Yazar Hakkında

12 Mart 2021, 16:17 1 Yorum

Pandemi Günlerinde Mavi Yolculuk

 

2020 senesi Ağustos ayı sonlarında sosyal mesafeyi koruyabileceğimiz, küçük bir grupla mavi yolculuk yapmaya karar verdik. Rotamız olarak Hisarönü Körfezi, Bozburun ve Datça arası koyları belirledik. Bir hafta sürecek gezimizin başlangıç noktası Bozburun’da buluştuk. Bozburun  genelde gezi teknelerinin başlangıç ve gezilerin sonlandığı bir buluşma noktası haline gelmiş.

 

Pandeminin etkisiyle, tekneyle olan gezilere talep arttığından çok fazla kalabalık vardı. Bütün marketlerde kuyruklar vardı. Yeme içme yerlerinde de yer bulmak zordu. İzole bir tatil yapalım derken kalabalığın tam ortasına denk gelmiştik. Neyse ki arabamıza uygun bir park yeri bulabildik. Teknemizin, bağlı olduğu yere giderek bu kalabalıktan kurtulmayı başardık. Ekibin tamamıyla saat 13.30 gibi buluştuk.

Bir hafta önceden alışveriş listemizi kaptana ulaştırdığımızdan alışverişimiz tamamdı. Harekete hazırdık. 14:30’da hareket ettik.

 

 İlk durağımız Kızılada idi. Kaptan, burada uygun yer bulabildiğimiz için geceleyin burada konaklamamızın uygun olduğunu söyledi.

 

Evet, tatilimiz başlamıştı. Deniz harikaydı. Hemen mayolarımızı giyerek denize girdik. 

 

Akşam yemeğimizi saat 20:00 civarı yedik. Yol yorgunluğu olsa gerek saat 23.00 gibi kimimiz uyumak için kamarasına çekildi. Bir kısmımız ise yıldızların altında güvertede uyumayı tercih etti. Ertesi gün hareket saat 08:00’de...

Belirtilen saatte motor çalıştı. Rotamız Oğlan Boğuldu Koyu. Kahvaltımızı bu koyda alacağız. Bir saat yirmi dakika süren yolculuktan sonra teknemiz uygun bir yere demirini atıp motorunu durdurmuştu. Kahvaltı öncesi herkes denize girdi. Nerdeyse balıklarla birlikte yüzüyorsunuz. Akvaryum gibiydi.

Saat 12:30’da geceleyeceğimiz koy olan, Dirsek büküne doğru hareket ettik. Yolculuğumuz bir saat on beş dakika sürdü. Çok tekne vardı. Uygun yer bulmak da zorlandık. Denizinde pek temiz olduğu söylenemez. Kaptanımız, akya gördüğünü söyleyince bazılarımız oltalarını hemen denize sallandırdı. Bir saatlik balık tutma denemesinden sonra herkes denize girmeye başladı. Geceleme burada. Madem akya yakalanmadı, balık yememiz lazım. Daha önce kaptana sipariş verdiğimiz balığımız ve deniz ürünlerimiz akşam yemeğimiz için hazırlandı.

Sabah saat 08:00’da hareket, rotamız Dimitri Koyu... Yolculuğumuz kırk beş dakika sürdü. Yolda deniz kaplumbağası gördük. Deniz güzel. Su kaynağı olduğu için deniz serin. Bu sıcak da bulunmaz nimet. Kahvaltı öncesi yine deniz. Buna çok alıştık. Eve dönünce ne yapacağız. Geceleme burada.

Sabah yine deniz ve 8:40 hareket. Rotamız, Hurmalı Bük... Kırk dakikalık bir yolculuktan sonra uygun bir yerde kaptanımız demir attı. Buraya Hurmalı Bük demelerinin sebebi sahildeki hurma ağaçları olsa gerek..  Maalesef sintine vardı. Bütün güzel (!) dileklerimizi, sintineyi bırakanlara söyledik. Akıntı sayesinde bu pisliklerden kurtulunca denize girdik. Kahvaltımızı burada yaptık. 

