı, salgınlar olduğu hiç duyulmaz ya da duyurulmazdı!

Aşı olan çocuk hemen sınıfına gidip çantasını alır, evine yollanırdı. Bu arada okul bahçesinde ya da yollarda şakalaşanlar, top oynayanlar da olurdu. Birbirlerinin sol koluna vururlar, kimisi bağırır ağlar, kimisi acısa da renk vermez, “acımadı ki, acımadı ki” diye gülümsemeye çalışırdı. Kimi çocuklar da bu tehlikeye karşı korunmak için aşılarına sol değil de sağ kollarına yaptırmış olurlardı.

“Aşı olduk” diyerek eve giren çocuğun biraz naz yapma hakkı da olurdu. Az sonra sıkılıp kardeşiyle boğuşmaya başlayınca da anneler bu kez “Biraz önce kolum ağrıyor diye ağlayıp yataklara düşen sen değil miydin oğlum? diye sitem ederler.

 

Galip Büyükyıldırım, 2021

 

Sayın Hidayet SARAÇ göndermiştir.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Atatürk Hakkında

30.4.2021 13:53:40

Adalet

15.4.2021 13:58:46

Hanımefendiler Ona Hep Hayran

12.4.2021 17:04:34

 

Henüz yorum yazılmamış!

Yorum Yaz

500 adet karakter kaldı

The Bodrum Cup Yelken Yarışları 17 Ekim'de 28. kez yapılacak

15 Ekim 2016

Yelken dünyasının en önemli yarışlarından biri olan The Bodrum Cup Yelken Yarışları 17-22 Ekim tarhilerinde 28'inci kez yerli ve yabancı deniz tutkunları ve konuklarıyla ile buluşacak.

Somalili deniz haydutları

24 Aralık 2010

Somalili deniz haydutlarıyla savaşmada komutanlık Pakistanda

ÜYE GİRİŞİ

Yazarlar

Facebook

BANNER

Aytaç Gıda

BANNER

Süper Wood Marin

BANNER

Şok Market - Her Hafta Sürpriz Fırsatlar

BANNER

Şok Market - Her Hafta Sürpriz Fırsatlar

BANNER

Profesyonel Gemi Modelciliği

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

Denizaşırı Kışkırtmalar İhanetler ve Tarihi Gerçekler

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

plastmore.com Plastmore - Meant for more

BANNER

Anadolu Feneri - Ali Soysal

BANNER

StatCounter