Yazar Hakkında

14 Mart 2021, 15:34

YIKIK DÖKÜK

YIKIK DÖKÜK

Yıkık, dökük... İnsanların kalpleri gibi

Bu yazının yazılma sebebi bir fotoğraf ve o fotoğrafa gelen yorumlar. Yorumlarda o kadar çok ortak nokta vardı ki günlerce gelen yorumları izledim ve bu konu üzerine yazmaya karar verdim. Yorum yapanların çoğu hanımefendiler. Çünkü üzüntüleri, hayal kırıklıkları maalesef yorumlarda da belirttikleri gibi karşı cins ile olan ilişkilerinden, yaşadıklarından kaynaklanıyor.

Yazıya konu olan fotoğraf ve yorumları incelemek isterseniz aşağıdaki link’e tıklayınız.

https://www.denizticaretgazetesi.org/yazarlar/ozge-durmus/ozgenin-objektifine-takilanlar-13/1264

 

Karlı bir kış günü fotoğraf çekmek için dolaşırken fotoğrafa konu olan evi gördüm. İçinde kimse yoktu. Tek başına yıllara meydan okumuş sonunda yalnızlığa terk edilmişti. Çok bakımsız oluşu, sıvalarının döküklüğü ve yer yer yosun tutmuş olmasından dolayı fotoğrafa ‘’Yıkık, dökük... İnsanların kalpleri gibi’’ ifadesini kullanmıştım. Bu cümle aslında herkes için farklı bir anlam ifade eder diye düşünmüştüm. Fakat fotoğrafa gelen yorumlarda o kadar çok hanımefendi erkeklerle olan ilişkileri ile alakalı yorum yapmışki bu yazıyı yazmak istedim.

Kalpleri umutsuzluğa, ümitsizliğe iten birçok neden oluyor hayatta. Herkesin kendine göre derdi var. Kimi sağlık, kimi işsizlik, kimi insanlarla olan ilişkilerin onları acıtmasından dolayı sıkıntıya düşebiliyor. Fakat buradaki konumuz kadınlara olan şiddet. Sizlerinde bildiği gibi her gün haberlerde kadın cinayetlerini izliyoruz hep beraber. Bu duruma DUR DİYEN YOK!!!

Kadınlara ruhsal ve fiziksel şiddet uygulanması, üzerlerine kezzap atılması ve daha neler neler. En sonunda korkunç son. ÖLÜM...

Hangi canlı bunları hak eder? Kimin hakkı var bunları yapmaya? Daha da ötesi siz kendinizi ne zannediyorsunuz? Sözüm kibar, saygılı, sevgi dolu, merhametli erkeklere değil. Burada amacım kadın-erkek ayırımı yapmak da değil. Fakat dövülen, öldürülen hep kadınlar oluyor. NEDEN??? Gücünüz kadınlara mı yetiyor?

 

Adalet lazım. Yasa lazım. Nerede insan hakları!!!

 

Darp et, taciz et, tecavüz et, öldür. Sonra serbest kal. Kadınlar mezara, öksüz çocuklar da bakacak akrabaları yoksa çocuk esirgeme kurumuna gidiyor. O çocukların halini düşünebiliyor musunuz? Anne ölmüş daha doğrusu öldürülmüş. Anneyi öldüren kişi ise babası. Psikolojileri nasıl iyi olabilir bu çocukların?

Bir kadın, erkeğin sevgili olma teklifini kabul etmiyorsa sonuç: ÖLÜM

Bir kadın sözlü ve bedensel şiddete maruz kaldığı için kocasından boşanmak istiyorsa sonuç: ÖLÜM

Bir kadın kocasının barışmak için çağırdığı yere gidiyorsa sonuç: ÖLÜM

Bir kadın sevgilisinden ayrılmak istiyorsa sonuç: ÖLÜM

 

Örnekler çoğaltılabilir. Karısını darp eden, öldüren erkeklerin mesleklerine bakarsak içlerinde sanatçısı da var, denizcisi de var, siyasetçisi de var, öğretmeni de var. Demek ki okumak, eğitim almak yetmiyor. İnsanlık üzerine eğitilmek gerekiyor. En önemlisi vicdan gerekiyor vicdan.