Sonrası Koca Ada’ya doğru hareket ettik. Akşam geceleme burada. Deniz yine güzel. Nispeten az tekne vardı.

Sabah 09:00 gibi Dişlice Adası’na doğru hareket ettik. Bu adada demir atacak yer bulmamıza rağmen yine sintine yüzünden burada duramadık. Gerçekten çok üzücü.... Deniz çok durgundu. Pislik geçecek gibi değildi. Bencik Koyu’nun girişinde durmaya karar verdik.

Deniz çok güzel. Cırcır böcekleri eşliğinde kahvaltımızı yaptık. Saat 15:00 gibi Bencik Koyu’nun içine doğru hareket ettik. Koyun içi çok sakindi. Ufak bir koy gezisinden sonra rotamızı gecelemek için Emel Sayın Koyu’na doğru çevirdik. Yolumuzun üzerinde D maris Bay Oteli vardı. Etrafı geceleyen ve günü birlik otele gelmiş teknelerle doluydu.  

Bir saatlik bir yolculuktan sonra, Emel Sayın Koyu’na ulaştık. Yöre halkının Emel Sayın Koyu dese de aslında bu koyun adı İnbükü. Koyun her tarafında çam ağaçları var. Deniz ise diğer yerlere göre daha bulanık duruyor. Dip kum ağaçlar denize yakın. Deniz suyu, bu gezide girdiğimiz suların en sıcağı... Koya geldiğimiz saatlerde hava çok durgun ve bunaltıcıydı. Akşama doğru çıkan rüzgar bizi rahatlattı. Ama arı vardı. Çam ağaçlarından olsa gerek. Akşam burada konakladık.

Sabah deniz sonrası rotamızı sığ limana doğru çevirdik. Saat 10:00 gibi sığ limana ulaştık. Koyda birçok gezi teknesi vardı.  Buna rağmen deniz burada da güzeldi. Bu koyda bol bol kano yaptık. Öğlen yemeğimizi burada yedik.

Saat 15:30 gibi GermeLlimanı’na doğru hareket ettik. Yunusların eşliğinde Kameriye Adası, eski kilise ve koca adayı sağımızda bırakarak, Germe Limanı’na ulaştık. Burası gezi teknelerinin ikmallerini gerçekleştirdiği bir liman. Kaptanın ikmalini beklerken tayfalardan birinin lambuka balığı var demesiyle oltalar denize atıldı. Tabii ki tutamadık. Teknemizin ikmalini yaptıktan sonra akşam konaklayacağımız Kuzbükü’ne doğru hareket ettik.

Akşam yemeğini bu koyda bulunan Neighbours restoranda yiyecektik. Bu restoran son dönemlerde çok popüler olmuş. Geziye çıkmadan bir ay önce rezervasyonumuzu yapmıştık. Pandemiden dolayı hiç karaya çıkmayacağız kuralını burası için bozduk. Buranın kara yolu mevcut değil. Sadece deniz yoluyla gelinebiliyor. Birde hava yolunu eklemeliyim!!! Deniz uçağı ile gelenler vardı.

Yemek öncesi denize girme fırsatını tabii ki kaçırmadık. Deniz sonrası ilk defa düzgün giysilerimizi giyerek, teknemizin botuna binerek, yemek yiyeceğimiz yere vardık. Bakir bir tabiatın içinde; oturma alanı, teknelerin bağlanması için iskele, denize girmek için ufak plajı ve üç adet odası olan bir işletme. Menü bulunmuyor, o günkü menüye göre sizlere söylüyorlar. Fiyatlar İstanbul’daki balık lokantaları civarı. Ama tazelik ve lezzet kat kat üstün. Beş gündür karaya çıkmadığımızdan olsa gerek bizlere yer sallanıyor gibi geldi!!! Yemeğimizi yedikten sonra teknemize geri döndük.

Yıldızların altında uymak isteyen güverteye yatağını kurdu. Gün bitmiş, yorgunluk gözlerimizden belli oluyordu. Gezimizin sonuna yaklaştığımızdan, kimse kamarasına girmek istemiyordu. Yıldızların altında uyumak isteyen güverteye yatağını kurdu. Bir süre sonra tekne sesliğe kavuştu. Sadece kayalara ve tekneye çarpan suyun sesi duyuluyordu. Herkes birbirine iyi geceler diyerek köşesine çekildi.

Sabah sekizde, son geceleyeceğimiz yer olan Tavşan Bükü Adası’na hareket ettik. Kahvaltı öncesi ve sonrası bol bol denize girdik. Adanın etrafını kanoyla dolaştık. Adada sadece keçiler vardı. Ada karaya çok yakın mesafede olması nedeniyle doğal, bir mendirek haline gelmiş. Bu sebeple kara tarafında, şu an boş olan çekek yerleri vardı. Kışın bu bölgedeki tüm gezi tekneleri burada karaya çekilip, bakımları burada yapılıyormuş. Google maps de, Tavşan Bükü’nün kara tarafına uydu görüntülerine baktığınız da, bu kadar tekne buraya nasıl sığmış diye düşünüp, şaşırıyorsunuz.

 07:00 gibi kaptanımız motorları çalıştırdı. Kızıl Ada ve Kiseli Adası’nı sancağımız da bırakarak, Bozburun Limanı’na doğru hareket ettik. Yaklaşık yarım saatlik bir seyirle Bozburun Limanı’na ulaştık.

Kahvaltımızı teknede yaptıktan sonra güzel bir haftalık gezimizin anılarıyla, buruk bir şekilde teknemizden ayrıldık. Fırsat bulursanız koylarımız da gerçekleşen mavi yolculuğu yapmanızı öneririm. Koylarınız gerçekten çok güzel değerini bilelim. Bu seyahatte bizim, zaman zaman karşılaştığımız sintine konusuna çok dikkat edelim. Teknelerimizi koylarda durduğumuzda, ağaçlara değil de kayalara bağlamaya dikkat edelim. Ağaçlara zarar vermeyelim.

Yeni gezi yazılarında görüşmek üzere ...

 

Yazı ve Fotoğraflar: Ömer BUMEDİAN © Copyright

12/03/2021

 

Yazarın Diğer Yazıları

Haftasonu Rotası Gökçeada

En batı noktamız. Eski adı İmroz.

23.11.2020 12:32:29

 

  1. Atahan Akın
    Atahan Akın
    13 Mart 2021, 11:39
    Bu güzel gezinizi bize aktardığınız için teşekkürler, sizinle birlikte gezmiş gibi olduk.

Yorum Yaz

500 adet karakter kaldı

Karadeniz Yelken Turizmine Açılıyor

12 Temmuz 2018

Karadeniz'i dünya yelken turizmine açmayı hedefleyen Denizlerdeyiz Amatör Denizciler Derneği (DADD) düzenledikleri ralli ile Karadeniz'de çok renkli görüntüler oluşturacak.

Paris Uluslararası Yat Fuarı’da görülmeye değer 5 tekne

06 Aralık 2015

Paris Uluslararası Yat Fuarı’da görülmeye değer 5 tekne2015 Salon Nautique de Paris Uluslararası Yat Fuarı, aralık ayında ziyaretçilerine kapılarını açıyor.

ÜYE GİRİŞİ

Yazarlar

Facebook

BANNER

Aytaç Gıda

BANNER

Şok Market - Her Hafta Sürpriz Fırsatlar

BANNER

Şok Market - Her Hafta Sürpriz Fırsatlar

BANNER

Profesyonel Gemi Modelciliği

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

Denizaşırı Kışkırtmalar İhanetler ve Tarihi Gerçekler

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

plastmore.com Plastmore - Meant for more

BANNER

Anadolu Feneri - Ali Soysal

BANNER

StatCounter