Mesela kadınsanız ve çalışıyorsanız da tacize uğruyorsunuz. Patronlar ya da o iş yerinde çalışan erkekler kendilerinde nedense böyle bir hak buluyorlar. Eğer yüz vermezseniz işten çıkartılmaya kadar gidiyor. İşten çıkarmak içinde bir kılıf mutlaka uyduruluyor.

Birde nedense hep kadınlara iftira atılır. Onlar suçlu bulunur. Eğer birinin sevgili olma teklifini kabul etmediyseniz iftiraya uğrama olasılığınız yüksek olur. ‘’Kedi uzanamadığı ciğere mındar der.’’ misali... Etek boyunuz kısaysa ( kime göre?, neye göre?) suçlusunuz. Yolda gülümseyerek yürürseniz suçlusunuz. Hatta ve hatta insanca karşı cinse ‘’Merhaba, nasılsın? gibi insanlık adına bir şey söylerseniz karşınızdaki erkek insanlıktan nasibini almadıysa hemen hafif olarak değerlendirilebilirsiniz. Halbuki bu onların insan olamamaları ile ilgilidir.

Biraz da dönüp kendinize bakar mısınız? Sizi doğuran da bir kadın. Sizi çocuk sahibi yapan da bir kadın. Hem kadınların peşinden koşarsınız hemde onlara dayak atarsınız. Zorla sevgi olmaz. Sevgiyi hak etmek lazım. Ama en önce saygı lazım. Konuşma üslubunuz, duruşunuz ve kültürünüzle kendinizi ifade edin dayağınızla, hakaretlerinizle, yalanlarınızla değil. Ayrı bir konuyu da kısaca burada belirtmekte fayda görüyorum. Lütfen küfretmeyin. Bizler sizin küfürlerinizi duymak zorunda değiliz. O kadar alışılmışki küfür etmeye mekan, zaman fark etmiyor. Kimsede utanma kalmamış.

En kısa zamanda kadınlara yapılan bu suçların cezası ağırlaştırılmalı, cezasız bırakılmamalı.

Not: Bu yazıyı lütfen erkeklere düşmanlık olarak algılamayın. Bu yazı sade ve sadece yıllardır yaşanan ama susulan, bu kadar ölümler karşısında yasaların yetersiz kalmasından dolayı tüm kadınların sesi olmak için kaleme alınmıştır.

 

İnsanca yaşam dileğimle

Sizin Sesiniz

 

Yazı: Özge DURMUŞ © Copyright (İZİNSİZ KOPYA EDİLEMEZ)

 

Özge DURMUŞ

14/03/2021

 

 

Henüz yorum yazılmamış!

Yorum Yaz

500 adet karakter kaldı

İsrail'de Çevre Felaketi...

22 Şubat 2021

İsrail'in 195 kilometrelik sahil şeridini kaplayan petrol sızıntısı, paniğe neden oldu. Plajlar kapatıldı, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizdeki yaşamı riske sokan sızıntının, ülkedeki en büyük çevre felaketlerinden biri olduğu düşünülüyor.

Portugal GrandPrix 1.Etabı Tamamlandı

17 Aralık 2020

Portugal GrandPrix 1.Etabı 8-12 Aralık tarihlerinde Vilamoura, Portekiz'de gerçekleştirildi.

ÜYE GİRİŞİ

Yazarlar

Facebook

BANNER

Aytaç Gıda

BANNER

Süper Wood Marin

BANNER

Şok Market - Her Hafta Sürpriz Fırsatlar

BANNER

Şok Market - Her Hafta Sürpriz Fırsatlar

BANNER

Profesyonel Gemi Modelciliği

BANNER

Deniz Eskisi | Deniz Antikacısı | DenizEskisi.com

BANNER

Denizaşırı Kışkırtmalar İhanetler ve Tarihi Gerçekler

BANNER

Eskiler ve Antikalar

BANNER

plastmore.com Plastmore - Meant for more

BANNER

Anadolu Feneri - Ali Soysal

BANNER

StatCounter